Asilerin,
Kaybedenlerin,
Hayalperestlerin,
Küfürbazların,
Günahkarların,
Beyaz zencilerin,
Aşağı tırmananların,
Yola çıkmaktan çekinmeyenlerin,
Uçurumdan atlayanların...
Dili,sesi
Yeraltı Edebiyatı…..
6.45 koleksiyoneri
Sürmeye devam etti. Motorun sesi ve geçip giden karanlık hoşuma gidiyordu .
Zaman ‘ın içinde hiç dokunulmadan yelken açmak gibiydi. Hareket tartışmasız eylemdi.
Dostoyevski kelimenin tam anlamıyla tutkulu biriydi, fakat İsa’yı kucağına aldığında onu pek çok geri zekâlının başından kabul ettiği şeyi uzun yoldan dolanarak keşfeden biri olarak damgaladım. Yolculuğunu çok parlak bulduğumdan değil. Bu yüzden, onu nihai Hata ‘sından ötürü bağışlıyorum. Oysa aynı
sonu seçen tolstoy başından sonuna kadar sıkısıydı. Bu bağışlanamaz.
Yalnız yaşadığım dönemlerde kendime özgü lezzetlerim vardı. Örneğin telefonu fişten çeker , kapı zilini iptal eder, perdeleri çeker ve 3-4 gün ve geceliğine yatağa girerdim . Arada sırada sadece işemek,bir bardak su içmek ya da bir şeyler yemek için kalkardım. Bu zamanlar çok değerliydi binim için; kutsal. Şarj eden bir akü gibiydim