Ve insan en çok göğe vurgun,
Sonra zifiriye,
Şiire,
Ve hep Allah'a...

|Cahit Zarifoğlu|

Nurhan Işkın, bir alıntı ekledi.
Dün 02:10 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ben bugün her yağmur sonrasında vurgun yemek zorunda kalan o toprak kokusu olmaktan kendimi "Azad" ettim.

Kumbaramda Yalnızlık Var, Şiir Ceketli Adam (Sayfa 202)Kumbaramda Yalnızlık Var, Şiir Ceketli Adam (Sayfa 202)

Eskilerden
Sende bakı etkisi var sevgilim.
Sana bakan yönüm çok daha sıcak.
Aşk tohumları daha erken filizleniyor yüzünü gördüğüm kesimlerde.
Güneş daha bir başka doğuyor yüreğime.
Olgunlaşma süresi kısalıyor insan umutlarının…
İnan sevgilim sana bakan yönlerim bir başka vurgun sana!
Yeter ki her sabah doğ gönlüme!
En dik açılarla…

Ve insan en çok göğe vurgun , sonra zifiriye ,şiire ve en çok da Allah'a ...

Cahit Zarifoğlu

Mehmet Kaya
Korkunç vapurların silueti
Sis bulutuna saplanırsa
Eflatuna boyanan gecede…
Fevri, ateş kusuyorsa dalgalar,
Bil ki o gece bir şair
Son günbatımından Vurgun yemiştir!

22.09.2012

Hatice Nur Atik, bir alıntı ekledi.
14 Tem 15:47

Ahmet Arif'in Leylasına Düğünü İçin Hediye Ettiği Şiir
"Leylim,
Ben fakir bir şairim.
Bunu düğün hediyesi say.
Zaten bunu sen yazdın gibi bir şey...
Ne yalan söyliyeyim, üzgünüm.
Bir yerlerim kopmuş, kanamış gibi.
Bunu ancak sen anlarsın.
Gene de mesut olmanı bütün kalbimle isterim."

SUSKUN

Sus, kimseler duymasın.
Duymasın, ölürüm ha.
Aydım yarı gecede,
Yeşil bir yağmur sonra...
Yağıyor yeşil.

En uzak, isimsiz ve kimselersiz,
O çocuk yıldızlarda duyuyor musun?
Bir Stradivarius inler kendi kendine,
Yayı, reçinesi, köprüsü yeşil.
Önce bendim diyor ve sonra benim
Rüzgarıdır saran gökyüzlerini,
Bilinen, bilinmeyen ıssızlıkları
Ölümsüz, güzel ve mağrur.
Tenimi, tüylerimi sarmada şimdi
Kendi rüzgâriyle vurgun.
Sarıyor yeşil.

Rüya, bütün çektiklerim
Rüya kahrım, rüya zindan.
Nasıl da yılları buldu
Bir mısra boyu maceram.
Bilmezler nasıl aradık birbirimizi
İki kayıp hasret, iki parça can.
Çatladı yüreği çakmak taşının,
Ağıyor gök kuşaklarının serinliğinde
Çağlardır boğulmuş bir su.
Ağıyor yeşil.

Yivlerinde yeşil güller fışkırmış,
Susmuş, bütün namlular.
Susmuş dağ, susmuş deniz.
Dünya mışıl-mışıl, uykular derin.
Yılan su getirdi yavru serçeye,
Kısır kadın maviş bir kız doğurdu
Memeleri bereketli ve serin.
Sağıyor yeşil.

Aydım ki yarı gece,
Neron, çocuk kitaplarında çirkin bir resim
Ve Sezar, bir isim, harabelerde...
Ama yüzük kaşı sanki
Koca Kartaca.
Hani kibrit suyu vermişlerdi üstüne,
Bak nasıl alıyor yiğit
Kara göklerin altında.
Alıyor yeşil.

Vurur dağlardan dağlardan,
Atmacamın çalkara, yalın gölgesi.
Kuş vurmaz, tavşan almaz ama dipdiri
Köpek balıklarıydı nasibi.
Bak Tiber, saygılı, suskun,
Bak nilüfer dizisi zinciri.
Bunlar bukağısı, kolbağlarıdır.
Cihanın ilk umudu, ilk sevgilisi,
İlk yiğit erkeği Spartakusun.
Susuyor yeşil.

Sus, kimseler duymasın,
Duymasın, ölürüm ha.
Aymışam yarı gece,
Seni bulmuşam sonra.
Seni kaburgamın altın parçası.
Seni dişlerinde elma kokusu.
Bir daha hangi ana doğurur bizi?

Ruhum.
Mısrâ çekiyorum, haberin olsun
Çarşıların en küçük meyhanesi bu,
Saçları yüzümde, kardeş, çocuksu,
Ah, derimin altında o ölüm namussuzu.
Ahmedin'in işi ilk rasgidiyor.
İlktir dost elinin hançersizliği...
Ağlıyor yeşil.

Leylim Leylim, Ahmed Arif (Sayfa 49)Leylim Leylim, Ahmed Arif (Sayfa 49)