"Gerçek şu ki babamı seviyorum ama ondan her yönüyle hoşlandığımı söyleyemem. Sanırım ondan tam olarak hoşlanmamamın sebebi de onun benden hoşlanıp hoşlanmadığını anlayamıyor olmam."
AŞKIN TAM TERSİ
Her kitabın etkisi herkeste farklıdır. Bazı kitaplar vardır doğru zamanda okunduğunda sizde inanılmaz bir etki bırakır. Aşkın Tam Tersi kitabı benim için tam olarak öyleydi. Çok bir beklentim olmadan başladığım bu kitap benim için hayatımı değiştiren kitaplar listesinde en üst sıralarada yer alacak.
Kitabın ismine ve kapağına kanarak aslında çerezlik bir romantik komedi kitabı okuyacağımı düşünmüştüm ve kitaptan bir beklentim olmadığı için açıkcası bu kitabı sevmiyeceğimi düşünüyordum. Bu kitabın öyle bir etkisi var bence, kitapta kendinden bir parça gören herkes çok sever, bulamayan ise kitabı sıkıcı bularak hiç sevmez. Çok arafta bir kitap o yüzden, açıkcası ben de kitap bitene kadar bu iki duyguyu da yaşadım.
Kitap Emily'nin sevgilisinin ona evlenme teklifi etmeye hazırlandığını düşünmesiyle ( ki hazırlanıyordu) onu terk etmesiyle başlar. Hem de bir kanatçıda yüzleri tavuk sosuyla kaplıyken. Emily komik bir karakter ve kitaba giriş cümlesi "Dün gece rüyamda Andrew'u bir Benihana şefi gibi yüz küçük parçaya ayırdığımı ve onları birer birer yediğimi gördüm. Tadı tavuk gibiydi." gerçekten çok ilgiç ve merak uyandırıcıydı fakat kitap bu hızlı girişe oranla devamında yavaş ilerledi.
Emily, Andrew dahil kimseye bu mutlu ve mükemmel ilşkiyi neden bitirdiğini açıklayamıyordu. Emily'nin kendi hayatını sabote eden kararlar vermesiyle aslında kendini keşfetmesini okuyoruz kitapta. Emily New York'ta en prestijli ve büyük hukuk firmalarından birinde avukat olarak günde yaklaşık 16 saate yakın çalışarak geçiriyor günlerini ve açıkcası Emily başlarda çok da sevilesi bir karaketer değil, uzunca bir süre verdiği kararların nedenini anlamaya çalışıyoruz fakat kitabı harika yapan da bu zaten.
Kitap çok olaysız ve yavaş ilerliyor, Emily kusurlu bir karakter ve