Sema Sever

Sema Sever
İnan, her an farklı biriyim, Ben, ben olamadım bir türlü. #85284039
İstanbul
81 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·140 syf.··
2021 2. kitabı
Evet, belki olaylar hep okuduğumuz türdendi, insanı şaşırtacak, merak ettirecek ögeler barındırmıyordu; ana fikrin, konunun özgün bir tarafı yoktu ama buna rağmen kitabın her satırının eşsiz bir ruhla beni bağlamasına hiçbir şey engel olamadı. Zarafet dolu cümleler beni sayfaların içine öyle bir çekti ki, böyle bir kitabın kavuşmalarla bitmeyeceğini bile bile, olayların ne yöne gideceği aşikar olmasına rağmen oldukça etkilenmekten, sona varınca yüreğimde acı hissetmekten kendimi alamadım. Olay örgüsünün can alıcılığı sürekli kullanılmaktan yıpranmış olsa da, bu kitaptaki kelimeler büyülü parıltılarını hiç yitirmeden orada durabilirmiş gibi...
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Say Yayınları · 201656,4bin okunma
Reklam
10/10
·95 syf.··
Beğendi
·
2020 35. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2020 09:14
Kitabın her sayfasında muazzam bir arayış, muazzam bir sorgulama, muhteşem bir denge içinde ilerleyiş var. Anlamı bulma tutkusunun sahiciliğini derinlerine kadar hissedebiliyorsun. Dikkate oldukça değer taraf ise; Tolstoy'un tüm bunları ellilerinde yaşamış olması, yani artık "yaşlı" sınıfına girdiği zamanlarında. Yani bize açıkça diyor ki, bulmak isteyen, karanlığın kendi göz kapaklarından olduğunu gören herkes için ne zaman olursa olsun ışığa giden yol açık, önümüzde fark edilmeyi bekliyor.
Edebiyat
İtiraflarımLev Tolstoy · Kaknüs Yayınları · 200329,2bin okunma
Teşekkür ettim Dostoyevski'ye
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2020 31. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2020 22:57
Bazı kitapların güzel bir hikayesi vardır, bazısında çok iyi bir üslup kullanılmıştır, bazı kitaplardaki etkileyici olan ise ana fikirdir. Fakat bir kısım kitaplar var ki uçsuz bucaksız bir ruha
Edebiyat
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2018102bin okunma
6/10
·112 syf.··
2020 30. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2020 22:43
Olay zaten kitabın alt başlığından da, ilk cümlelerden de belli: Bir cinayet var ve bunun işleneceği öncesinde herkes tarafından biliniyor. Kitabın bir kısmında bu cinayetin neden işlendiği, diğer kısmında da nasıl işendiği, cinayete kadar olan süreç, biraz da cinayetten sonra cereyan eden olaylar anlatılıyor. Fakat şöyle bir şey var ki, hiç de düzenli bir olay örgüsüyle yazılmamış maalesef. Yani aslında birbirine bağlı tüm hadiseler kitabın içine dağıtılmış gibi, ki bu pek de okuma kolaylığı sağlamadı bana. Her bir parçayı bir yerden topluyor ve kitabın sonuna kadar kafa karışıklığıyla bunları birleştirmeye çalışıyor insan. Bitirince ilk sayfalarda bahsedilenleri daha iyi anlayabilmek için baştan sona bir kere daha göz gezdirme ihtiyacı duydum. Öte yandan Gabriel Garcia Marquez'in güçlü ve büyüleyici anlatımına, mizahi cümlelerine gerçekten bayılıyorum, o ayrı konu. Ayrıca namus cinayetlerine ve kadına yönelik şiddete sessiz kalan bir toplumu ironik bir dille çok iyi anlattığını düşünüyorum. Tek sıkıntı dediğim gibi; bölük pörçüklüğünden dolayı okunması zor ve yer yer sıkıcı olması, bu yüzden daha uzun bir kitap olsaydı yarım bırakma ihtimalim daha yüksek olurdu.
1000Kitap
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,3bin okunma
Beklemediğim kadar güzel
9/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2020 29. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2020 22:48
Şimdi, doğruyu söylemek, işi kıvırmamak gerekirse, kitabı ilk açtığımda tamamen kendimce sebeplerden dolayı okuduğum hiçbir cümleyi anlamıyor, kendimi veremiyordum. Ve ikinci sayfayı okurken konunun ne olduğunu hala kavrayamadığımı fark ettiğimde kitabın osmanlıca kelimelerle dolu çok ağır bir roman olduğuna hükmedip kendimi yormamak için oracıkta bıraktım. Nitekim içimden bir ses -ki şu an bu sesin hayalinde yaşadığım Uzun İhsan Efendi'nin fısıltıları olduğundan şüpheleniyorum- birkaç gün sonra bu kitabı tekrar açtırdı ve bu sefer nihayet odaklanabildiğimde elimden hiç düşürmek istemediğim bir kitap oldu. Beklentilerimin, tahminlerimin çok çok üstündeydi. Buram buram osmanlı kültürü kokan bir kitap zannetmiştim, fakat hiç de öyle değil. Çeviri bir klasik okuyormuşum hissi verdi bana açıkçası. Özellikle Gabriel Garcia Marquez'in Yüzyıllık Yalnızlık'ı tarzında oluşu bana çok keyif verdi. Bir yandan da diyaloglar, hikayeler bir o kadar doğu, bir o kadar bizdendi. Yani hikayenin içine nüfuz edebilmek işten bile değil. Kitabı masal tadında, realist bakmadan okuyunca gerçekten çok eğlendiriyor. Diğer kitaplarını da okumak istiyorum yazarımızın, bu romanın keşfini bu kadar geç yaptığım için de bir tık pişmanım.
Edebiyat
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,5bin okunma
Reklam