Okan K., bir alıntı ekledi.
12 May 13:37

Şiirler silahşörler gibi etrafımı

sarmış, pencerelerime mermi delikleri açıyor,
tuvalet kağıdımı çiğniyor,
at yarışı sonuçlarını okuyor,
telefonumu fişten
çekiyorlar.



ne işsin, sen, moruk? diye
soruyorlar
silahşör şiirler;
silahına davranmak
ister misin?

Sarhoş Çal Piyanoyu Vurmalı Çalgı Gibi Parmaklar Biraz Kanamaya Başlayana Dek, Charles BukowskiSarhoş Çal Piyanoyu Vurmalı Çalgı Gibi Parmaklar Biraz Kanamaya Başlayana Dek, Charles Bukowski
Emrah Kars, bir alıntı ekledi.
 27 Kas 2017 · Kitabı okudu · 9/10 puan

onları ilk tanıdığınızda öyle anlayışlı bakarlar ki; kahkahalar kum pireleri misali.

sonra, tanrım, zaman geçer ve tavan akmaya başlar. talepler gelir. olduğun ya da olabileceğin herşeye aykırıdır talepler. tuhaftır ama yazdığın hiçbir kitabı okumamıştır, tekini bile. ya da okumuşsa seni kurtarmaya soyunur. yani diğerleri gibi olmanı ister. bu arada iliğini sömürüp milyonlarca ağlarla bağlamışdır seni ve duygusal biri olarak iyi zamanları ya da sana iyiymiş gibi gelen zamanları hatırlamadan edemezsin. kendini bir başına yatak odanda göbeğini sıvazlar ve aman tanrım, olamaz, yine mi, derken bulursun.

oysa bilmeliydik. belki de pamuk helvası bir talihti istediğimiz. inandık belki de. ne saçmalık. köpekler nasıl inanırsa öyle inandık.

Sarhoş Çal Piyanoyu Vurmalı Çalgı Gibi Parmaklar Biraz Kanamaya Başlayana Dek, Charles Bukowski (Sayfa 107 - undefined)Sarhoş Çal Piyanoyu Vurmalı Çalgı Gibi Parmaklar Biraz Kanamaya Başlayana Dek, Charles Bukowski (Sayfa 107 - undefined)
Emrah Kars, bir alıntı ekledi.
27 Kas 2017 · Kitabı okudu · 9/10 puan

iki sinek
öfkeli hayat parçacıklarıdır sinekler;
neden bu öfke? sanki daha fazlasını istiyorlar, öfkeleri sinek olmalarına sanki; benim suçum değil; onlarla birlikte odamda oturuyorum ve sataşıp duruyorlar bana ıstıraplarında; bir yerlerde unutulmuş sahipsiz ruh parçacıkları gibiler; gazeteyi okumaya çalışıyorum ama rahat vermiyorlar.

hangi tanrı musallat etti bu zavallı şeyleri başıma? imparatorluğun diktatörlüğü altında ezilen adamlar var bu dünyada, trajik aşklar var. ben sineklerden çekiyorum...

ve içimde erkeksi bir şey bu kutsalsızlığa daha fazla tahammül edemiyor ve gazeteyi rulo yapıp çakıyorum. ıska!

birşey oldu,
birşey günümün içine etti,
bazen bir adam veya bir kadına ihtiyaç yoktur, canlı bir şey yeterlidir; oturup izliyorum ufaklığı; havada ve varoluşta birlikte örülmüşüz; ikimiz için de çok geç.

Sarhoş Çal Piyanoyu Vurmalı Çalgı Gibi Parmaklar Biraz Kanamaya Başlayana Dek, Charles Bukowski (Sayfa 65 - Parantez)Sarhoş Çal Piyanoyu Vurmalı Çalgı Gibi Parmaklar Biraz Kanamaya Başlayana Dek, Charles Bukowski (Sayfa 65 - Parantez)
Emrah Kars, bir alıntı ekledi.
 27 Kas 2017 · Kitabı okudu · 9/10 puan

bugün iki paket sigara içtim ve dilim yağmur suyuna ulaşmaya çalışan bir tırtıldan farksız, ter damlaları süzülürken yağlı göbeğimden pictures at an exhibition çalıyor radyoda.

işe gidemeyecek kadar hastayım bugün, telefon edip karnımın ağrıdığını söyledim. ya kıçımın ve ruhumun ağrısı?

