Evrim

Evrim
Bilgisayar Mühendisliği
Lisans
50 okur puanı
Ağustos 2022 tarihinde katıldı
Apollon ve Dionysos Arasında Kaybolan Nietzsche
1/10
·152 syf.··
2025 28. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2025 13:04
Tragedyanın Doğuşu, Nietzsche’nin en ham ve kusurlu eserlerinden biri olduğunu düşünüyorum. Kitap, büyük iddialarla başlasa da sistematik bir düşünce yerine, Wagner hayranlığı ve Schopenhauer etkisiyle şişirilmiş duygusal tiratlara saplanır. “Apollon–Dionysos” metaforu ilk anda ilgimi çekti ancak sürekli tekrar edildiği için canımı sıkmaya başladı ne yazık ki; okurda derinlikten çok yorgunluk bırakıyor bu yüzden. Anlatım dilini ise gereksiz süslü, akıcılıktan uzak ve dağınıktı. Nietzsche’nin daha sonra (Ecco Homo'da) kendisinin de fazla romantik ve yetersiz bulduğu bu eser, aslında sonraki büyük düşüncelerinin çıraklık dönemini yansıtır. Güçlü bir fikirden çok, genç bir filozofun duygusal denemesi olarak kalıyor bence.
Tragedyanın Doğuşu
Tragedyanın Doğuşu
Friedrich Nietzsche
Friedrich Nietzsche
Evrim
Evrim
Duygu ve Düşünce
Tragedyanın DoğuşuFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,164 okunma
Reklam
Hakim de Suçlu, Sanık da Biziz
5/10
·104 syf.··
2025 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2025 22:22
Düşüş eserinin birinci tekil şahıs anlatımıyla, okuru doğrudan muhatap alan monolog–diyalog tekniğiyle harmanlanmış güvenilmez anlatıcı tarzındaki üslubun, kitaba akıcılık sağladığını düşünüyorum. Karakterin insanlara yardım etmesinin, fakirleri savunmasının, kendini “iyi biri” gibi sunmasının altında, yalnızca başkaları tarafından takdir edilme ihtiyacı yattığını da buram buram koklatırken okuyucuyu kullanıyor; seni suçlu hissettirerek, kimi zaman kendi pişmanlığını paylaştırarak yapıyor bunu. Güvenilmez anlatıcı tabirinin üzerine düşecek olursam eğer; bizim eski avukatımız Clamence, kendi günahlarını itiraf ederken aynı zamanda karşısındakilerin de aynı günahları işlediğini iddia eder. Samimiyet ile kibir arasında gidip gelir, kendi hikâyesini çarpıtır. Yani seni de kendisiyle birlikte suçlu ilan eder. Buradan da amacı sadece kendini kurtarmak değil: okuyucuyu da kendi suç ortaklığına çekmektir. Bu, güvenilir bir anlatıcı değil, seni manipüle eden anlatıcıdır. Buna rağmen Camus’nün kalemi akıcı buldum. Fakat itiraf etmeliyim: tema ve içerik bakımından ortalamanın üstüne çıkamıyor. Clamence, hayata dair derinlemesine düşündürücü bir karakter değil; hatta kimi zaman “elimizde karakter bile yok” dedirtecek kadar boşluklarla dolu. Üstelik cinsiyetçi ve kadınlara yönelik küçültücü yaklaşımı da eserin değerini düşürüyor. Yine de topluma, insan doğasına ve tabulara dair getirdiği sert ve doğrudan eleştiriler, kitabın en güçlü tarafı. Bu yüzden Düşüş, benim için akıcı ama etkisi sınırlı; havası gereği ortalama bir felsefe kitabı olarak kaldı.
Albert Camus
Albert Camus
Düşüş
Düşüş
Evrim
Evrim
Duygu ve Düşünce
DüşüşAlbert Camus · Can Yayınları · 201919,2bin okunma
Toplumu Eleştirirken Tökezlemek
3/10
·80 syf.··
2025 19. kitabı
Palyatif Toplum, sade ve yalın diliyle bana göre genel okuyucu kitlesine ulaşmayı başarıyor. Kitap tıbbı terimleri felsefi kavramlarla harmanlayarak bizim dar terimlere yönelik algımızı geliştirirken de okuyucuyu düşündürterek metinde aktif tutuyor. Modern hayatın manipülatif, mükemmel, soft/romantik yaşam dayatmasını eleştirirken ki acıya yönelik bakış açısını sevdim. Özellikle değinecek olursam; insan bir yaşamının siyah ve beyazdan ibaret olmadığını gri bir kısım olduğu ile acının doğa gereği kaçınılmaz bir duyguyla birlikte dış faktörlerden etkilenmemizin de normal olduğunu savunduğu kısımları kendi adıma doğru buldum. Kitapta ilerledikçe ise, özellikle 50. sayfalardan sonra, mükemmel bir yaşamın ancak acıyla var olunabileceği, acı çekmenin en yegane varoluş olduğunu savunmaya başlaması benim adıma giderek modumu ve okuma hevesimi bitirmeye başladığını söyleyebilirim. Maalesef "Ne anlatıyor bu be!" Demeye başlamıştım son kısımlarında. Çünkü yaklaşık 60. sayfadan itibaren artık acı ilahileştirilmeye başlamıştı yazar. Hal böyle olunca da sık sık tekrarlanan sözlerle karşılaşmamız kaçınılmaz oldu. Genel kanılarımı özetleyecek olursam: terimlere bahşedilen yeni anlamlar denizinde boğulan bir Palyatif Toplum oldu.
