Duygu

Hayat bir romana benzerdi. Bir girişi olurdu, küçük bir kelimeyle başlardı. Büyürdü bu kelimeler; satırlara, paragraflara, uzun yazılara dönüşürdü. Engel olamazdın bu yazıların sayfalara dökülmesine. Bir gün gelir, son bulurdu cümlelerin. O her şeyi başlatan küçük kelime bir noktayla birlikte verirdi son nefesini. Bir romanın son cümlesinde bir ruhun çaresizce can verişini hissedebilirdin. Ben bu tozlu satırlarda yolunu kaybetmiş olan altı yaşındaki kız çocuğuydum. Ben altı yaşında ruhumu bir virgüle yenik düşürmüş, noktayı göremeden can vermiştim. yarım kalmışlığımı kendi kendime tamamlamaya çalışırken, kalemimin mürekkebinin kalbimi karartmasına izin vermiştim. Ne kadar direnirsem direneyim, bu karanlığa karşı koyamıyorum. Benimle birlikte büyüyor ve benimle birlikte yıkılmak için hazırda bekliyor. Uyumak için gözlerimi kapattığım an üzerime örtülüyor ve beni boğuyor, nefes almak zorlaşıyor. Ölümün güzelliğine kavuşacağım an ışık kalanını boğuyor ve gözlerimi açıp yarım kalmışlığıma devam ediyorum. MATEM- Hasret Cemre Çınkır
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Her hayatın bir yazarı var, dedim. 'Ama bazen yazar o hikayeyi kontrol edemiyor. Ruh ölüyor, satırlar kül oluyor.' intihar; dedi düşünceli bir sesle. "Satırlar kül olmadan önce her yer alev alıyor,' dedim. 'Ve kimse bu yangını unutamıyor.. Ruh ölüyor, beden kül oluyor ve bir rüzgar tüm külleri dağıtıp hikayeyi bitiriyor. MATEM- Hasret Cemre Çınkır
"..Gökyüzü de unutulmak istemez.." dedi. O yüzden zaman zaman yağdırır yağmurlarını. MATEM- Hasret Cemre Çınkır
Yarı karanlık bir odada sessizliğimi bölen şey gök gürültüsüydü. Dakikalardır öylece yüzüme bakıp konuşmamı bekliyordu. Zihnimde acıyla harmanlanan cümleler dilime dökülemiyordu. Acıyı uzaklaştıramıyorduk. Acıdan kaçamıyorduk. Ondan her kaçtığımı zannederken ona doğru yürüdüğümü fark ediyordum. "Anlatmadığın sürece yaralarının zehrini akıtamazsın," dedi elindeki kalemiyle önündeki deftere bir şeyler karalerken. "Uzun zamandır buraya geliyorsun ve saatlerce oturup hiç bir şey anlatmadan gidiyorsun.' 'Yaralarını kapatmaya çalıştıkça zehri işime akıyor' dedim yağmur damlalarının cama vuruşunu izlerken. 'Sanki zehir ruhumu yakıyor, kalbimi parçalara ayırıyor.. Peki ya zihnin? O acıyı tatmıyor mu?' "Zihnim yıllardır bir kabustan uyanmaya çalışıyor ama başaramıyor ve bu acı dayanılmaz. MATEM- Hasret Cemre Çınkır
O gün diyemedim. Keşke deseydim. Ben sana dost oldum, aile de olurum, evde, çatı da. Ama üzülme. Sen hiç üzülme. Belki söyleyemedim ama o gün kalbimden bir parçayı ellerine verdim. -Kar Kırmızısı