PEDRO SIMON-NANKÖRLER
.
.
.
#nankörler 1970'li yıllarda köy yollarında geçen bir hikayedir.
Sınıf öğretmeni olan Mercedes Hanım'ın tayini çıkar eşi ve üç çocuğu ile birlikte yolda geçen o zaman dilimi anlatılır. Sonrasında köydeki yaşayışları,bir annenin ayakta kalma mücadelesi, aralarda yaşadığı pişmanlıklar ve ailelerin en küçüğü David'in gözünden bu hikayeye konuk oluyoruz.Annelerinin eve, okula ve hayata yetişemediği bir gün evlerine kulağı duymayan, okuma- yazma bilmeyen bir kadın gelir Emerita....
O da bambaşka bir hikayedir dev gibi cüssesinin yanında, kocaman sevgi dolu bir kalp taşıyan bu kadın David'in ikinci annesi gibi olur geçen bu zaman dilimi içerisinde.
Hayatın bu kadar soluksuz aktığı bir anın içinde hapsolmuşken bu kitap sizin bazı gerçeklerle yüzleşmenizi ,sevginin, bağlılığın, güçlü durmanın hissettirdiklerini David'in hikayesi ile daha net anlamanıza yardımcı oluyor.
Bazı sayfalarda söylenemeyen, içe atılan, geçmişle gizli kalmış duyguların açığa çıktığı mektuplar var...
Aslında bir nevi özür mektubu da diyebiliriz o mektupları okudukça hissiyatınızdaha çok artıyor, geçmişe o köye, David'in yaşadıklarına gidiyorsunuz Emerita ile şekillenen çocukluğunu David'in ağzından okumak bazen üzücü, bazen de tebessümle baktırıyor bu hikayeye...
Benim hissederek ve hak vererek okuduğum bir kitaptı nice kitaplarda buluşmak üzere