40 sigara.

otla beslenen dört ayaklı ve elsiz şey nedir? politbüro* değil. eşek olabilir. bir süre için bir eşeğin beyninde olmak ister miydiniz? ödünüz bokunuza karışır korkudan on dakikadan fazla dayanamaz sizi ordan çıkarmaları için yalvarırdınız.

ama varoluşunuza dair bu mavimor kasvetli sanıdan kim çıkaracak şimdi sizi?
ve ödü bokuna karışan benim.

mussorgsky, pictures at an exhibition
https://youtu.be/DXy50exHjes

Sarhoş Çal Piyanoyu Vurmalı Çalgı Gibi Parmaklar Biraz Kanamaya Başlayana Dek, Charles Bukowski (Sayfa 61 - Parantez)Sarhoş Çal Piyanoyu Vurmalı Çalgı Gibi Parmaklar Biraz Kanamaya Başlayana Dek, Charles Bukowski (Sayfa 61 - Parantez)
Emrah Kars, bir alıntı ekledi.
27 Kas 2017 · Kitabı okudu · 9/10 puan

gömün beni
yerden bir şey kaldıramıyorum;­ kirli çoraplar, şortlar, gömlekler, gazeteler, mektuplar, kaşıklar, şişeler, bira şişesi kapakları.

yatağı yapamıyorum, tuvalet kağıdını takamıyorum, dişlerimi fırçalıyamıyorum, saçımı tarayamıyorum, giyinemiyorum.

yarısı yerde kirli çarşafların üstünde çıplak yatıyorum, şiltenin düğmeleri sırtıma batıyor.

telefon çaldığında, kapıma biri geldiğinde, öfkeleniyorum.

bir taşın altındaki böcek gibiyim. aynı korkuyla yataktan çıkmıyor, şifoniyerin üstündeki aynayı farkediyorum.

kaşınmam mucize.

Sarhoş Çal Piyanoyu Vurmalı Çalgı Gibi Parmaklar Biraz Kanamaya Başlayana Dek, Charles Bukowski (Sayfa 51 - Parantez)Sarhoş Çal Piyanoyu Vurmalı Çalgı Gibi Parmaklar Biraz Kanamaya Başlayana Dek, Charles Bukowski (Sayfa 51 - Parantez)
Emrah Kars, bir alıntı ekledi.
27 Kas 2017 · Kitabı okudu · 9/10 puan

sokak panosunda seçim adayının yüzü
işte karşınızda:
akşamdan kalmalığı pek bilmez
kadınlarla fazla tartışmamış
lastiği fazla patlamamış
intiharı bir kez olsun aklından geçirmemiş
diş ağrısı üçü geçmez
öğünleri sektirmez
hiç hapse girmemiş
hiç aşık olmamış
7 çift ayakkabı
üniversitede bir oğul
bir yaşında bir araba
sigorta poliçeleri
yemyeşil bir bahçe
kapakları sıkıca kapatılmış çöp kutuları
seçilecek.

Sarhoş Çal Piyanoyu Vurmalı Çalgı Gibi Parmaklar Biraz Kanamaya Başlayana Dek, Charles Bukowski (Sayfa 49 - Parantez)Sarhoş Çal Piyanoyu Vurmalı Çalgı Gibi Parmaklar Biraz Kanamaya Başlayana Dek, Charles Bukowski (Sayfa 49 - Parantez)
Emrah Kars, bir alıntı ekledi.
 27 Kas 2017 · Kitabı okudu · 9/10 puan

kederden ve alkolden ölüyorum, dedi bana. yumuşak bir perşembe öğle sonrasında garın yakınındaki eski bir otel odasında şişeyi paylaşırken.

ben, diye devam etti, kendime inançla ihanet ettim, kendimi aşkla yanılttım, cinsellikle kandırdım.

şişenin sadakatinden şaşma, dedi, şişe asla yalan söylemez.

gülü kestikleri gibi keserler eti, köpekler gibi ölür insanlar, köpekler gibi ölür aşk, dedi.

aşk için çok çaba sarfetmek gerek, dedi. nefretse kendi başının çaresine bakar.

nefret gerçeği barındırır içinde. güzellik dış cephedir.

dikenden şaşma şişeden şaşma otel odalarında yaşayan yaşlı adamların seslerinden şaşma.

ölümün kahkahasından ve dehşetinden şaşma. kremadan uzak dur. sırım* gibi ol, hazır ol.

bir başına, hazır ve şaşırmadan ölmek, marifet bu.

duyduğun o şahane ağlayış bizim için olmayacak.

asırların yalanları, aşkın yalanları, socrates'in, blake'in ve isa'nın yalanları sonu gelmeyen bir ölümde komşuların ve mezar taşların olacaklar senin.

bu yüzden ağlarız, farkında olmadan.

Sarhoş Çal Piyanoyu Vurmalı Çalgı Gibi Parmaklar Biraz Kanamaya Başlayana Dek, Charles Bukowski (Sayfa 44 - undefined)Sarhoş Çal Piyanoyu Vurmalı Çalgı Gibi Parmaklar Biraz Kanamaya Başlayana Dek, Charles Bukowski (Sayfa 44 - undefined)