• İlginçtir; Yusuf aleyhisselam bir kadının şerrinden kurtulmak için senelerce hapiste kalmayı göze almış; torunu musa aleyhisselam ise bir kadına ulaşabilmek için senelerce işçilik/çobanlık yapmıştır. Demek ki kadın vardır, yüzünü görmektense zindana girmek evlâdır; kadın vardır, ona ulaşmak için uğrunda yıllarca çalışılsa ezâdır. İyi de, nedir bu kadınların farkı?
    Boyu posumu?
    Kaşı gözümü? Değil.
    Bu kadınların farkı üslub farkıdır, yani şahsiyet farkı. Çünkü ne demişler
    "-Üslûb-i beyan ayniyel insan..!"
  • 176 syf.
    ·4/10
    Aradığımı veremedi.
    Basit, normal şeyleri normal bir üslub ile aktarmış.
    Evet hiç bilmeyenler için, başlangıçta yapılması, edinilmesi gereken yöntemleri izah ediyor.
    Neyi niçin okuyorum, okumanın gayesi nedir, yöntemler nedir maksadıyla okumaya başlamıştım lakin bana bunu veremedi
    Öğrencilere rehber olmak gayesi ile de okumaya başlamıştım lakin daha gerekli, çok kaliteli kitaplar varken bu tarz basit kitapları okuyunca epey çok üzülüyorum.
    Tavsiye eder miyim; bu bilgileri hiç bilmeyen başlangıç yöntemlerini bilmek isteyenler için belki ama tüm bunları daha kaliteli profesyonel üslub ile izah eden bir kitap bulup onu okumak tam münasib davranış, tercih olacaktır.
    Gıda , sağlıklı beslenme ile alakalı bölümü bir nebze işime yaradı
  • İlginçtir; Yusuf aleyhisselam bir kadının şerrinden kurtulmak için senelerce hapiste kalmayı göze almış; torunu Musa aleyhisselam ise bir kadına ulaşabilmek için senelerce işçilik/çobanlık yapmıştır.
    Demek ki kadın vardır, yüzünü görmektense zindana girmek evladır; kadın vardır, ona ulaşmak için uğrunda yıllarca çalışılsa sezadır.
    İyi de, nedir bu kadınların farkı? Boyu posu mu, kaşı gözü mü? Değil. Bu kadınların farkı, üslup farkıdır; yani şahsiyet farkı... Çünkü ne demişler: üslub-ı beyan ayniyle insan!
    Züleyha, işini zorla, baskıyla, cüretle, emirle yapmaya kalkışmıştır. Oysa Musa aleyhisselama gelen kız "alê istihyâin" gelmiştir; yani haya ile, utanarak, çekinerek...
    Ve Kur'an bize öğretiyor ki haya (edep, ar, utangaçlık, çekingenlik) kaliteli ve asil kızların özelliğidir; bunların uğrunda senelerce çabalansa yeridir. Oysa cüret (rahatlık, girişkenlik) kalitesiz ve soysuz kızların özelliğidir; bunların suratını görmektense...
  • İlginçtir; Yusuf aleyhisselam bir kadının şerrinden kurtulmak için senelerce hapiste kalmayı göze almış; torunu Musa aleyhisselam ise bir kadına ulaşabilmek için senelerce işçilik/çobanlık yapmıştır.

    Demek ki kadın vardır, yüzünü görmektense zindana girmek evladır; kadın vardır, ona ulaşmak için uğrunda yıllarca çalışılsa sezadır.

    İyi de, nedir bu kadınların farkı? Boyu posu mu, kaşı gözü mü? Değil. Bu kadınların farkı, üslup farkıdır; yani şahsiyet farkı... Çünkü ne demişler: üslub-ı beyan ayniyle insan!

    Züleyha, işini zorla, baskıyla, cüretle, emirle yapmaya kalkışmıştır. Oysa Musa aleyhisselama gelen kız "alê istihyâin" gelmiştir; yani haya il, utanarak, çekinerek...

