"Mekke iddiamız, Medine davamız, Kudüs bitmeyen duamız; İstanbul son durağımız, son sığınağımız, koruyucu kalkanımızdır. İstanbul Kudüs’ündür, Kudüs İstanbul’un... Şam ve Bosna, Üsküp ve Kudüs emanettir bize. Emanetine sahip çık ey Türkiye!.. Ey Müslümanlar!.. Kudüslü bacılarım kadar dik durun. Dik durun ki dünya Müslüman’ın ne olduğunu öğrensin artık. Kudüs’ü savunmak, gerçek bağımsızlığı savunmaktır." 
Nuri Pakdil

Semrâ Sultân, bir alıntı ekledi.
15 May 04:21 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Yurdun çeşitli noktalarında yaptırılan postahane binalarının önemli bir kısmı da Abdülhamid dönemi eseridir. Nitekim İstanbul Sirkeci'deki Mimar Vedat (Tek) Bey'in eseri olan Büyük Postahane binası, Beyoğlu'nda yakın zamana kadar kullanılan postahane binası, Üsküp Postahane binası onun döneminde esen postahane rüzgârından damlalardır.

Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı, Mustafa ArmağanAbdülhamid'in Kurtlarla Dansı, Mustafa Armağan
Mehmet Cuma ÖZTÜRK, bir alıntı ekledi.
13 May 20:24 · İnceledi

Üsküp- Osmanlıda bozulan ordu nizamı
... Fiilen malul ve iktidarsız olmasından sarf-ı nazar (başka),sakat olan bir miralayın (albayın) fırkaca, tekaüdü (emekliliği) yazıldığı halde; İstanbul'a gönderilecek bir kaç yüz altın ve oradaki bir dostun himayesiyle, biraz sonra, kudema-yı ümera-yı askeriyedendir (ordunun eski ve önde gelen üst subaylarındandır) diye mirlivalık (tuğgenerallik) fermanı geliyordu. Bu hal herkeste ifa-yı vazife hususunda bir kesel (gevşeklik) uyandırıyordu.

Enver Paşa'nın Anıları, Halil Erdoğan Cengiz (Sayfa 22 - Türkiye İş bankası Yayınları)Enver Paşa'nın Anıları, Halil Erdoğan Cengiz (Sayfa 22 - Türkiye İş bankası Yayınları)
Ömer Efeoğlu, bir alıntı ekledi.
06 May 18:20 · Kitabı okudu · 9/10 puan

eski Rumeli
 
-1°. Karşılama
 
balkan uykularından aşırdığım
nevâkâr üzerine hanımelleri
ne yapsam aklımdan çıkaramadığım
hânende müjgân'ın âh etmeleri
bir üsküp baharına ısmarladığım
telkâri bir mülâzim'le birlikte
mustafa kemal'in boz revolveri
zehir gibi susar selânik'te
akşama sabaha hürriyet trenleri
 binbaşı enver bey eli tetikte
def gibi gerilmiş manastır şehri
bütün câmilerinde salâ verilir
 
tambur karar kıldı tâhirbuselik'te
iğdeler çiçek çiçek göğüs geçirir
yıldız yanlışlıkları gökteki delilikte
hânende müjgân mevsim değiştirir
yanya kalesi'ndeki cephânelikte
bir bulgar yakalanır komitacı
yıldız sarayına şimşekler teyellenir
rumeli'de zabitler nasıl anayasacı
ufak karafaki kavun beyaz peynir
resne'li niyazi'nin gümüşlü kırbacı
makedonya dağlarında kıvılcım beslenir
dersaadet'te ateş yakmak için

Yasak Sevişmek, Attila İlhanYasak Sevişmek, Attila İlhan
NihalÇetinoğlu, bir alıntı ekledi.
23 Nis 00:40 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Makedonya
Üsküp'ün Çarşısı,Minareleri,Şehrin Batı ucundaki Aziz Pantolomey Manastırı,Osmanlı kültür mirasının canlı bir resmini oluşturuyor.Çarşıdaki şirin kahvehanelerden birinde ince belli bardaklardan içtiğimiz demli çay,tepedeki Mustafa Paşa Camii,yanındaki türbe,iki katlı evciğin üstündeki "İstanbul Oteli" tabelası bu dünyanın bizden kopmadığını,bizim de oralardan kopamayacağımızı gösterir.

Eski Dünya Seyahatnamesi, İlber Ortaylı (Sayfa 113 - timaş yayınları)Eski Dünya Seyahatnamesi, İlber Ortaylı (Sayfa 113 - timaş yayınları)
Esra kılıç, Üsküp'ten Kosova'ya'yı inceledi.
20 Mar 22:41 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

