Lüzumsuz Adam’ı ilk okuduğumda kendimi, ikinci okuyuşumda Sait Faik’i en son okuyuşumda da Dostoyevski’yi buldum. 21-25 ve 31 yaşlarımda okudum. Kelime birikimlerimiz arttıkça ve hayat deneyimleri topladıkça süzgeçten geçirdiğimiz, değerlendirdiğimiz kitaplar farklı anlamlar kazanabiliyor. Böyle anlamları kazandıran ender yazarlardandır.