iskra, bir alıntı ekledi.
Dün 12:59

Ay Karanlık
Maviye
Maviye çalar gözlerin,
Yangın mavisine
Rüzgarda asi,
Körsem,
Senden gayrısına yoksam,
Bozuksam,
Can benim, düş benim,
Ellere nesi?
Hadi gel,
Ay karanlık...

İtten aç,
Yılandan çıplak,
Vurgun ve bela
Gelip durmuşsam kapına
Var mı ki doymazlığım?
İlle de ille
Sevmelerim,
Sevmelerim gibisi?
Oturmuş yazıcılar
Fermanım yazar
N'olur gel,
Ay karanlık...

Dört yanım puşt zulası,
Dost yüzlü,
Dost gülücüklü
Cıgaramdan yanar.
Alnım öperler,
Suskun, hayın, çıyansı.
Dört yanım puşt zulası,
Dönerim dönerim çıkmaz.
En leylim gecede ölesim tutmuş,
Etme gel,
Ay karanlık...

Leylim Leylim, Ahmed ArifLeylim Leylim, Ahmed Arif
Sungur can, Hakkari'de Bir Mevsim'i inceledi.
15 Oca 22:30 · Kitabı okudu · 2 günde · Puan vermedi

Kitap bitti bana bıraktığı bu vurgun yemişlik hissi ile birlikte bilgisayarımda bir internet fenomeninin -artık ne demekse-yaptığı gösteri ve kazandığı para hakkında konuşuluyor
O an anladım paralel evrenler var. Başka açıklaması olamaz. Bambaşka ve bir birine zıt o kadar keskin renkler ve bambaşka cehennemler var
Yokluk ve çaresizlik ete kemiğe bürünmüş
Yokluk her zamankinden daha hiç, ve çaresizlik her zamankinden daha haşin çünkü, sebebi ekranımdan sızan renkler
O renkler bu bu kadar parlak olduğundan kitaptaki çaresizlik o kadar koyu..
Ve öğretmek çoğu zaman öğrenmektir..
Bir şeyler yazmam gerekiyordu sadece okudum işareti konacak bir kitap değil bu..
Bir öğretmenin çaresizliği sizi bazen o kadar üzüp yorabiliyor ki, o kadar dibe çekiyor ki vurgun yiyorsunuz...

Kader, bir alıntı ekledi.
15 Oca 09:42

"Sana gelmenin adıydı 'gitmek' ve ben her gelişimde , vardiyası vurgun hiçliğime gidiyordum kendimden. Senin gemilerin yanaşacak rıhtım ararken maviliklere, ben seferler düzenliyordum; seyyah gençliğin, rıhtımsız , limansız ve gemisiz esirliğine "

Araz, Kahraman TazeoğluAraz, Kahraman Tazeoğlu

Hayaloğlu
İçindeki vurgun aşklar mezarlığında
Ayrılık, ölümden üste yazılınca,
Gideni durdurmaya yetişmez sesin..
Bir inme gibi dolaşır bedeninde pişmanlıklar
Neylersin..

https://youtu.be/OihHbLgLisI

Gizem Gündüz, bir alıntı ekledi.
14 Oca 15:29 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Susmak, hiç konuşmamak bir seçimdi, ben bağıra bağıra susmayı seçtim her seferinde. Tıpkı ölmek gibi, can çıkarken çığlık çığlığa tanrıya vurgun olmuş bir ölü bedenin çaresizliği, gibi bağırarak konuşamamak.

Kafka Okur Sayı 23, KolektifKafka Okur Sayı 23, Kolektif

İlk aşk sabun köpüğü gibi bir şeydir. Biraz da inattır, biliyor musun, takıntıdır, gençler yaşamaktan çok hayalini kurarlar ilk aşkın. Rüzgar gibi gelir, geçer. Aslında yirmi beşinden önce aşk nedir pek anlamaz insan, şarap gibidir çünkü aşk, tadına varmak için olgunlaşmak lazım. Ayrıca, esas aşk, has aşk, olgun çağda gelendir ki, vurgun yemiş gibi olur insan, feleğini şaşırır??

Mehmet Altıkulaç
Seviyorum ve bu yüzdendir mektuplara sığmayışım sana hasret sana vurgun oluşum.

Susmak, hiç konuşmamak bir seçimdi, ben bağıra bağıra susmayı seçtim her seferinde. Tıpkı ölmek gibi, can çıkarken çığlık çığlığa tanrıya vurgun olmuş bir ölü bedenin çaresizliği gibi bağırarak konuşamamak.