• Ankara'da kiralık ev yoktu. Zaten para da yoktu. Milletvekilleri öğretmen okulunda 25 kişilik koğuşlar halinde kalıyorlardı. Karyolalar yetmemişti, yer yataklarını bitiştirip yatıyorlardı. Battaniye benzeri örtü ayarlayıp açık arazide, çayırlarda, ağaç altlarında yatanlar bile vardı, çoğu sıtmaya yakalandı.
    Yemek ciddi sorundu. Adam başı 55'er kuruş toplayıp, tabldot sistemi kurmuşlardı. Bakkalın, manavın malına çökmüyorlar, veresiye talep etmiyorlardı, parasını ödemeden ekmek bile almıyorlardı.
    Meclis tutanakları dilekçe kâğıtlarının arkasına yazılıyordu.
    Hatta kese kâğıtlarına bile yazılıyordu.
    Milletvekillerinin çoğu fiilen cephede vuruşuyordu.
    Fırsat buldukça Meclis'e geliyorlardı.
  • Sana söyleyemediğim şeyler var

    Borsalar iflas ediyor kuşlar intihar edince çoktan seçmeli ölüyoruz yani hiçbir şey

    Ekonomi haberlerinden de anlamıyor ki  kapıcılar, ne ekmek ne de süt belki de hepten!

    Hiçbir şey diyorum evet biraz gökyüzü biraz çarpım tablosu biraz da yoksul gramofon

    Matematiğe inanmıyorum, coğrafya defterime şiir dökülünce yalnız gelen ilhama

    Vergiden düşülen hayr’lara çokça âmin, topraksız Nişantaşı köylüsü, viva Latin Amerika!

    Kızılderililere inanıyorum, biraz sonbahara, göç edemeyen kuşlara ve kırık kumbaralar..

    Yüzüne ayet çarpılmış bir çocuk kadar hayretkar, incinmelere doymuyoruz zaten, nasılsın?

    Sana söyleyemediğim şeyler var, ortaçağ ve karıncalar üstüne eski ve usulsüz

    Ajanslara düşen cesetlerden muzdariptir kaç zamandır içimizdeki mezarlık.

    Kızımın ismi Eylül olabilir, senin ismin ya da herhangi bir filmin..

    -Bu şiirde ikiz kulelere rastlanmayacaktır, holdinglere ve uyum yasalarına-

    Ne çok vuruluyoruz gitmediğimiz yerlerde beklenmediğimiz her saat, itina ile mutlaka!
    Vuruluyoruz, adım başı heykellerden kalma ayinlere yaslanırken bekamız
    Sıralar boyunca çizik içinde kalbimiz, denize paralel uzanmak bile iyi gelmiyor dağlara
    -Orta Asya’yı terk ettiği günden beri huzursuzdur kavmim

    Huzur uzak bir ülkedir, bankalar, hisse senetleri, Riyad ve borsalar kahrolsun!

    Sana söyleyemediğim şeyler var
    Bakkal mahallemizin simgesidir tayyör dirliğimizin, geri kalanları da takrir-i sükûna yaz.

    Elif deyince gökler yağdırıyor şarkısını nasılsa, yağmur diyoruz insan aklımızca ki, olsun.

    Elif bahsi geçince yağmur söylüyoruz ‘böö' deyince ölenlerdeniz, ölesi değilse de canlar

    Laiklik elden gidiyor, muhallebiciler kapanıyor birer birer ya da Neşet Ertaş’tır ipucun

    Cinayet romanları söze erken başladı Habil’in hakkı Kabil’den sorulmadı zaten, unutun!

    Sana söyleyemediğim şeyler var, aklın Nepal’de kalmış romantik bir 68’lidir
    Ruhun Slovakya’nın kurtuluşuna çoktan asker yazılmış..

    Ve oda numarasından başka kaybedeceği bir şeyi olmayan sahipsiz anahtarlar gibi
    Kapılar arkasında hiç durmadan İslamcılık öldüren elma kurdunun hikâyesi gibi histerik ya

    Terk ettiği günden beri göçebe ruhunu bu kadar zamansız, ey kavmim!
    Elma kurdu dediysek, elma çürüktür mutlaka ve tüm kurtlar anarşist.

    Sana söyleyemediğim şeyler var,
    Kocaman bir mevsim devrilirdi içimize, dünya hafta sonları da anlaşılmazdı

    Üçüncü sınıf yazarların bohem tavırları çay bardakları kadar hatırlanmazdı..

    İşten kovulmalarım çok şiirsel değildi baştan anlaşalım Nato üyeliğimiz de öyle..

    Ali’nin gel’mediği günler kekelerdi öğretmenimiz, eğitim kadar milli, devlet kadar uzaktı.
    -İkinci yeni’den hiç etkilenmiyordu üstelik tebememe-
    Fiş’lendiğimiz doğrudur, gözlerin altıpatlar, sana söyleyemediğim şeyler var
    Kanun önünde eşittir öyleyse tüm karıncalar!
    Sana söyleyemediğim şeyler var

    Sana söyleyemediğim şeyler bahsi, dünyanın yenilmiş tüm çocuklarını da kapsar..

    -Bakkala veresiye yazdıran Meksikalı bir gerillanın

    Sigarasını yakmak üzere gökyüzüne bakması da şiirdir, mesela

    Seni, seviyorum.
  • Ne demiş şair;
    Veresiye aşkları yaşamaktansa dükkani kapatirim daha iyi..
  • " Tanrıya güveniyoruz ama..." Dedim.
    "Anlaşılan güvendiğimiz bir tek o var. Sadece ona veresiye yapılıyor, geri kalan herkes parayı peşin ödemek zorunda."
  • -bakkala veresiye yazdıran meksikalı bir gerillanın

    sigarasını yakmak üzere gökyüzüne bakması da şiirdir, mesela-

    seni, seviyorum.

    -güven adıgüzel-
  • Bugün veresiyemiz yoktur, bugün git yarın gel yazısi gibi, O yazı hiç değişmez ne zaman gitseniz, veresiye yoktur :))) Bizim durum o levha gibi
    Biri alkolüne,
    Dîgeri dinine
    Öbürü Atatürkçülüğüne
    Bir başkası Türkçülüğüne,Kürtlüğüne vb.
    Hicbir zaman söz söyleyemezsiniz o gün gelmez...