Byung-Chul Han
Byung-Chul Han
Palyatif Toplum
Palyatif Toplum
Evrim
Evrim
Duygu ve Düşünce
Palyatif ToplumByung-Chul Han · Metis Yayınları · 20244,326 okunma
Egoda Nietzsche Gibi Olun
2/10
·152 syf.··
2025 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2025 18:34
Ecco Homo, Nietzsche'den okuduğum ilk kitabıydı. Bu kitabı seçme amacım diğer kitapları için kapsamlı bir bilgi edinmek ve yazarımızı tanımak olmuştu ancak önden bir takım bilgilerim olmasına rağmen bu kadar Nietzsche'den tiksinti duyacağım aklıma hiç gelmemişti. Kendini Tanrı gibi gösterdiği için mi, kadınlara yönelik bir tür aşağılık kompleksi olduğu için mi bilmiyorum ancak kullandığı üslup bu kitabında beni oldukça rahatsız etti söylemeliyim. Ecco Homo'yu yaklaşık ortalarına doğru hayat görüşü aktarımı açısından beğenmiştim ancak sonradan kabalaşan üslubu bu iyi düşüncelerime çekiçle daldı demek bu kitap için oldukça manidar bir ifade olur. Çünkü 55. sayfadan sonra hep bir "ahlaka çekiçle daldım, felsefeye çekiçle daldım, şuna buna çekiçle daldım çünkü bunu yapabiliyorum" diye devam ediyor olması. Son bir eleştiride daha bulunacak olursam; kitapta öyle bir anlatım var ki sanki Nietzsche'nin başka hiçbir yazısı başarıya ulaşmamış, kayda değer eseri veyahut düşüncesi yokmuş gibi iki satırda bir Böyle Buyurdu Zerdüşt kitabına atıfta bulunup duruyor. Bu da okurken bende "Hayatta tek bir şey başarmış başka da bir vasfı olmayıp kendini övüp duran aslında boş insanlar" kategorisine onu da koyacak olmama sebep oluyordu ki yukarıda da söz ettiğim üzere ben Nietzsche'yi biliyor ve onun übermensch (Üst İnsan) felsefesini bir ölçüde beğeniyorum. Her paragrafı şöyle bir özetlersem eğer, bu denli felsefeyle hasır neşir olan bir adamın bu denli uç noktalarda aşağılık kompleksi olması beni oldukça hayal kırıklığına uğrattı.
Ecco Homo
Ecco Homo
Friedrich Nietzsche
Friedrich Nietzsche
Duygu ve Düşünce
Ecco HomoFriedrich Nietzsche · Tutku Yayınevi · 201512,3bin okunma
Beynime Ağrı Otururken
7/10
·96 syf.··
2025 15. kitabı
Kitap bir günde bitirilebilecek sade bir anlatıma sahipti benim için. Okurken birkaç kavramın daha detaylı bir açıklamasını öğrenerek hazır bilgilerimi tazleyip üstüne eklediğimi düşünüyorum. Yazarın bana kalırsa en iyi noktası konuları başlıklar altında ayrı ayrı işleyip madalyonun iki farklı yüzü misali konuyu zıt görüşlere birlikte sunması oldu. Anlatımda sinir olduğum ve başımın ağrımasına sebep olan kısmı ise bir görüşü açıklarken çöm fazla tekrar etmesi oldu. Birkaç kez "Sen ne anlatıyorsun abim ablam bee" demişliğimde var yalan olmasın şimdi. Genel bir özet kanı ekleyecek olursam ise kitap baş ağrıtırken farklı bir perspektif ile yaşama bakmamızı hedefliyor.
Her Şey Ne Anlama Geliyor?
Her Şey Ne Anlama Geliyor?
Thomas Nagel
Thomas Nagel
Duygu ve Düşünce
Her Şey Ne Anlama Geliyor?Thomas Nagel · Say Yayınları · 2019794 okunma
Reklam