m

ne yaparsam yapayım, anladığın kadarım

m

, bir kitap okudu
Puan vermedi·93 syf.·
23 saatte okudu
·
2025 38. kitabı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir insanın sömürülüp sömürülmediğinin, bu konuda duydukları ve düşündükleriyle hiç ilgisi yoktur. Birisinin sömürülüp sömürülmediği, yalnızca başkalarını zenginleştirmek zorunda olup olmadığıyla ölçülebilir. Başkalarını zenginleştirdiğinin farkında olmasa, ya da buna inanmak istemese de, o sömürülmektedir. Durumun bilincinde olan köle, yarı köleden daha üstündür. Ama hayatından hoşnut köleler de vardır.
Sayfa 70·Kitabı okudu
Güven ve inanç bir zenginleşme sisteminin işlemesi için önemli koşullardır. Güvenen bir insan, hesaplayan bir insandan daha kolay aldatılabilir.
Sayfa 52·Kitabı okudu
Kuvvetliler güvenden çok kudret ve bilgisizliğe dayanmalarına karşın, hiçbir nutukları yoktur ki kendilerine bağımlı olanlardan güven istemesinler. Ailelerin çocuklarına, öğretmenlerin öğrencilerine, işverenlerin işçilere, politikacıların seçmenlere yaptıkları işte budur. Kendileri güven göstermeseler bile, kendilerine güven gösterilmesine ihtiyaçları vardır. Birincisi: Güven şiddetten daha ucuzdur. İkincisi: Şiddet uygulamak için de insan gerekir. Onlar bu zorbalığın iyi bir iş olduğuna inanmalıdırlar. Emirlerinde böyle insanlar olmazsa, silahlar, toplar ve tanklar hurda yığınına dönüşür. Haksızlığın sürmesi için çok az güven gereklidir.
Sayfa 51·Kitabı okudu
Öğretmenlerimiz Yunan tarihinden söz açınca, sınıflarda ruhani bir hava eser. Öğretmen kuşakları, yıllar boyunca insanları hor gören bir yüzeysellikle Atina devletinin toplumsal ilişkileri üzerine saçmalayıp dururlar. Atina devletinin olağan manzarasını kendi ilişkilerimize uygularsak, Federal Alman Cumhuriyeti gerçek anlamda demokratik bir devlettir, çünkü 1.600 milyoner her istediğini yapmakta serbesttir. Her yetişkin Atinalı erkek yurttaş başına 18 köle düşüyordu. Okul kitaplarımızda Atina’daki toplumsal ilişkiler anlatırken, 365.000 kölenin varlığının unutulması, birtakım şeylerin gizlendiğini düşündürüyor ister istemez. Mantık yasalarına göre, Atina eğer demokratik bir devlet ise, 365.000 kölenin insan olması mümkün değildir! Atinalı yargıçlar yasalara çok sıkı uyarlarmış. Ancak bu yasalar 20.000 asalaktan oluşan bir azınlık tarafından 365.000 çalışana zorla kabul ettirilmişti.
Sayfa 30·Kitabı okudu