İşini teslim ettikten sonra her adımı didik didik eden, her sessizlikte bir mana arayan, her gecikmeye felaket anlamı yükleyen kişinin hukuki süreci çoğu zaman uzar; zihni de davası da düğümlenir.
Buna karşılık, güvenmeyi bilen, sorumluluğu ehline bırakan ve her an direksiyona uzanmayan kimsenin işi daha sükûnetle yürür. Çünkü bazı yollar, üzerine fazlaca eğildikçe kısalmaz; bazı düğümler ise çekiştirdikçe çözülmez.
Hayatta da hukukta da, emanet edilen işe duyulan güven bazen en güçlü refakatçidir. Sürekli kuşku yoran, ölçülü güven ise yol açandır.