Yaradan'ın nezdinde kimsenin üvey kul olmadığını unuttuk. Cennet diye diye, huri diye diye, aşkı unuttuk! Allah'ın insanı yaratması başlı başına bir davetti zaten aşka ... Bunu unuttuk.
Yaradan'ı sevmek, onun yarattığı meczubu da, dilenciyi de, günahkarı da sevmekle mümkün olur. Bunu da unuttuk. Tüm yolların aynı yere çıktığını, çırpınıp dursak da ölümün duva rını aşamayacağımızı unuttuk.
İnsanlar birbirlerini fazlalıklarıyla değil, eksiklikleri ile anlarlar. Bir zengin fakiri, sağlıklı kişi hastayı bu yüzden anlayamaz. Anladığını söyler ama aslında anladığı şey onun gibi olmadığı için duyduğu memnuniyettir.
Gökteki yıldız sayısı kadar kader olduğunu ve yüz binlerce insanın yazgısını omuzlayan bu küçücük dünyayı nasıl olur da yörüngesinden çıkarmadığını düşündü.