salih

Sen İsis'sin.Tüm kainatın annesisin. Doğanın kendisisin.Zamanın ötesinden gelen Ilahi güçlerin toplamısın.Ruhların kraliçesi, hayat, ışık, ısı ve kuvvetin özüsün. Rüzgarlara,yağmurlara,ırmaklara,tüm sulara hükmedensin. Bilge insanın, Felsefe Taşının ve Hayat İksirinin temsilcisisin.Sen, lsis, hep olansın, hep olacak olan; hiçbir ölümlü insan peçeni açamamiştır daha. Bilinmez'in örneğisin. Ancak hayat, ölüm, doğum ve dirilişin sırlarını çözebilenler örtünü aralayabilir senin.Bazıları için Juno'sun, bazıları için Bellona. Sana Diana da derler, Venüs'te. Her alemde rastlanır olansın sen. Styx,Arii hatta Meryem, saymakla bitmez isimlerin..On bin isimli tanrıçasın sen.Kadim Mısır'da gerçek isminle seslenirler sana; Sen hakikatinde lsis'in.Bedenini terk eden varlıkları ışığa dönüşmek niyetiyle kudretinden kudret verirsin. Tanrılar ile insanoğlu arasında bağlantıyı sağlayansın sen.Yaratıcılığın alemdeki en büyük yansımasısın,benim için tek olansın. Ben Osiris,Erkekler dünyasının kural koyucusu, yeniden doğuşun Tanrısıyım. Ben Güneşim. Bereket ve bolluk tanrısıyım. Tüm kainatı dolaşanım. Baba tanrıyım. Atlantis' ten Mu'ya bilgeliğin yansımasiyım. Inisiyatik öğretilerin ana kaynağıyım.Hakikate giden yolun geçit kapısıyım. Aşkınlıiğa ulaşmanın diğer adıyım.Biz ikimiz bazen ayrı düşsekte, buluruz birbirimizi defalarca. Sen değil misin ki parçaya ayrılmış ölü bedenimi Mısır topraklarından toplayarak bana yeniden can veren? Işte yeniden buldun beni, diğer yarım... Buldun beni İsis'im. Yüzyıllar geçse, kainatın altı üstüne gelse, biz bir kez daha, bir kez daha buluşuruz her seferinde.Kavuşmalarımız kainatı kaplar, aşkımıIz dilden dile dolaşır. Eril, etken olanım ben. Mutlak bilincim. Sen dişil, alıcı yapınla benden alıp açığa çıkartansın.İşte zamanı geldi. Eril tabiat, ancak dişil
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bu arkadaşlar da Lat, Menat, Uzza gibi aracıların adını İmam Rabbani koymuşlar, Abdulkadir Geylani koymuşlar, Mahmut Efendi koymuşlar, aralarında hiçbir fark yok.
Tasavvuf; İslam’ın New Age’i, Yeni Ahit’i yozlaştırılmış halidir. Ki zaten tasavvuf başlı başına New Age (spiritüalizm) dinidir.
Rothschild ve Rockefeller ailelerinin sık sık akraba evlilikleri yapmalarının sebebi sadece servetin aile içinde kalması değil, aynı zamanda o çok asil, çok şerefli kanlarının bozulmasını istememelerindendir.
İsmet İnönü’nün 1946-47’de yaptığı birtakım gizli anlaşmalar ile eğitim sistemimiz Amerikalılara teslim edilmiştir. Bu gizli anlaşmaların en önemlisi, eğitim sistemimizi kayıtsız şartsız Amerika’ya teslim eden Fulbright Anlaşması’dır ve bu anlaşma hala yürürlüktedir. Bu anlaşma sebebiyle, eğitim müfredatımız ABD’lilerden oluşan Fulbright Komisyonunca ya da hadi biraz daha yumuşatarak söyleyeyim, Fulbright Komisyonunun tavsiyeleri (!) doğrultusunda belirlenir. Ne tesadüftür k? (!) Atatürk’ün bir projesi olan Köy Enstitülerinin müfredatı da tam olarak 1946 yılında değiştirilip rezalet ezberci bir sisteme çevrilmiş, ardından 1954 yılında da resmen kapatılmıştır. Bizim eğitim s?sistemimizin çöp olmasının sebebi, bu gibi yapılan gizli anlaşmalarla bağımsızlığımızın eloğluna teslim edilmiş olmasıdır. İsmet ve Adnan efendiler sağ olsunlar...