Üsküdar kitap fuarında çok sevdiğim şair Yavuz Bülent Bakileri, kitaplarının olduğu stantta görünce heyecanlanıp, bir kitabını alıp, ayaküstü kendisiyle sohbet ettikten sonra imzalattırmıştım. Sohbeti, tok ve güçlü ses tonuyla, kelimeleri özenle seçmesiyle insanın içine adeta huzur veren bir büyüye sahipti. 1976da Kültür Bakanlığı tarafından , Şiir festivaline Türkiyeyi temsilen Yugoslavyanın Struga şehrine gönderildiğini ve döndükten sonra bir dostunun tam 2 sene süren ısrarı üzerine buradaki anılarını kitaba geçirmeye karar verdiğini ve kitap hakkında bir Azeri dostunun “Mene göre, her Türk, Üsküpten Kosovaya kitabını okumalıdır. Amma, onu okuduktan sonra, ağlamayan Türk’e de men Türk demerem.” dediğini anlattı yine de bana imzalı kitabını uzatırken, benim okurken ağlamamamı temenni ettiğini söyledi . Ama ne mümkün! Anadolunun bağrından yüzyıllar önce koparılıp, balkanlara, üsküpe, kosovaya, priştinaya yerleştirilen özbeöz Türk kardeşlerimizin Türkiye hasreti ile yanıp tutuşurken, bu topraklardan burdaki soydaşlarından bir haber beklerken, içlerndeki aşk ve sevgi bir atardamar gibi atarken, oralarda zulüm altında, itilmişlik dışlanmışlık altında, yine de Evladı Fatihan olduklarının bilinciyle bir an olsun o topraklardan ayrılmayı düşünmeyerek varoluşlarına devam ederlerken, bizim ise onların varlığından bihaber olduğumuzu içim sızlaya sızlaya, gözlerim dola dola okudum. İyi ki varsın Yavuz Bülent Bakiler, iyi ki yazmışsın. İyi ki o güzel Türkçenin üstadısın. Ben ki 2 küçük çocukla 4 günde bitirdim bence herkes okusun.

HACER UYSAL, bir alıntı ekledi.
19 Mar 19:56 · Kitabı okuyor

Sabahattin Ali'nin kızı Filiz Ali'nin babasının ölümü üzerine yazdıkları
Babamı kitap okurken öldürüp (Kim öldürdüyse) Kırklareli'nin Üsküp nahiyesine bağlı Hedye köyü yoluna elli metre mesafede orman içindeki çatağa öylece bırakan katil veya katiller, aylarca sonra bulunan tanınmaz haldeki bu cesede bir mezarı bile çok gördüler. Kemikleri bir torbaya konup, oradan oraya teşhis için dolaştırıldı. Gömüldüğü yerden çıkarılarak tekrar incelendi. Sabahattin Ali'nin canını almak yetmedi, ölüsünü de rahat bırakmadılar bu gözü dönmüş vampirler ve dünyada hiç iz bırakmasın diye kemiklerini bile yok ettiler. Ama Sabahattin Ali sanki canilerin onu mezarsız bırakacaklarını çok önceden sezmiş gibi evrendeki mekanını belirlemişti çoktan ve demişti ki:
Başım dağ, saçlarım kardır,
Deli rüzgârlarım vardır,
Ovalar bana çok dardır,
Benim meskenim dağlardır.

Edebiyatist Sayı: 16, KolektifEdebiyatist Sayı: 16, Kolektif
HACER UYSAL, bir alıntı ekledi.
19 Mar 19:43 · Kitabı okuyor

Sabahattin Ali'nin katiline verilen ceza
28 Mart 1948 günü İstanbul'dan ayrılan Sabahattin Ali'nin cesedini, 16 Haziran 1948'de Kırklareli Üsküp yakınlarında koyunlarını otlatan Çoban Şükrü buldu ve jandarmaya ihbar etti. Soruşturmayı genişleten polis, Bulgaristan'a adam kaçırmadan sabıkalı Ali Ertekin'i yakaladı. Ali Ertekin, Sabahattin Ali'yi vatan haini olarak gördüğü için, "milli hislerinin" etkisi altında öldürdüğünü itiraf etti. Ali Ertekin'in mahkeme sırasında "Milli İstihbaratın" elemanı olduğu da ortaya çıktı, hafifletici sebeplerle, dört yıllık ceza ile kurtarıldı.

Edebiyatist Sayı: 16, KolektifEdebiyatist Sayı: 16, Kolektif
Esra kılıç, bir alıntı ekledi.
17 Mar 23:13 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Üsküp Türk mezarlığına girdiğim zaman, gözlerimi bir ay-yıldız yağmuru ıslattı. Çünkü bütün mezar taşlarında, Türk bayrağından bir parça vardı. Ay-Yıldızsız mezar taşı göremedim. Bazı çevrelerin “Türkiye dışındaki Türkler, Türklüklerini unutmuşlardır” şeklindeki yanlış kanaatlerine, Üsküp Türk’ü, mezar taşlarının o çok güzel ve çok anlamlı örgüsüyle, o bitmez tükenmez Ay-Yıldız bereketiyle ve sessiz bir çığlık halinde cevap veriyordu: Bizi inkâr edemezsiniz! Bizi inkar edemezsiniz!

Üsküp'ten Kosova'ya, Yavuz Bülent Bakiler (Sayfa 84 - Yakın Plan)Üsküp'ten Kosova'ya, Yavuz Bülent Bakiler (Sayfa 84 - Yakın Plan)
Ekrem Özkara, bir alıntı ekledi.
02 Mar 13:55 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

" Sevginin kırbacı ayrılıktır ! derler. "

Üsküp'ten Kosova'ya, Yavuz Bülent Bakiler (Sayfa 128)Üsküp'ten Kosova'ya, Yavuz Bülent Bakiler (Sayfa 128)