burada sık karşılaştığım bir kitaptı kendisi ve sevenin sevmeyenin birçok incelemesini okudum.
ve ben de böyle kitaplara inceleme yazmayı seviyorum.
öncelikle ben slow burn çok severim, karakterlerin gidik olmasına özellikle kadın karakterin gidik olmasına bayılırım dolayısıyla kitabı bu yüzden okumak istedim.
ancak aşkı beklerken çok yoruldum ve bi süre sonra heyecanımı kaybettim. ve aşk da hiç gelmedi benim için.
benim talebim hayalim bu tür kitaplarda aşka gidiş sürecinin gerçekçi işlenmesi belki de o sebeple slow burn seviyorum yani yavaş olsun sağlam adımlar atılsın bana o güveni versin, çok ironik biliyorum ama benim için duygular karakterlerin hisleri gerçek hayatta karşılaştığımız gibi anlatılsın yeter kalan şeyler gerçekdışı olabilir. ama bu kitap slow burn değildi. bu kitap 20km/sa hızla davam etti uzun süre sonra bir iki sn 120km/sa hıza çıktı ve 20km/sa hıza geri döndü. yani 200e falan çıkmadık 20-30-40 diye ilerlemedi ggjfgıgh
kitabının yazılışını karakterler üzerinden kendi + ve - lerimle değerlendirmek istiyorum;
erkek karakter: hiç sevilmeyecek bir tip kaba, vicdansız, duygusuz ve beyaz atlı prens gibi lanse de edilmemiş neyse o anlatılmış. (+) kadın karakterin gerçekten bir meziyeti yok ve erkek karakter sürekli bunu dile getiriyor. (+) sakın bana kızmayın seda sayan’ın da dediği gibi evde oturan adamı kim napsın, söze adam yerine kadın koyarsak yani bu adam da napsın ya bu kızla çok çok boş bi kadın karakterdi ya. erkek karaktere geri dönecek olursa karakterin ne geçmişi ve geleceği hiç ilgimi çekmedi. bence hala ne yapmak istediğini bilmiyor zaten bu ne yapmak istemesi kendiyle alakalı bi durum aşk bu kişisel yolculuğu ne kadar değiştirebilir hiç emin değilim. (-) gerçek zenginler parayı tutar ya bu kadar para harcamazlar. (-)
kadın karakter: