• Hz.Ali'nin duası ile başlamak istiyorum incelememe;
    '' Allah’ım, duaların kabulünü engelleyen günahlarımı affet'' Oturulan yerden dünyanın kurtarılmaya çalışılmadığı, ateşin sadece düştüğü yeri yakmadığı, boyunlara asılı ölüm korkusunun artık koparıldığını görmeyi dileyen, acıları paylaşmayı öğrenmiş bir teşkilat emeklisi olarak kitap okumayı sevdiğim için sitede yer alıyorum. Yanlış anlatabilirim, yanlış davranabilirim, hatta yanlış da anlayabilirim ama asla yanlış hissetmiyorum. Rainer Maria Rilke 'nin dediği gibi ''İnsanların çoğu yaşanmamış bir hayattan ölüyor. '' Emin olun ki ; çocuklarımı silah zoruyla büyütmedim, evime gelen misafirlerimi gözaltına almadım, çiçek açmayan menekşelerime işkence uygulamadım. HİÇ BİR OKURUN DİLİ, DİNİ, IRKI, MEZHEBİ, İNANCI, MEDENİ HALİ, HATTA CİNSİYETİ beni ilgilendirmiyor. Bazen o kadar ağır ithamlar, eleştiriler ve mesajlar geliyor ki anlatamam. Kurtlar sofrasında ayakta kalabilmek, eve namusunla ekmek götürebilmek ve tüm bunları eğilip bükülmeden ve ezilmeden yapabilmek öyle yorucu ki; evlatlarının gülen yüzü, yüreğindeki şükür dudağındaki dua da olmasa nasıl dayanılır bilemiyorum Bir kaç sayfa okumanın , dizeleri paylaşabilmenin getirdiği dostluklar hatırına; ne sebebini aramak ne de bahanesini bulmak, İçime sinen bir hayata en güzel adımları attığım , ne öncesi ne de sonrası. Yaşamak istiyorum o anı sadece yaşamak.. Ve İşte bazen paylaşımlar, beni yalnız bırakmıyor, kime gittiysem o benimle oluyor roman bitinceye kadar. Ama dostluk, anlayış, hoşgörü bitsin istemiyorum. Birbirimizi görünceye kadar değil de ‘’ nerede kalmıştık’’ diyecek dostluklarda yer almak istiyorum.Kim ne yaparsa yapsın, söylerse söylesin, sen, sana yakışanı söyle, sana yakışanı yap düşüncesinden ödün vermeden sadece dinliyorum. Lütfen, yorgunluğumuz, insanları yormamak , üzüntümüz kırılmamaktan kırmamaktan olsun. Şikayet etmiyorum sadece anlayış ve insanlık bekliyorum.
    Kişisel gelişim kitaplarına ihtiyacınız var mı bilmiyorum tek diyebileceğim;
    Mesafelerimiz zamanlarımız, her şeye rağmenlerimiz, sevmelerimiz nefretlerimiz. Bize minneti ve şükretmeyi öğreten deneyimlerimiz. Yaşadıkça çok iyi anlıyor insan ; kiminle dost olmanın gerekliliğini. Var gibi olup aslında olmayanları çıkarmalı hayatlarımızdan , almayana vermemeli, duymayana söylemeye gayret etmemeli, zaman kıymetli.
    Güzel olsun ömrümüz, içimizi ferahlatanların elini tutalım, sevip sevilelim. Hatta çoğu şeyleri de boşverelim.
    Gerçekten hayat çok kısa.
    Keyifli okumalar.
  • Bu hayatta kendi irademle yaptım diyebileceğim tek şey var. Bunun dışında ne yaparsam yapayım, sadece seçeneklerden biri olduğu için, sunulmuş olduğu için seçtiğimi düşünürüm. Hayatımda aldığım en ciddi kararlar bunların başında gelir. Mesleğim, işim, eşim, çocuğum, anam, babam, memleketim, inancım, inançsızlığım, zevklerim, fobilerim… Hepsi bana sunulmuşlardır. Benim bu hayatta, böyle olmasını istediğim için böyle oldu diyebileceğim tek şey var.

