Gerçekten de sevgili, sevgilisi tarafından aranmadan ortaya çıkmaz.Sevgi şimşeği indi mi bir yüreğe, bil ki o yürekte sevgi doğmuştur.Yüreğinde Tanrı sevgisi büyümeye başladı mı kuşkusuz Tanrı seni seviyor demektir artık.
Bu "gizi" öğrenmenin öbür yolu da sevgidir.Sevgi etkin olarak başka bir insanın içine girmektir; böylece bilme isteğimiz birleşme ile doyurulmuş olur.Bir olma eyleminde ben seni tanırım, kendimi tanırım, herkesi tanırım ve hiçbir şeyi gerçekten tanımam...
Saygı duyabilmek için bir insanı tanımak gerekir, bilginin önderliği olmaksızın ilgi ve sorumluluk körü körüne olur.İlgiyle kazanılmamışsa bilgi de boştur.
Saygı ancak özgürlüğün bulunduğu yerde vardır; eski bir Fransız şarkısında da söylendiği gibi sevgi özgürlüğün çocuğudur, hiçbir zaman zorbalığın çocuğu olmamıştır.
Korkmak ya da çekinmek demek değildir saygı; sözcüğün köküne göre bir insanı olduğu gibi görebilmek, onun kendine özgü bireyselliğini fark edebilmektir.