Kitap 12 yıl boyunca Atatürk’ün kütüphaneciliğinin yanında yardımcısı,
gezilerinde eşlikçisi olmuş, özel hayatına tanıklık etmiş Nuri Ulusu’nun hatıralarını naklediyor.
İlk bölümlerde tartışmalı konularda yapılan yorumlar hoşuma gitmedi ancak bir süre sonra bunun bir tarih-araştırma kitabı olmadığı, Atatürk’ü çok seven O’na kalben bağlı bir insanın anıları olduğu gözüyle okumaya başladım ve bu bakış açımı tamamen değiştirdi. Karşımızda iyi niyetle ancak son derece amatör bir ruhla yazılmış bir eser var. Atatürk’ün sert, kararlı ancak bir o kadar şefkatli ve adil tarzını, espritüel kişiliğini, bazen çocuk ruhuyla küsmelerini, barışmalarını, vizyonerliğini, ev hayatıyla ilgili alışkanlıklarını, çocuklarla ilişkilerini v.b. görebileceğiniz güzel tat bırakan bir kitap.
Bu dünyanın sıra sıra görüntüler, bir dizi yanlış yorumlanmış işaretler ve körükörüne benimsenmiş birtakım alışkanlıklardan oluştuğunu, asıl dünyanın ve hayatın bunların içinde ya da dışında, ama yakınlarda bir yerde olduğunu acıyla biliyordum.