    Onun ne olduğunu sözle değil eylemle yaparsam ancak anlam kazanır. Anlam kazanırmış, anlam kazanmak nedir ki, yazdıklarını birileri okuyacak zannediyorsun, ya da okursa mantıksız gelmesin diye kıvranıyorsun. Senin ne düşündüğün, nasıl düşündüğün, düşündüklerinin ne kadar anlamlı olduğu kimin için önemli ki! Sen neden bunun önemli olmasını arzuluyorsun? Her şeye bir anlam kazandırmak zorunda hissediyorsun kendini. Yaptığın her işin bir anlamı mı olmalı? Kime göre? Sana göre mi, anlamlı gelmesini isteğin kişilere göre mi? Sen değil misin insanların yaptığı her şeyde bir anlamsızlık bulan.

    İnsanlar, yaptıkları kendilerine anlamsız gelseydi yapar mıydı? Demek ki senin anlamlarınla diğerlerinin anlamları arasında bir fark var. Demek ki sen anlam kazandırmaya çalıştığın eylemler ve söylemlerle kendince anlam arıyorsun. Yoksa sana anlamlı gelen şeyler başkaları için zaten anlamsız senin gözünde. Sen ve diğerleri, diğerleri ve diğerleri, diğerleri ve senin gibiler. Sizin gibiler ve onlar gibiler. Ne kadar çok sınıfa ayırıyorsun, sanki o kadar bol çeşit varmış gibi. Hepiniz aynısınız. İnsanlar işte, sadece insanlar. Kadın, erkek bile değil, büyük, küçük bile, güzel, çirkin, iyi, kötü, çalışkan, tembel de değil, sadece insanlar. Hepiniz aynı bokun farklı renklerisiniz. Kiminiz kendini ya da kendine yakın olanları iyi, diğerlerini kötü olarak tanımlıyor. Kimileri cinsiyetlere göre sınıflıyor. Hepiniz biraz kadın, biraz da erkeksiniz. Alayız bolca kötü, korktukça iyisiniz. Hepiniz çirkin, hepiniz tembelsiniz. Kendinizi ne zannedersiniz? Yaptığın hiçbir davranışın sebebini bilmiyorsunuz? Nefes almak bunların en başında geliyor. Neden nefes aldığınız bilmeden yıllarca hiç vazgeçmeden, ara vermeden, durmaksızın, farkında bile olmadan nefes alıp veriyorsunuz. Hiç düşündün mü, neden bu işi hiç durdurmadığını, neden hiç ara vermediğini, niye bu eyleme bir son vermediğini düşündün mü? Ölmek diyorsun sanki duyuyorum seni. Ölmek ne? Yaşamanın ne olduğunu biliyor musun ki, ölümden korkarsın. Ölümün ne olduğunu biliyor musun? Bilemediğin şeyden mi korkuyorsun, onun geleceğini kabul ediyorsun ama sen ona gidemiyorsun. Demek bu yüzden nefes alıp veriyorsun. Ne olduğunu bilmediğin şeyden korktuğun için.
  • "Artık demir almak günü gelmişse zamandan /Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan..." der Yahya Kemal Beyatlı. Sanki gitmem gerektiğini hatırlatır gibi..

    Artık buradan da yoruldum. Huzur bulamıyorum bu güzel uygulamadan da..

    "Kimi insan veda eder gider çünkü vakti gelmiştir onun için bulunduğu yerde ve bireylerden alacağı vereceği yoktur. Kimi insan zihnindeki sorulara yanıt bulmak için gider."

    Gidiyorum işte sebebim yok sanırım.. 🙄😔

    Sayenizde çok güzel kitaplar okudum, çok güzel saatler geçirdim. Kitaplar hakkında üç saat ara vermeden konuştuğum kişiler oldu😂. Küçük atışmalarımız oldu, tatlı esprilerimiz... Gün geldi bana cesaret verdiniz gün geldi hata yapmama engel oldunuz..

