m

m
@vitriolmind
Puan vermedi·103 syf.··
2021 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2021 02:41
sindirilmesi zor bir metin. fakat içeriği bakımından günlük yaşamda durup düşünmeyeceğimiz bazı deyişlerin, sözcüklerin (daha çok sıfatlar) ve anlamlandırmaların çağrıştırdıklarına yön veriyor. önsözde de değinildiği gibi, kitapta yazan hiçbir söz wittgenstein’ın kendisi tarafından yazılmamıştır. burada yayımlanan notlar kendisinin görüp kontrol etmediği, öğrenciler tarafından tutulmuş notlardır. estetiğin psikolojinin bir dalı olduğunu, sanatın tüm gizemlerinin psikoloji deneyleri ile anlaşılabileceği düşüncesini reddeder. estetiğin önemli problemlerinin psikoloji araştırmalarıyla ortaya çıkarılamayacağını söyler. estetik problemleri şu şekildedir: “şöyle şöyle dediğimde zihnimde olup biten nedir?” fakat psikolojiyi karşılaştırdığımızda: “insanların gerçekten söylemek istedikleri şunlar şunlardır.” bunlara eklenti olarak freud ve onun çalışmalarından bahsedilen bir bölümü var kitabın. ‘hoş’ gibi sözcükler ilk olarak ünlemler biçiminde kullanılırlar. giderek çok daha seyrek kullanılırlar. bir müzik parçasının hoş olduğunu, onu överek değil, ona bir nitelik atfederek belirtiriz. (kuşkusuz kendini doğru biçimde ifade edemeyen birçok insan bu sözcüğü çok sık kullanır.) birisini matematik ve fizik ile uğraştıran çekiciliktir. bu çekicilik ise matematik veya fiziğin yanlışlanamaz gibi görünmesinden doğar. son olarak da; tanrı hakkında ne düşündüğümü belli belirsiz de olsa anımsasaydım şunları söyleyebilirdim: nasıl bir tanrı inancı olursa olsun, test edebileceğimiz ya da test etme methodu bulabileceğimiz bir şeye inanılamaz.
Estetik Psikoloji ve Dinsel İnanç ÜzerineLudwig Wittgenstein · Sentez Yayınları · 201574 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2021 20. kitabı
kitabın başında (önsöz) platon ve aristo’nun, sanatın ve bizim onu güzellik içinde görmemizin sebebinin, ne olduğunu açıklayış biçimindeki fark anlatılır. zaten bilindiği halinde olduğu gibi; platon, güzellik ideasının var olmasından ötürü, yani onun bir yansıması olarak sanat eserlerini hoş bulduğumuzu öne sürer. aristo ise tam tersine sanat eserlerinin güzelliği karşısında bir güzellik kavramının doğmasından bahseder. sophokles’in aristo için en mükemmel tragedya yazarı olduğunu, homeros’u da verdiği örneklerden anlaşıldığı için kayda değer bulduğunu anlıyoruz. içerisinde çok fazla esere atıfta bulunduğu için ve örneklendirilmeleri de onlar üzerinden yaptığı için bahsi geçen ozanları önceden okumuş olmak mantıklı olurdu. ben aksini yaptığım için onda da bir problem göremiyorum.
PoetikaAristoteles · Alter Yayınları · 20105bin okunma
Puan vermedi·127 syf.··
2021 13. kitabı
kitabı 1,5 saatte yerimden neredeyse hiç kalkmadan büyük bir istekle okudum. ucundan post-modernizmin hissedildiği bir kitap olmasından ötürü “ben hiçbir şey anlamıyorum ya” şeklindeki isyanlarınız normaldir. fakat üzgünüm ki, anlaması en geç olan kişi dahi 30. sayfadan sonra olay örgüsünü tamamen çözmüş bulunacaktır. bu eser, bir aşk üçgeninin bize aslında gösterilmeyen tarafına şahitlik ettiğimizden, hayatın bazı yerlerinde de bazı şeyleri anlamamızı kolaylaştırabilir. çünkü burada selin ve elfe’nin sahip olduğu güçlü ve yakın arkadaşlığın ihanetini görüyoruz. aynı zamanda olaylardan çok iç dünyalara yönelmesi derin izler bırakabilir. kırmızı bir çaresizlik.
