Vusala

Güven kırık bir pencereydi. İçeri süzülen soğuk beni kuşatıyor, kalbimin ısınmasına asla izin vermiyordu. Kırık camın parçaları her seferinde içime batıyordu. Güvensizlik beni kanatıyordu. Kimse bu kanı durdurmaya yeltenmemişti bu zamana kadar. Kimse elini bastırıp kendi elini kana bulamak pahasına bana yardımcı olmamıştı. Bu sefer ise bir şeyler oldu sanırım. Güvenin kırık penceresi onarılmak istercesine bana yalvarıyordu âdeta. Birine güvenmemi istiyordu. Babama bile sırtımı çevirecek kadar güvenmeyen ben birine yaslanabilir miydim peki?
Sayfa 47·Kitabı okudu
Reklam
“Dilek tutmaya nə dersin?” Yıllar sonra yine aynı şeyi yapıyorduk. Bu sefer çocukluğumu diledim. Benden çalınan çocukluğumu diledim.
Sayfa 39·Kitabı okudu
Neden bir kadın bağırdığında insanlar kulaklarını kapatıyordu? Neden onun hak ettiğini düşünenler nefes alıyordu? Neden bir kadının bağırması, yardım istemesi onun herhangi bir günah işlediği düşüncesini doğuruyordu? Günah işlemek kadınlara mı hastı? Peki, neden cezaları hep erkekler kesmek zorundaydı? Adalet… Yok muydu?
Sayfa 36·Kitabı okudu
Zor olan ,en karanlık anında el uzatmak ve ışığın onun üzerinde durmasına fırsat yaratmaktı.
Sayfa 30·Kitabı okudu
“Hayatım çok güzel gidiyor.Ama ellerimden.”
Sayfa 29·Kitabı okudu
Reklam