• İnsan görevini yerine getirdiği zaman vicdan sessiz kalır. Fakat insan yürümesi gereken doğru yoldan ayrıldığımda nerede ve ne kadar yoldan çıktığını insana bu vicdan gösterir
  • Vicdan ruhun sesidir; tutkular ise bedenin sesi. Kimi zaman bu iki dilin birbiriyle çeliştiğini görmek şaşırtıcı mıdır? Peki bizler hangisine kulak vermeliyiz? Çoğunlukla mantığımız, bizi aldatır : bizler, onu dinlemeyi reddetmeye öyle alışmışız ki. Ancak vicdanımız bizi asla yanıltmaz; o, insanın gerçek kılavuzudur. Beden için dürtüler neyse, insan için de vicdan odur. Onu takip eder, doğaya uyum sağlar ve yoldan çıkmaktan asla korkmaz.
  • " Suçluluk duygusunda vicdan devrededir. İnsan kendisini bir şekilde eleştirir. Ya düşündüklerinden ya da yaptıklarından dolayı kendisini kınar. Vicdan insanın sesini dinleyen ruhun haykırışını duyar. Yazık ki o ses bazen kendini yeterince duyuramaz. Ruhun sesi açığa çıkmak için cebelleşirken ya zihinle ya da bedenle çatışma içindedir. Bir şey yapılıyorken veya düşünülüyorken ruh olanla hem fikir değilse huzursuzluk kişiyi ele geçirir. "
  • 95 syf.
    Cevdet Karal şiirini, sayfası arkaya katlanarak, elde bir uzuv gibi tutulan derginin, günlerdir düşünülen bir ismi anımsamış gibi akla konveks bir bütünlük hissi sunan dizeleriyle tanımış, bir solukta okuyup bitirememiştim... :) Herşeyden önce şiirle ilgili edindiğim ne varsa, domino taşları gibi tek cümle ile devirmiş, bunu yaparken de en ufak bir zayıflık, bir şair endişesi, göstermemişti.İçinden geçenin o olduğundan kuşku duymayan bir çocuğun, bakışlarıyla kalbinizin derinliklerine çeki düzen verdiği demlerde ki boyun eğme hissi...Ona gölgesiz ve pudrasız görünmenin, iyi gelen bir yanı vardır ya hani, çünkü o bir bilgedir, unuttuklarınızın belleği onda yeniden belirmektedir...

    Cevdet Karal, olağanüstü, şiirin tıkanan damarlarına baypass olabilecek denli güçlü, bir ûslup denemiş...

    Tanıyanlarınız varsa, nereden başlayacağını, nasıl içinden geçeni en doğru ve eksiksiz ifade edeceğini hep düşünür, iç zenginliği ona sayısız ihtimâl sunuyor olmalı ki, yeni bir eseri yazıyormuş gibi konuşur Karal :)

    Alışveriş Listesi'nin şöyle bir kapağı var;

    https://i.hizliresim.com/9YX0ZN.jpg

    Rendenin öyle çok mânâsı var ki, daha iyi bir kapak düşünülemezdi diyorsunuz :)

    Şair'in daha önce okuduğum,
    Cesedi Nereye Gömelim ; istemsizce ağırlığını yüklendiğimiz çoktan ruhunu teslim etmiş, bizi durmadan olanaksızın yüreklendiricisi olmaya zorlayan, biz de yaşam belirtisi gösteren ne varsa, yok sayan baskılayan, o ölümcül bezginlikten işkillenmeyi, birşeylerin ters gittiğini farkedip bizi harekete geçirecek ciddi bir rahatsızlık duymayı, tam olarak ne kadarımızı yitirip gömdüğümüzü görebilmek için, beynimizi ovuşturmayı bize tavsiye eden, nefis bir eserdi.

    METAFİZİĞİN META'SIZ FİZİĞİ;

    Bir anlamda artık mistik olanı, süregelene, içsel olanı görünene, çok klişe gelebilir ama özün derinliğini sözün konar göçerliğine kaptırmış durumdayız.Şiir biraz da, his uçlarının merkezde yer alan boşluğun çekiminden kendini koruma çabası değil midir?

    Alışveriş Listesi, upuzun bir şiir, öyle ki kitabın tek şiiri :) Örtülü bir aydınlanma ise susuzluğunuz, gizli bir buluş-ma, keşfettiğiniz, ayak bastığınız, son erişilebilen noktanızın tadımlık ikramından yorulduysanız, Bu satırlarda sizi epey idâre edebilecek bir hamle bulabilirsiniz.

    Bu uzun listede, İhtiyaç duymadığınız ne varsa yok satıyor...

    Örneğin;
    "Şeytanın tanık olduğu günahlardan en ilginci
    Üzgünüz gelir gelmez bitti
    Derlerse sabreder bekleriz." (Sayfa:15)

    Burası YAŞAM MARKETİ...

    İçinde;
    "Güvenlik duygusunu takviye edecek dozda paranoya." (Sayfa:15)

    "Pişmanlık makinesi şarj cihazı"(Sayfa; 17)

    "Ruhsal kaza anlarında iç dünyamızdan fırlayacak hava yastıkları."(Sayfa: 30)

    "Sıkılaştırılacak maddeleştirilmiş
    İyi ki varsın cümlesi." (Sayfa: 33)

    "Üç adet tehdit özellikli nâsihât." (Sayfa: 34)

    "Sayısız toplu iğne
    Yatmadan önce duvara iliştirmek için
    Birer pist-it gibi günlük yüzlerimizi."
    (Sayfa:43)

    "Gözyaşı arıtma cihazı" (Sayfa:47)

    "Baş etmek için ironi
    Başa kalkmak için özveri." (Sayfa: 51)

    "Sicil kaydı temizlenmiş ayak sesi."
    (Sayfa: 52)

    " Yatakta sağa sola dönerken
    Aklıma kim geldi yolculuklarından
    Kesin dönüş bileti." (Sayfa ; 73)

    Ve fonda dâima bir koro;

    "Daha çok şey, çok şey gerekli..."

    Okları hep karşıdakine çeviren, hicvi bir öc alma, aşağılama, yargılama, hırpalama, alt etme, alay etme düzeyine indirgeyen günümüz eleştiri kültürüne, Cevdet Karal artık kendi durumunu görme zamanı gelmedi mi sence de diyor.Kusursuz bir ironiyle aklı âdeta ruhla eşitliyor...Ruhun ihtiyacını reddeden akla sus ve biraz hisset diyor.Aklın erdemini görmezden gelen ruha, gör ve biraz düşün diyor...

    Putların ilanıdır bu eser...

    İçin dışa kafa tutmasıdır...

    Özün ayaklanmasıdır...

    İtilen, unutulan, yok sayılan herşeyin, egolarımızın altında herşeyden habersiz gülümseyen o masum ve sevimli çocuğun mızıka sesi, bir vicdan ayaklanması olup yakamıza yapışsın diye...

    Şimdi bir Alışveriş listesi yapmaya cesaretiniz var mı?

    Gömmeye öldüğünüz kadarını ve yaşadığınız kadarını yaşatmaya...