s.

s.
gökkuşağına aşık olması gereken yaşta, zifire doğan çocuk.
309 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Belki de bu yüzden İsa hayatı boyunca sadece mermerlerle konuştu. Oysa bir anlatabilseydi. Ama olmadı. Çıraklığının son günlerinde kendi mezarının mermerini kesti. Sonra da bir köşeye koyup sakladı. Arada bir de karşısına geçip konuştu.
Derda, parayı kaptığı gibi koşup mezarlıktan çıktı ve en yakınındaki bakkala girdi. Yarım ekmek içine kavurma koydurup hemen orada ısırdı. Üç kez, üst üste. Neredeyse boğuluyordu. Buzdolabından çektiği kolayı tek eliyle açıp içti. Sonunda kendine gelmişti. Geriye, annesinden geriye kalanı gömmek kalmıştı. Karnı doğduğu anda aklına onlar gelmişti. Kapının önünde duran beş anne parçası... Hava kararınca, dedi sessizce. Bakkalın parasını verip çıkarken... Sonra dönüp içeriye girdi. "Bir paket de sigara." Bakkal sordu, "Hangisinden?" "En ucuzu." dedi Derda. "Bir de kibrit."
Mezarlıklarda geçen korku filmlerini annelerine sarılarak izleyen çocuklarsa, bin karanlık yılı uzaktaydı.
Ne halt olduğu hakkında, gerçekte, hiçbir fikre sahip olmadığı ölüm hakkında, "Dök bakalım şu suyu, şu otları da bir temizle." gibi cümlelerden başka tepki veremeyen insanoğlunun hayal dünyasıydı mezarlıklar.