Tuğba Güler

Tuğba Güler
@vedatuba
Ölümün saati yok. Yanınızdaki kişiye değer verin; kırmayın onu. Durup, durup sevdiğinizi söyleyin, özel hissettirin. En ufak bir şeyde bitti demeyin, ağlatmayın, üzmeyin. Neden mi? Çünkü ölümün saati yok...
Seni dağladılar, değil mi kalbim? Her yanın, içi su dolu kabarcık. Bulunmaz bu halden anlar bir ilim; Akıl yırtık çuval, sökük dağarcık. Dayan kalbim üç beş nefes kadarcık!
Reklam
Doğan Cüceloğlu seminerinde yere bi parça ekmek koymuş ve 'Bu ekmeğe basacak biri var mı?' diye sormuş. Hiç ses çıkmamış tabii. “Sahneye gelip bu ekmek parçasına basana 100 dolar vereceğim” diye devam etmiş. Salonda yine çıt yok! Fiyatı arttırıp 5 bin dolara kadar getirmiş. Bu sırada salonda bulunanlardan birisi, ─ Hocam, istersen 500 bin dolar ver, yine bize o ekmeği çiğnetemezsin, boşuna uğraşma! demiş. Doğan Cüceloğlu da, “İşte değerler eğitimi budur” diye noktayı koymuş... Doğan hocamızın hikayesi üzerine sorayım; -Ekmek bir değer, peki doğruluk bir değer değil mi? "Hiç bilerek ekmeğe basmadım" diyebilecek 'bütünlük' karşısında, "hiç yalan söylemedim" diyebilecek hiçlik neden var öyleyse? -Kul hakkı bir değer değil mi? Nedir bu yetim hakkı yeme, çalışanı sömürme çabası peki? -Özgürlük, eşitlik, kardeşlik bir değer değil mi? Nedir bu ayrımcılık, kindarlık, rövanşist, düşmanca tavırlar? Peki ya adalet??!!
“Tanrının bana baş edemeyeceğim bir şey vermeyeceğini biliyorum. Sadece keşke bana bu kadar güvenmeseydi diyorum...” Suç ve Ceza, Fyodor Dostoyevski
Derler ki; yaşayanlar, ölenlerden daha yalnız...
Zaman akıp geçiyor. Ve hiçbir saat bı öncekine benzemiyor..
Reklam