Agatha Christie
İngiltere'nin Cornwall sahillerinde emekliliği tadını çıkaran Hercule Poirot, güzeller güzeli Nick Buckley'nin başına gelen bir dizi kazadan kıl payı kurtulduğunu duyunca dedektifliğe tekrar soyunur. Genç kızın arabasının freni boşalmıştır; kayalık ya Altan aşağı büyük bir kaya parçası tam da yürüdüğü patikaya yuvarlanmış, yatağın başucunda asılı ağır tablonun kordonu kopup yatağa düşmüştür.
Bunların üzerine bir de genç kızın şapkasındaki kurşun deliğini fark eden Poirot, kıza yardım etmeye karar verir. Acaba olası katili amacına ulaşmadan bulabilecek midir, yoksa olayın gerisinde bambaşka gerçekler mi gizlidir?
Vildan
Yazarın okumuş olduğum ilk kitabı olarak kendisinden çok etkilendim. Kitabı edebi yönüyle ele aldığımızda oldukça sürükleyici ve betimlemeleri gayet yerinde. Okurken kendimi bir filmin içinde buldum. Muhteşem bir dedektif kitabı. Esas karakteri Poirot oldukça zeki bir dedektifken, olayları yaşayan Nick'in de zekilik konusunda Poirot'dan aşağı kalır bir yanı yok. Lakin Poirot'un küçük gri hücreleri her detayı ağına alıyor ve oldukça kıvrak bir şekilde çözümleyebiliyor. O dahi bir dedektif. Agatha Christie ile bu kitap sayesinde tanıştım ve onu dostum olarak benimseyeceğime bu kitapla ikna oldum. Diğer kitaplarını okumak için oldukça heyecanlıyım.
Hep seni düşünüyorum, yakında sen de beni aklından çıkarmayacaksın...
Psikiyatr Jan Forstner birgün beklenmedik bir anda, kimden geldiği belli olmayan güller alır. İlk başta güllerin, kitabını okuyan bir hayranından geldiğini düşünen Jan bir süre sonra kasabadaki korkunç cinayetler ile evinin kapısına bırakılan imzasız mektuplar ve hediyeler arasında bir bağlantı kurar. Ona sırılsıklam aşık olduğunu itiraf eden, hiç tanımadığı bir kadından telefon aldığında da her an takip edildiğinin farkına varır. Ve en kötüsü, bu kadını durdurmanın hiçbir yolu yoktur...
Başlarda kitabı ilerlemekte sıkıntı çeksemde sonra müthiş bir akıcılıkla ilerledi. Okurken kendimi olayların tam ortasında hissettim. Bu his oldukça güzeldi. Finaliyle beni kalbimden vuran, son 100 sayfasını çok çok büyük bir heyecanla okuduğum muazzam eser.
Wulf Dorn ona ve onun sanatına olan hayranlığımı bu eser daha çok arttırdı.
Eğer psikolojik gerilim, yanıltmaca ve korku kitapları okumayı seven biriyseniz, sizde bu kitaba aşık olacaksınız....
Efsaneliğin altına imza atar bu adam hayatımda ilk defa bu tarz bir kitap okudum ve sayesinde okumaya devam edeceğim.. Uslubuyla akışıyla sizi de etkilemeyi başaracak.