Güzel beklentilerle başladığım bir kitabı hayal kırıklığı ile sonladırdım. Anlatım dilinde ki ilerleyiş çok yavaş, gereksiz tasfirlere kafa karışıklığı da her sahnedeydi. Çoğu yerlerde bunalıp yarım bırakmayı bile düşünmeme sebep oldu bu yüzden. Beğendiğim tek kısım kurgu oldu desem de zaten o da olmasa kitap olmazdı. Son bölümdeki üçüncü şahıs bakış açısı tam bir felaketti. Ortaokul çocuğuna kompozisyon ödevi verilmiş gibi acemilik ve baştan savma akıyordu son bölümde.
Alina okuduğum en selsefil bir karakter olarak hafızamda yer edinip çoğu yerlerdeki tutumu baş ağrıtıcıydı. Karanlıklar Efendisi ise benim için hava kalan, kitabın kötü karakteri olarak seçilmiş birisiydi. Yine de okumaya devam etmemi sağlayan onun sahneleri olunca fazla haksızlık etmek istemem.
Kısaca kitap benim için büyük bir hüsran ve de kimi yerde tiksinti oluşturdu.
Gölge ve Kemik