Sen Olsaydın Yapmazdın BiliyorumKürşat Başar · AFA yayınları · 2018696 okunma
Puan vermedi·238 syf.··
2021 12. kitabı
muazzam. genelde osmanlı’yı çağrıştıran, arapça ve farsça motifleri/kelimeleri hissettiğim eserlerin bende bir soğukluk uyandırabileceğini düşünürdüm. kitabın ilk sayfalarında ve bundan önce. fakat tam tersi bir durum gerçekleşti. olayların, kişilerin ve durumların anlatılış tarzı, benim kendisine yabancı olduğum bir yüzyılı resmetse bile zihnimde sürükleyicilik ve kalıcılık sağladı. gerçekten yaratılan ortam ve kurgudan fazlaca etkilendiğimi, şu satırları okuduktan sonra anladım: “dilenci burnunu tıkayarak içeri girdi. burası bir elkimya cehennemiydi. orta yerdeki üç zosimos ocağından ikisi yanıyor ve üstlerindeki imbikler fokurduyordu. duvarlarda çeşitli boy ve işlevlerdeki körükler, maşalar ve potalar asılmıştı. tezgahlarda tuzları kırmak için havanlar, maden filizlerini ufalamak için değirmenler, sarmal cam borular ve envayı çeşit alet edevat vardı. raflarda kırmızı, yeşil sarı ve mavi tozlarla dolu irili ufaklı kavanozla, renk renk sıvıyla dolu boy boy şişe görünüyordu. eğer hemen her tarafa nüfuz eden mavi duman sayılmazsa, tuğla ocaklarda harlayan ateşin kırmızısı ve turuncusu odanın hâkim rengi sayılırdı.” nedensizce müşteri’nin anlatıldığı yerlerde de çokça gülümsedim :) cinsiyet, yaş ve statü fark etmeksizin herkesin ilgiyle okuyacağı nadir romanlardan. bunu başarması güç.
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,5bin okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2021 7. kitabı
“aklı başında olan kişi hoş olanın değil, acı vermeyenin peşindedir” dersek eğer bütünü tek çırpıda anlatmış oluruz. aristoteles'in önermesindeki gerçek hayat bilgeliğinin temelinin, hayatın zevk ve güzellikleriyle hiç ilgilenmeden sayısız kötülüklerinden mümkün olduğu kadar kaçınmaya dikkat etmekte yattığını ileri sürer. sırf bu nedenle de çoğu talihsizlik, iyimserlikle desteklenen cehaletten kaynaklanır. bu bilgeliğin büyük bir kısmının da dikkatimizi kısmen mevcut âna, kısmen de geleceğe yöneltmekten geçtiğini söyler. ne de güzel söyler. çünkü bazıları (gamsızlar) fazlasıyla mevcut anda, bazıları da (korkaklar ve tedirginler) fazlasıyla gelecekte yaşarlar; ölçüyü tutturabilenler nadirdir. zorlayıcıdır. “bununla birlikte bu mevcut an, her an geçmişe dönüşür ve o zaman da sanki hiç olmamışçasına önemsizleşir. peki ama o halde mutluluğumuzun yeri neresidir?” mutluluğumuzu sığdıramadık hiçbir yere. “öfke ya da nefreti kelimelerle ya da tavırlarla göstermek yararsızdır, tehlikelidir, akıllıca değildir, gülünçtür, bayağıdır. o halde öfke ya da nefreti eylemlerden başka şekilde kesinlikle göstermemelidir. insan ilkinden tümüyle kaçındığında ikincisini o denli kusursuz yapabilecektir.” son olarak: “en büyük mutluluk, kişiliktir.” çünkü yalnızca kendimizden zevk alırız.
Mutlu Olma SanatıArthur Schopenhauer · Can Yayınları · 202017,7bin okunma