    Burayı çok güzel hatırlayacağım. Kimseyi kırmamak için çok uğraştım. İnşAllah kimse gönül koymamıştır bana..

    Çok çok güzel insanlarla tanışma imkanı buldum. Birkaçından bahsetmek istiyorum: (takip etme süreme göre 😋)

    Amine U. (ilk takipçim 😍)
    Ben Hakimim Masum Bey (bana çok şey katan çok değerli Emin Bey 😊)
    Elif Sude Direk (dostum 💜)
    Uykucu Midilli (Beşiktaşklım olur kendileri 🖤)
    Zeynep ( çok sevdiğim 1K'nın bana kazandırdığı en güzel şeylerden biri 💕)
    ^^ Ö *..m."..E...'r...^^ (çok değerli hocamız)
    MeftuNn (çok değerli ablam😍)
    EndoplazmikGaripbirKulum (iletilerini en beğendiğim kişi ☺️)
    Mavi Kelebek (kelebeklerin en güzeli 🙂)
    Murat Güner (iletileri ile içimizi dışarı yansıtan arkadaş)
    Hatice Kervancı (samimiyet 😊)
    ...K'ıtmir... المدين (Beşiktaşlı dostlardan)
    https://1000kitap.com/karpuzz (karpuzu sevdiren kız 🍉)
    Peaceful (yorumları ile beni çok etkileyen kişi 😍)
    Sui Generis (memleketimin en iyi avukatı 😉)
    Saf papatya (cesaret kaynağım 💕)
    Siyahlara bürünen (düşüncesini gizlemeyen, sevimli, cana yakın bir dost 😍)
    Veni Vidi Vici (çok değerli hocamız 😊)
    Berkcan (1K'nın kazandırdığı en güzel dost 😉😊)
    Fatıma Zehra (değerli, anlayışlı, iyimser 😍)
    Melikee (tatlış birisi bencee 😍)
    Peri Kızı (severim kendisini 😍)
    Nisa ama meczup (en sevdiğim hemşerim 💚)
    Susmuş (benim gibi çaya aşık birisi ☺️)
    ~Meral~ (ilgiyle takip ederim 😊)
    Sulhi (sayesinde divan edebiyatı ile az haşır neşir olmadık 😂)
    Salim (iletilerime değerli yorumları ile neşe katan arkadaş )
    Gökçen Kız (günaydın ve iyi geceler yorumlarının kralı 😍)
    Zehra GEYLANİ (ilgiyle takip ettiklerimden 😍)
    zlturgut (benim gibi deli dolu biri 😍 yani bana hep öyle hissetti)
    Sema Nur Ünal (ilgiyle takip ettiklerimden 😍)
    Elif Okur (küçük tatlı kardeşim ❤️)
    MUHAMMED (bana kattıklarını asla ödeyemeyeceğim çok değerli insan. Her şey için çok çok teşekkür ederim tekrardan ☺️)
    Çetin Ceviz (güzel fikirleri olan arkadaş 😊 bir ara isim ararken çok güzel önerileriniz olmuştu)
    Semanur UYSAL ( alıntıları çok çok iyi, ilgiyle takip ederim 😍)
    Ayşenur KARTAL (ilgiyle takip ettiklerimden 😍)
    abdullah Ay (ismi yeterli 😂)
    Dahlia (ilgiyle takip ettiklerimden ☺️)
    Tuğba Karaca (yorumları değerli 😍)
    Pınar sa (Beşiktaş aşığı ❤️)
    Zuzu (ilgiyle takip ettiklerimden 😍)
    Lamia.can (güzel kız ,sevimli, samimi arkadaş 😍)
    Nur (ilgiyle takip ettiklerimden 😍)
    Merve (dostum 💙)
    İBRAHİM TYSZ (iletileri ile ruhumu rahatlatan arkadaş ☺️)
    Davut çelik (Beşiktaşlı dostlardan )
    Kraliçediceksiniz (benim gibi çılgın birisi bencee ☺️😉)
    https://1000kitap.com/Okyanusum (adıyla en uyumsuz kişi 😂 çok sakin ve aydın birisi )
    https://1000kitap.com/BlackSwan_ (azimli insan 😍)
    Mills y. (özür dilerim sizi unuttuğum için ☺️)

