"Yıldızların karanlık içinde parladığı gibi fakirlik ve sefalet içinde de yüce bir saflıkla parlayan ruhlar yok mudur? Bir kalp sevmek mutlaka servete, asalete mi muhtaçtır? Bence en gerçek ikbal, ruhun gördüğü iki güzel göz; en büyük servet, kalbin hissini gösteren iki gül renginde dudaklardan yansıyan tebessümdür. Güzellikten büyük asalet, temiz yüreklilikten büyük servet mi olur?"
Ağlamak, uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzda kalan son kuvvetin bir feryadıdır. Ağlayamadığımız zamanlar bizde o kuvvetin de mahvolduğu vakitlerdir ki onun yerine geçen etkili bir sakinlik, en şiddetli keder gözyaşlarından daha kalp yakıcıdır.
"Doğrusu okumak gibi tatlı şey yok! Başka her şey insanı kitaptan daha çabuk yoruyor!.. Kendi evim olduğu zaman müthiş bir kütüphanem olmazsa mutsuz olurum."