• "Bundan 10 -12 sene önce bir gece yarısı uyandığımda evi su basmıştı. Her yer ıslak her yer sulu . Annemle koca evi sulardan temizlemeye başladık. Ikimiz dışında kalan herkes uyuyordu; kardeşlerim,babam, dedem,babaannem.. ' Insan uyurken başına her şey gelebilir ve o asla fark etmez.' dedi ve yerdeki suları temizlemeye devam etti annem. Haklıydı, başımıza gelen her şey biz uyurken geliyordu. Ister gözü açık ister kapalı ama uyurken.."
  • “ Tıpkı uyurken rüya görenler gibi her şeyi oluruna bıraktım. ”
    Victor Hugo
    Sayfa 76 - İş Bankası Kültür Yayınları
  • Ama dert uyurken de, uyanıkken de vücudu ikiye bölen saban gibidir ve katlanılması mümkün değildir.
  • Evet onu kaldıralım, dedi Zackarina. Siz bisikletle gezip eğlenirken ve çadırlarda uyurken ben sizinle gelememişim.

    - Ama Zackarina, dedi babası. Sen o zaman yoktun ki :))

    O yok muydu ? Zackarina fotoğrafa dikkatle baktı. Bir çadır ve iki bisiklet. Orman, gökyüzü ve yağmur, ikisi de mutlu ama Zackarina yok.

    "O zaman hiçbir yerde yoktum." diye düşündü Zackarina ve kendini çok yalnız hissetti. Ama sonra aklına bir şey geldi ve güldü.

    Hayır, minnacık da olsa vardım, dedi Zackarina. Annemin karnındaydım, unuttun mu ?
  • Ünlü aktör Arnold Schwarzenegger, ünlü bronz heykelinin altında sokakta uyurken bir fotoğraf yayınladı ve "Gün olur, Devran döner " konulu bir yazı yazdı...

    İfadeyi yazmasının nedeni sadece yaşlanmış olması değildi. California valisi olduğu zaman onun adı ve heykeli ile bir otel açılmıştı. Otel personeli, Sayın Vali Arnold'a "her zaman sizin için ayrılmış bir odamız var" demişti . Arnold valilik görevinden ayrılıp bir gün otele gittiğinde, idare ona, otelin büyük talep gördüğü için yer olmadığını söyleyerek ücretsiz bir oda vermeyi reddetti.

    Bir uyku tulumu getirdi ve heykelin altında yatarak ne ifade etmek istediğini anlattı: "Önemli bir pozisyondayken her zaman bana iltifat ettiler ve bu pozisyonu kaybettiğimde beni unuttular. Konumunuza veya sahip olduğunuz paranın miktarına, gücünüze güvenmeyin, kalıcı olmayacaktır. "

    Gerçek dostlarınızı sadece, sizinle menfaat ilişkileri bittiği zaman anlarsınız.
  • "İstersen seni geceleri kitap okuyarak uyutabilirim. Kulağına fısıldanırsa, insan uyurken bile bilgi edinebilir."
  • Merhabalar herkese Bugün size George Orwell'ın "1984" adlı kitabından bahsedeceğim. Popüler kültürde yerini hala koruyan, okumamış olsak dahi adını birçok kez duyduğumuz kitaptır 1984. Kitap hakkında fikri olmayan ya da fikri olsa dahi okumamış olan kişiye teşvik için sarıldım klavyeye
    Bilim kurgu türünde olan bu kitap 1984: Bir İnsanlık Karabasanı derken ne demek istedi sizce? Neden adı 1984? Bunları cevaplandiralim ilk önce
    Kitabımızın baş karakteri Winston. George Orwell'in betimlediği dünya da bir karanliktadir aslında. Hepimizin karanlığının aksine tasarlanan karanlıktan daha farklı bir sis bulutunun içindedir. Günden güne boğulmaktadır. En büyük düşman ise kendisidir. 1948 te yazımı tamamlanan bu kitabın adı için çok büyük anlamlar aramaya gerek yok sadece son iki rakamını degistirmek istemis George amca ve değiştirmiş. 1946 yılında Hayvan Çiftliği kitabının satışından elde ettiği gelirle yazılmaya başlanmış, sonrasında 1984 yilinda Micheal Rodralf tarafından filmi yapılmış ve aynı sene içinde Erdal Öz tarafından Türkçe ye çevrilmiştir.
    Kitabın içeriğine gelirsek 'roman biçiminde bir ütopya 'diyor George amca. Her şeyin devletin denetiminde olduğu , bellekten yoksun bırakılmış, her türlü muhalefetin yok edildiği bir toplum tehlikesine karşı bir uyarı niteliği taşır. Aslına bakarsanız kitaptaki toplumun gerçek olabileceğine hepimiz inanabiliriz. Kitap, uyarmak ve uyandırmak istiyor.
    Orwel'ın tasarladığı dünyada, gerçekliği denetim altında tutabilmek için bellekten ve geçmişten yoksun bir toplum yaratılmasıdır amaç. Amaca giden yolda " çift dusun" işlemi dikkatimizi çekebilir. .....Hem bilmek hem de bilmemek, bir yandan ustaca uydurulmuş yalan söylerken bir yandan da tüm gerçekliğin ayrımında olmak tuhaf değil mi?
    Peki bellek deliği? Bence kitap içinde toplum uzerindeki en büyük oyunu. Siz Gerçek Bakanlığında çalışan birisiniz. Elinizde bir gazete. Gazete de duzeltilmesi gereken her şey yazıyor. Düzeltmeleri yapiyosunuz. Asıl gazeteyi yok ediyorsunuz, düzeltilmiş olanı ise halka sunuyorsunuz. Bu değişim sadece gazete için değil, yazılı ve görsel bütün yayın organları için kullanılıyor. Giderek geçmiş, günü gününe, dakikası dakikasına güncelleniyor. Böylece partinin ne kadar doğru öngörüler içinde olduğunu görüyorsunuz. Değiştirilen kaynaklar binalardaki gizli yarıklardan atılır ve fırınlarda yok olur. Düşünün en büyük kanıtlarımız belleğimiz.
    Peki ölümün ensenizde olduğunu bilmek size ne hissettirir? Yaklaşın ve okuyun hayal edin. Düşünce polisi geliyor ve puff, buharlasiyorsun. Genellikle geceleri yapılan yok etme işleminde siz uyurken, bir el omzunuzu sarsar ve gözünüze tutulan ışıklarla, etrafınızdaki yüzlere bakarsınız. Sonrasında adınız kayıtlardan silinir. Size ait olan her şey yok edilir.
    Artık yoksun. Gerçekten buharlaştın.
    Ve en büyük düşmanlardan biri, cinsellik. Günümüzde kadınlarda yapılan sünnet işlemi amacı gibi cinsellikte haz almamak için tasarlanan bir düşünce. Kadınlar ve erkeklerde evlilik için aranan şartlardan biri cinselliği sadece üremek için kullanmak. Cinsellikte zevk almak yasaktır. Bu yüzden uyumsuz çiftler seçilir ve cinsellik lavman yapmaktan farksız, hiç de iç acıcı olmayan sıradan bir işlem olarak görülür.. yazmakla bitmeyecek bir ütopyaya davet ediyor George amca. Buyrun bir kitapta siz okuyun