    .
    .
    .
    Ve daha niceleri.Çok uzun oldu ya bu kadar güzel insanla tanıştığımı bilmiyordum..
    Hepinizin yeri bende çok çok ayrı. Hepiniz iyi ki varsınız 🖤

    Gidiyorum çünkü burada da özgür değilim. Gidiyorum çünkü uzaklaşmam lazım herkesten. Gidiyorum çünkü öyle olması gerekti. Ne demiş Osho : Ayrılık kaçınılmaz bir sondur, kimse istemez ama gereklidir. Çünkü hayat olduğu gibidir; olması gerektiği gibi değil!


    Bu yüzden gidiyorum. Bilmiyorum döner miyim. Ama gelmek isterim tekrardan aranıza. Bakalım hayırlısı olsun artık 😓


    Ayda bir falan girip okuduğum kitapları not edersem anca ki onu bile pek sanmıyorum.. 🤐

    Özleyeceğim burayı, sizi, sohbetlerimizi, "Beşiktaşlı Ferda" diyenleri, "deli" diyenleri... Bana çok destek oldunuz. Ne kadar teşekkür etsem azdır..

    İlk geldiğim zaman hedefim çok okuyanlarda 58. olmaktı. Şükür onu da yaptım. Memleketin güzel plaka kodu ❤️


    Ben sizi unutmam inşAllah. Arada gelmeye çalışacağım. Siz de beni unutmayın olur mu? Beşiktaş Delisi bir Ferda vardı diyin😂 ya da ne demek isterseniz..

    İki gün daha buralardayım. Sonra siz sağ ben selamet. Belki yarıyıl tatilinde kısa bir dönüşüm olur. Hayırlısı artık..
    Uzatmayayım daha fazla. Hakkınızı helal edin. Özür dilerim kalbini kırdıysam herhangi birinizin..

    Seviyorsunuz, Allah'a emanet olun..
  • "Hırsızlık bir insanın kellesini uçaracak kadar büyük bir suç sayılamaz;geçimini bir şekilde karşılayamayan insana ne kadar büyük ceza verirseniz verin onu hırsızlıktan alıkoyamazsınız! Çünkü hırsızlık yapana ağir ve korkunç cezalar vermeden önce insanlara yaşamını idame ettireceği imkanlar sunarsanız,hiç kimseyi ölümü bile göze almak pahasına hırsızlık yapmak zorunda bırakmazsınız"
    Thomas More
    Sayfa 69 - Kabalcı
  • Kaç ülke var adaletli yönetimiyle herkesin gıpta ettiği? Ya da kaç tane halk var yaşadığı hayattan, yönetiminden, işinden, ailesinden, eğitiminden memnun? Hatta en önemlisi eşitsizliğin olmadığı ve herkesin bir yerlere hakkıyla geldiği yani torpilsiz kaç hayat var şu dünyada?
    Yok! Hiç olmadı! Bu gidişle asla olmayacak!
    Ama Ütopya öyle mi, kusursuz sistem ve buna dahil olanlarla kurulan yaşamda neler var neler...