    Ve Kur'an bize öğretiyor ki haya (edep, ar, utangaçlık, çekingenlik) kaliteli ve asil kızların özelliğidir; bunların uğrunda senelerce çabalansa yeridir. Oysa cüret (rahatlık, girişkenlik) kalitesiz ve soysuz kızların özelliğidir; bunların suratını görmektense...
  • Dodex
    Dodex Kur'an Okumaları 5 - Kısa Surelerin Sınırsız Dünyaları'ı inceledi.
    200 syf.
    Kısa sürelerin sınırsız dünyası


    İnsan , düz bir çizgide ilerleyen sağa , sola dönebilen ; arada yalpayan , düşen , tökezleyen , ve nihayetinde ölümün kucağına düşen bunu asla değiştirmeye gücü yetmeyen fani bir varlıktır .

    Bunları bile bile yaşar ; evrende küçük sıralı dağlar dizler , dağların tepesinden bakar , türlü tuzaklar ve çetrefilli yollar döşer , fitne tohumları eker , ara bozar , asilik eder , ululuk taslar kalbini kapatır araya perde çeker . Doğrusu insan pek nankördür.

    Kendisine çeşit çeşit nimetler verilen ,her bir nebatatı emrine amade eden , mevsimler verilen , milyonlarca bitki ve çiçekleri hizmetine sunan , fışkıran kaynaklardan ayağına su getiren rabbine karşı seni aldatan nedir ?


    Kendisine arada musibetler verilen her zorlukla beraber bir ferahlık kapısı aralayan , taşıyabileceğinden asla fazlası verilmeyen yana yakıla duaya sarılıp üzerinde ki musibetten kurtulup kendisini benim ilmim sayesinde kalkti dedirten insan pek bir asidir.


    Bu liste uzar da gider Kur'an'ı Kerim'de ayet olarak kısa ama mana bakımından bir o kadar derin öyle süreler var ki , her gün namazlarda da okunan bu süreler dikkate alınmaz mana açısından okunur geçilir . Fatiha gibi bir süre yedi ayetlik bu süre namazlarda ölülerin arkasından okunur durur . En son ne zaman yaşayanlar için bir Fatiha okundu hayatımıza tatbik edercesine . Peki ya ihlas Kur'an'ın çekirdek süre diye üzerinde durduğu bu süre kısacık bu ayetin anlamını idrak edercesine ne zaman kulak verdik .

    Üzüldük çok incindik hemen bir süre yetişti imda da ve Duha anlam bakımından manevi bir reçete sunan Duha'ya gelin hep birlikte bakalım.



    Konusu: Müşriklerin üzücü söz ve davranışlarına karşı bir teselli olmak üzere Hz. Peygamber’e, yüce Allah’ın himayesi sayesinde çocukluğundan itibaren nice güçlükleri aşarak bugünlere geldiği hatırlatılmakta ve kendisinin de yetime, yoksula iyi davranması emredilmektedir.

    DUHA SÛRESİ MEALİ VE ANLAMI 
    Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın ismiyle.
    1. Kuşluk vaktine andolsun,
    2.Karanlığı çöktüğü vakit geceye andolsun ki,
    3. Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da.
    4.Muhakkak ki âhiret senin için dünyadan daha hayırlıdır.
    5. Şüphesiz, Rabbin sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın.
    6.Seni yetim bulup da barındırmadı mı?
    7. Seni yolunu kaybetmiş olarak bulup da yola iletmedi mi?
    8.Seni ihtiyaç içinde bulup da zengin etmedi mi?
    9. Öyleyse sakın yetimi ezme!
    10. Sakın isteyeni azarlama!
    11. Rabbinin nimetine gelince; işte onu anlat.
    DUHA SURESİ OKUNUŞU
    Bismillahirrahmânirrahîm.
    1- Vedduha
    2- Velleyli iza seca
    3- Ma vedde’ake rabbüke ve ma kala
    4- Ve lel’ahıretü hayrün leke minel’ula
    5- Ve lesevfe yu’tıyke rabbüke feterda
    6- Elem yecidke yetiymen feava
    7- Ve vecedeke dallen feheda
    8- Ve vecedeke ‘ailen feağna
    9- Femmel yetiyme fela takher
    10- Ve emmessaile fela tenher
    11- Ve emma binı’meti rabbike fehaddis

    Zor bir zamanda peygamber aleyhisselatu vesselama çok şey söyleyen Duha süresi , bütün bu mesajlarıyla . Zor zamanın müminlerine de çok şey söylemektedir . Özellikle de bizlere ince mesajlar veren üzüntünün , kederin kapısını aralayan bir mesaj . Gelen her zorluğun sonunda bir ferahlık anlayışı ile herşeyin Rab'den olduğuna iman eden bir mümin için bu süre şifadır . Her kul bilir ki , ne kadar eksik ve günahkar olursa olsun Rabbi asla ona darılmaz ve küsmez , yanlışlarını Tevvab ismi azam ile kucaklayan bir zat-ı Zülcelal onları her şekilde kucaklar . Belki de asıl sıkıntımız Duha süresini yitirmemizdir.


