"Karşıt görüşte olanların huzurumuzu kaçıran seslerini kesmek çok kolay olduğu gibi, farklılıklara tahammülümüz de her geçen gün azalıyor. Bazı durumlarda bu anlaşamama hali karşıdakini hor görmeye, saldırganlığa ve şiddete evrilebiliyor. Bizden farklı olanları cahil olarak yaftalıyor, hatta kimi zaman onları insan yerine dahi koymuyoruz. Fikir ayrılıklarımızın gün gibi ortaya çıkmasının önünü açıyoruz."
"Kendimize zaten uzun zamandır doğru olduğuna inandığımız şeyleri onaylayan bir yankı odası inşa ediyoruz ve farklı görüş bildiren tüm sesleri takipten çıkıp, arkadaşlıktan çıkarıp aboneliklerimizi iptal ediyoruz. Nihayet dünyaya bakış açımız köklerini iyice saldığında, elbette doğru izi takip ettiğimizden emin bir şekilde, artık farklı görüşlere kapılarımız kapanmış oluyor. Sonuç olarak, aynı fikirleri savunmadığımız insanlarla saygı çerçevesinde konuşma yetimizi kaybettiğimiz bir gerçek."
Öz saygımızı ve kendimize verdiğimiz önemi bizim dışımızdaki insanların bize biçtiği payeye endeksleyip onların onayını almak için durmak bilmeden çalışır olduk.
İçinde yaşadığımız kültür bize bencil ve kibirli olmayı hayatı en iyi şekilde yaşamanın bir yolu olarak öneriyor olabilir, ancak bilimsel araştırmalar bambaşka bir hikaye anlatıyor.
"Gösterişli olmak el üstünde tutulup böbürlenmek övünç kaynağı kabul edilirken narsistik dışa vurumlar çalışma hayatının insana yüklediği bedel olarak görülür. Aslında, geldiğimiz noktada bizler bu tür eylemleri özgüvenin yanlış anlamlandırılmış bir formu olarak putlaştırdık."