Amerikalı araştırmacı Addison, gelinen noktayı şu cümlelerle anlatmaktaydı: “Gittikçe gelişen misyonerlik faaliyeti, tehditkar bir gücün dikkatli kıskacı arasında çalışmalarını sürdürüyordu. Bu İslami bir kıskaç değil, ateşli ve materyalist bir milliyetçilikti. Aynı güç İslama da çok ağır darbeler vuruyordu. Ancak halkın misyonerlere tepkisi dini duygularından geliyordu. Halk, geçmişin mirasını korumak istiyor; Müslüman olarak kalmanın, Türk olarak kalmanın da en önemli şartı olduğuna inanıyordu. Türk yönetimi ise, Amerikalı misyonerleri İslamı zayıflatmakla değil, milliyetçilik hareketine darbe vurmakla suçluyorlardı.”
The Christian Approach to the Moslem, New York 1942, s106-107