Ben evlerde kütüphane olmasından yana olamıyorum bir türlü, okunup raflarda öylece duran kitaplar beni hem sinirlendiriyor, hem hüzünlendiriyor. düşünsenize sizin uzaktan yahut siteden bakıp ta alamadığınız kitap bir evin rafında okunmuş duruyor. kitaplar raflarda durmamalı. kitaplar evimin her yerinde dağınık durmalı. mutfak dolabından bile kitap çıkmalı. okuduğumu vermeliyim, kaynak olsun kalsın diyorsam dursun fakat baktım ki lafıgüzaf onları da vermeliyim. çocuklara vermeliyim, gençlere vermeliyim. yenisini verip eskisini almalıyım. evde kütüphane kurmaktansa mahallemde evimi kütüphane olarak bilmeli gençler... kitaplar çeyiz değildir. onları naftalin kokutmayın. verin, verin, verin...
inanın Harry Potter okumak istiyorum dediğimde bana çocuklarının kitaplığından Felsefe Taşı'nı getiren İngilizce öğretmenimi unutamıyorum. Ve aynı şekilde 11. Sınıfta test kitabına para ayırmam gerektiği için alamadığım Top Mikrop Çelik kitabı hala üzer beni. Şunu anlamalıyız, hicbir şeyin sahibi değiliz. Hele kitapların, asla.