Utanmak
artık ne bir tek satır yazıyorum ne bir tek satır okuyorum herhangi bir kitaptan gözlerim sonuna kadar karanlığa açılmış bir deniz feneri inat ve çalışkanlığıyla durup durup kırık sakallı dağ köylüsüne bakıyorum damarları düğümlü kuvayı milliyeci ellerine ve göz kapaklarının arkasından bir yeraltı nehri gibi gizli gizli akan devler yorgunluğuna utanıyorum
Sayfa 49·Kitabı okudu
Dilinin sigara ve votka karışımı, ekşi bir tadı var. Utanıyorum ve gerginim, şartları eşitlemek için benim de bir sigara tüttürüp votka içmem lazım! diye düşünüyorum. Onu nazikçe itip mini barın başına gidiyorum ve küçücük bir şişe votkayı tek dikişte bitiriyorum. Alkol genzimi yakıyor.
Alıntı
“ Ne kadar utanıyorum yukarı çıkarkenki halimden ve sendeleyişimden. Nasıl da alay ediyorum nefes nefese kalışımla.”
sana kadınım mı diyecekmişim -utanıyorum başlıyor akşamların yüreğime işleyen saydam uğultuları gidersem bir umut olur diye düşünüyorum seni ve kaygıları
Şiir
Ait olduğum kesimin normlarını ve kalıplarını boş bulduğum için artık ne kendimden ne de başkalarından utanıyorum.
Eğitim
Türkiye’de hiçbir sosyal kavram yoktur. Türkler sosyal kavramı olmayan bir millettir. Yalnız bazı sosyal kavramlar vardır, bunlardan en önde geleni özel dershanedir. Avrupa’da özel dershane sadece Türkiye’de var. Okulda öğrenmesi gereken şeyleri okulda öğrenemez, gider dershanede öğrenir. Çocukları okula ne diye gönderiyoruz? Öğretmen düzey olarak aynı, program aynı niye okulda öğretilmiyor? Bana öyle rakamlar söylediler ki şaşırdım kaldım. Sistem bu. Bu parayla yaşayamayan öğretmen kendi çocuğuna nasıl dürüst ve namuslu ol diyecek? İşte böyle bir memleket. Hurda, tükenmiş bir memleket. Bir ülkenin eğitimi tükenmişse başka taraflarda bir şey olmaz. Ne ordusu, ne maliyesi, ne dışişleri olur. Olmaz, bu eğitim sistemi ile hiçbir şey olmaz. Bunu her zaman her yerde söylüyoruz. Ama bizim etkimiz ne? Bilkent’e giderseniz, zengin çocuğu iseniz orada daha iyi yetişirsiniz. Bilkent‘te herkes gönderebilir mi çocuğunu? Zaten herkes göndersin istemiyorlar. Bir sürü üniversite açıyorlar ve daha da açacaklar. Adı üniversite; ilkokulu öğretmenliği yapamayacak adamlar profesör seviyesinde. Bunlar bilim merkezi ve ne oluyor biliyor musunuz? Bütün Avrupa bizim üniversite mezununu üniversite bitirmiş saymıyor. Bu hale geldik. Ben bir Türk yurttaşı olarak bundan utanıyorum. 3 Nisan 1993
Sayfa 273 - Nesin Yayınevi