Bence insan için en önemli şey her an bir cıvata ya da piyano tuşu değil de insan olduğunu kendisine ispat edebilmesidir. Bu yüzden başı belaya girse de mağara adamlarına dönse de en önemlisi budur.
Karanlıkta dünya zaten insana masal gelir. Geceleyin hiçbir şeye aldırmazsınız; sabahleyin ise kaygılarınız yok olup gitmiştir. Bazen her şey çok güzeldir, sevgi doludur. Sokağa çıktığımızda bir gün daha başlar ve arkasından bir gece daha. Evet, dünyadasınızdır. Dünya herkesin koşunu kanadını bir şekilde kırar. Daha sonraları kolu kanadı kırılan kimseler; kırık yanlarıyla daha da güçlü olmasını bilirler. Ama dünya, kolunu kanadını kıramadıklarını öldürür.
Uçmayı öğrenmişti ve bunun için ödediği bedel onu hiç üzmüyordu. Martı Jonathan bezginliğin, korkunun ve öfkenin bir martının ömrünü kısalttığını, bunları zihninden uzaklaştırdığında ise hoş ve uzun bir yaşam sürebileceğini de fark etmişti.
Gözünle gördüklerine sakın inanma. Görülenlerin hepsi sınırlıdır. Anlayarak bakmaya, bildiklerinin ötesine geçmeye çalış. O zaman uçmanın anlamını da daha iyi öğreneceksin.
Ağlamaktan utanma! Gülmekten utanmadığın gibi ağlamaktan da utanmayacaksın. İnsana özgü duyguların dışavurumudur ikisi de. Bir başka deyişle, insanı insan yapan duygu yansımalarıdır. Hayatı doya doya yaşamak istiyorsan yeri geldiğinde katılarak gülecek, yeri geldiğinde hıçkırarak ağlayacaksın. Ve bu yaptıklardan asla utanç duymayacaksın