Şifa Vera

Instagram'da sıklıkla bir şeyleri kaydediyorum. Tarif olsun, bir bilgi olsun, aradığım bir yer olsun vs. Sonra onu bulmak için Instagram'a girdiğimde ise tam anlamıyla kapı eşiği sendromu yaşıyorum; ne yapacağımı ne aradığımı tamamen unutuyorum. Sırf bu sebeple günlerce Instagram'ın simgesine dahi tıklamadigim günler oluyor ki saçma bir şekilde kaybolmayayım içinde. Ola ki girdiysem ve yine birseylere dalıp kaybettiysem kendimi, neden sonra farkina varınca kafamda şu replik dönüyor: "Şimdi ben buraya neden çıktım, niçin çıktım, nasıl çıktım? Bunu izaha gerek yok. Gördünüz yürüyerek çıktım... Sahi ya ben buraya neden çıktım? " :) Bu aşırı uyaranlar işte sadece çocuklar için değil, bizim için de çok tehlikeli.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Puan vermedi·196 syf.·
2024 9. kitabı
Öncelikle kitabın dilinin akıcı ve anlatımının akademik bir üslupla olmadığını dile getirmeliyim. Bu zaviyeden herkese hitap edebilecek ve kolaylıkla okunabilecek sohbet kıvamında bir kitap. Bununla beraber belki yüzde sekseni bildiğimiz şeylerin bir araya toplanması gibi olmuş. Bir kaynak olarak önümüze derli toplu sunulması açısından güzel olmuş. Ancak beklentim biraz daha farklıydı benim. İlk defa öğrendiğim bir kaç şeyi not etmek isterim. Hz. Hatice annemizin peygamberimiz ile evlenmeden önce anneliği tattigini, yaşayan 2 oğlu 3 kızı olduğunu, kızlarının birini peygamberimizin yetistirdigini bilmiyordum. Konu kitapta da çok vurgulanmadan geçerken biraz derin araştırma ile bu bilgileri buldum ancak bunlar hiçbir yerde vurgulanan veya alenen verilen bilgiler de değil. Neden böyle bir bilgi bu kadar sır misali saklandigina anlam veremedim. Daha önce bir nişan, iki (bazı kaynaklarda üç) evlilik geçirmiş, 5 çocuklu dul bir hanımla evlenmesini peygambere yakistiramadigimiz için mi sadece dul oluşunu aktarıp geçiyoruz? Mesela bu kitapta da Hz. Hatice validemizin peygamberimizden olan kızlarına yer verilirken diğer kızının ismi söyleyip geçilmiş. Oysa Hind binti Atik (Hz. Hatice'nin ilk evliliğinden kızı) Muhammed isminde bir evlat yetiştirmiş ve çok ahlaklı olduğu kaynaklarda yer alıyor. Hz. Aişe annemizin evlat sahibi olamama imtihanina da yer vermek suretiyle başka evlatlara annelik yapmış olmasının vurgulanması çok kıymetli. Bazılarımız evlada bazılarımız ise bir davaya anne oluruz. İslam davasına kendinden olmayan çocuklara, ümmetin çocuklarına sahip çıkarak, eğitimleri ile meşgul olarak, gerçek talebeler yetiştirerek hizmet etmiş bu anneyi de alim yetiştiren anne başlığında görmek çok güzel, zira hayatın içinde böyle imtihanları olan hanimlara tutunulacak dal
1000k
Alim Yetiştiren AnnelerMurat Tosun · Rehnüma Yayınları · 2019963 okunma
MTO hakkında bilgisi tecrübesi olanlar yardımcı olabilir mi? Bu sene katılmayı düşünüyorum ama tecrübesi olanlardan bilgi almak isterim.
Elimden gelse sosyal medyadaki tüm psikoloji içeriklerini kaldırırdım. Psikoloji ile ilgili sertifikalarin psikoloji lisans mezunları dışında alımını yasaklar, herkesin aile danışmanı, ilişki uzmanı vs olmasını engellerdim. Bununla da kalmaz psikologlarin dahi öyle ulu orta teşhis yapmasını öneriler vermesine filan mani olurdum. Hani şimdi sağlık personeli olmayanların sağlıkla ilgili tavsiye vermesinin önüne geçildiği gibi... Bunu terapi alan hatta psikiyatrik ilaç kullanan ve çok faydasını görmüş biri olarak söylüyorum. Psikoloji faydalıdır, psikiyatri ciddi bir bilim dalıdır ancak oyuncak değildir. Hele ki sosyal medya içeriklerine meze olacak kafamizdan kendimize, başkalarına analizler yaptirtacak, yaftalayacak bir dal hiç değildir. Ama belki de en zararsız zararı bu olabilir. Esas problem ise ortamıza atılan "bireysellik/bağımsızlık" bombasinda. Bu çok geniş bir mesele ancak basitçe "sen çok değerlisin, her şeyin en iyisine layıksın, sen mükemmelsin" süslemeleri ile bezeli benmerkezcilik, "sınırlar" meselesinin egzajere edilmesi ile aşırı bir bana kimse karismasincilik... Müslüman değil yalnız kendi ailesinin tüm ümmetin sorunlarıyla ilgili sorumluluk hissetmesi gereken kişiyken, kendi ailesinde bile "her koyun kendi bacağından asılır" zihniyetini benimseyen kişiye evrilmis oldu. "Bu onun problemi, kendi çözecek", evet ipek böceğinin kozasindan çıkmasına yardım etmeyelim ama bu düştüğünde dahi kaldirma, sen elini uzatma, yardımını esirge demek miydi? "Kimse istemediğin bir şey yaptıramaz, birileri eleştirecek diye önce kendi isteklerinden vazgeçme" misafir geldiğinde odandan çıkma istemiyorsan hoşgeldin deme miydi gerçekten? Tamam babalarımız bizi aşırı kisitlamasin, kisitlamasin ki biz de otokontrol gelistirebilelim, biz de akıl edebilen canlilariz
Sakin ol ve elindeki tüm beklentileri yavaşça yere bırak.