    Huthlodaeus ( koca karı masalları anlatan) hayalindeki anayasaya sahip devleti son seyahati sırasında tesadüfen keşfettiği Ütopya adasında bulur.
    Bu adanın yönetimi ve yargısı yurttaşların kamu hakları mükemmeldir.
    En önemli özelliği tarım ülkesi olmasıdır ve halkın her kesimi ziraat hakkında bilgi sahibidir.
    Adanın herhangi bir kentini tanımak diğer kentleri tanımakla eştir çünkü hepsi birbirine çok benzer ve zenginlik ya da fakirlik gibi statü farkı ortaya çıkaran durumlar söz konusu değildir.
    Her kentin yöneticisi farklıdır ve ülkede tek bir yönetim söz sahibi değildir. En önemlisi de seçilen bu yöneticiler, toplumda akıl ve ahlak olarak üstün görülen kişilerdir. Ayrıca yönettikleri bölgede en iyi hizmeti vermek temel ilkeleridir.
    Toplumda herkes bir aradadır çünkü yaşlı olan kesimin deneyimleri gençlere örnek olmalıdır. Ayrıca toplumdaki ilişkiler yüzeysel değildir ve evlilik kurumuna çok önem verilir, kendilerine ya da topluma zarar verecek boyuta gelmedikçe boşanmalara izin verilmez.
    Ütopya da para yoktur ve halk kendi üretimi olan ürünleri bir merkezde toplayarak toplumun her kesimine sunar, böylece dileyen herkes istediği kadar ürünü alabilir ve ortada eşitsiz bir durum oluşmaz.
    Halk arasında eşitsizlik yok demiştik bu yüzden köle kavramına çok nadir rastlanır ki bu da çok ağır suç işleyen kişilerle verilen cezadan dolayıdır.
    Toplum istediği dine inanmakta özgür ve farklı dinlere inanan herkes birbirine saygı duymak zorundadır.
    Ütopya da savaş insanlık dışı bir olaydır ve bu ülkenin her ferdi çok değerli olduğu için mecbur kalındığı takdirde savaş için başka ülkelerden ücretli askerler alınır.

    Huthlodaeus diğer devletlerde ki krallığı ve onun tebaasını anlatırken, halkı saf dışı bırakıp da zenginliğe tek başına yürümenin eninde sonunda o devleti yıkacağını özellikle belirtir. Krallık demek hazinesindeki zenginlik demek değildir der ve ekler tam tersi yönetiminde olduğun halkı en üst seviyeye çıkarmalısın ki herhangi bir isyana mahal vermeden idareyi sağlamalısın. İşte Ütopya bu sistemi kurmuş ve halka eşit derecede mülkiyet sağlamış kimseyi kimseden üstün konuma getirmemiştir. İşleri, evleri, tarım alanları, eğitimleri, kıyafetleri ve daha birçok unsuru ortak kullanan halk, özentisiz bir yaşamda her zaman nasıl daha iyiye ulaşırım derdinde olmuştur.

    Israrla tarım ve toprağa olan saygılarından emeklerinden bahsedilmiş. Bu da bana Beyaz Zambaklar Ülkesi'ndeki verimsiz toprakla nasıl üretim yapılır da ülke kalkınır felsefesini hatırlattı. Mevsim şartları çok uygun değil toprak da çok verimli değil ama üretim için bunlar bahane olarak görülmemektedir çünkü Ütopya'da her birey yeterli oranda ziraat bilgisine sahiptir. Doğaya olan saygıları ise bana Avatar filmini anımsattı. Filmde ana kaynak olan daha doğrusu doğanın ruhu olarak nitelenen ağaç sadece bir sembol belki ama filmde asıl belirtilmek istenen de doğaya olan saygı, toprağın kutsallığı.

    İster istemez bir kıyas yapma gereği hissediyorsunuz ya da en azından acaba bu şekilde olsa nasıl olurdu diye bir düşünce sarıyor benliğinizi. Ama görünen bir gerçek var ki Ütopya adasında her şehir nerdeyse birbirinin aynı; ilkim, yer şekilleri, denize olan konumu gibi özellikleri düşününce her ülke için ya da diyelim ki Türkiye için aynı sonuçları almak konumu itibariyle imkansız olacaktır. Velhasıl her şeyinden geçtim de bir kuple olsun adaletinden bize de nasip olsa keşke.