    Sonsöz:

    Metin Karabaşoğlunun beşinci serisi olan kısa sürelerin sınırsız dünyası adlı kitabı da Allah'ın izni ile bitirmiş bulunmaktayım. Üslub ve adab bakımından haddini ve çizgisini koruyan ender bir yazardır . Hatalarını kusurlarını nimet bilip o şekilde kaleme alır eserlerini . Kendisi ile aynı üsluba yakın olduğumdan olsa gerek ben kendisini ve eserlerini duruşunu çok sevdim . Yukarıda
    sadece bir süreye yer vermiş bulundum ama bu son kitapta birer hazine inci mercan ve belagat süreleri var her biri ayrı bir iklim ayrı bir nefes , ayrı bir dünya sunar size . Diğer tüm incelemelerimde de yazdığım gibi bu incelemeyi okuyabilir yahut okumadan geçebilirsiniz . Lakin günlük hayatta her daim karşımıza çıkan bu süreleri hayatımızın merkezine alarak , hayatımızı Kur'an' lastırarak yaşadığımız zaman çağın handikaplarından kurtulmak daha kolay olacaktır . Kalbiniz Kur'an ikliminin nuru ile aydınlansın. Birilerinin hayatlarına dokunup değişim yaratırsak ne mutlu bize ...


    Keyifli okumalar.
  • Dünyada farklı ahlak anlayışları mevcut :
    Stoacı ahlak
    (= tabiata uygun yaşama ve dünya vatandaşlığı; tabiat, tanrıdır)
    Hrıstiyan ahlak (=ruhbaniyet, dünyadan el etek çekme)
    Budist ahlak (=avatar, tanrı insan)

    Peki SUFİ AHLAK nedir ?
    Tüm toplumlar/ ülkeler arası farklılıklar çetin bir iştir.
    Farklılıkların tesbitinde evrensel bir dil kullanmak ,
    Marifet bu !
    Sadece ayet ve hadisi kabul edenlerin değil,
    bütün insanların ikna olabileceği şekilde bir anlatım yapılmalı !
    bütün insanlığın red edemeyeceği dil METAFİZİK DİL ‘dir
    yani herkesin delillerini kabul edebileceği bir dil lisan kullanılmalıdır.
    YÜCE YARATICI nın VARLIĞI,
    İNSANIN HAKİKATLE İLİŞKİSİ,
    İNSANIN KENDİNİ BİLMESİ,
    PEYGAMBERLİK,
    AHİRET,
    AŞK,
    RUHUN ÖLÜMSÜZLÜĞÜ,
    YAŞADIĞIMIZ DÜNYA,
    İYİ – KÖTÜ DEĞERLERİ,
    AHLAKIN KAYNAĞI,

    Ana konular bunlar !
    Tüm bu konuları düşünürken ve çıkarım yaparken uslub ,
    İNSAF yani YÜKÜN BÖLÜNMESİ yani EMPATİ ilkesi !

    Herkesin konulara katılabileceği, herkesin hitap edebileceği,
    herkesin kabiliyetlerini bir araya getirebileceği,
    herkesin konularda kendini bulabileceği,
    herkesin kendini tanıyabileceği ve
    herkesin talebe ( talep eden) olabileceği kabulü ile konulara yaklaşılmalıdır.

    Sosyoloji günlükleri,
  • Kadın vardır, yüzünü görmektense zindana girmek evlâdır; kadın vardır, ona ulaşmak için uğrunda yıllarca çalışılsa sezâdır.
    İyi de, nedir bu kadınların farkı?
    Bu kadınların farkı, üslup farkıdır, yani şahsiyet farkı... Çünkü ne demişler: üslub-ı beyan ayniyle insan