Rümeysa Tiryaki

Rümeysa Tiryaki
@wenniesblog
15 Ağustos
54 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi
Sayın Emre Timur'un okuduğum ilk kitabı.Bu kitapla ve yazarımızın kalemiyle tanıştığım için çok mutluyum. Kitabın kapağında yazan "varoluşçu roman" ibaresinden yola çıkarak söylüyorum ki;gerçekten bu kitap var oluşunuzu sorgulamaya itiyor,bambaşka düşüncelerle sizi başbaşa bırakıyor. Bu kitabı okuduğunuz ilk sayfadan itibaren kendinizi,duygularınızı,düşüncelerinizi kısacası hayatınızı sorguladığınız bir yolculukta buluyorsunuz kendinizi. Kitaptan kısaca bahsedecek olursam eğer; başkahramanımız sıradan bir hayata sahip olan,eşini çocuklarını işini bir kenara bırakıp,kendini sorgulamak,benliğini bulmak adına içinde bulunduğu hayatı terk eden bir adam. Bu benlik arayışında kendini hastaları eğlendirmek,mutlu etmek için paylaço kimliğine bürünür,eski kimliğinden kendini tamamen soyutlar. Bu benlik arayışı vasıtasıyla benliğini keşfeden Paylaço Bey ile siz de benliğinizi sorgulayıp,keşfetmeye başlayacaksınız. Özellikle benim gibi insan psikolojisi üzerine ilgisi olan,araştırma yapan tüm takipçilerime,tüm okurseverlere tavsiye ederim.Bunun yani sıra karakterlerin hissettiklerini harika kelimelerle betimleyişi öyle ilgi çekici ki hayran kalmamak elde değil.Mutlu olduğunuz hayatı ve kendinizi keşfetmeniz dileğiyle,iyi okumalar diliyorum.
Palyaçonun ListesiEmre Timur · Az Kitap · 2018352 okunma
"Acının türleri vardır. Acıyı hayatlarımızdan büsbütün yok etmenin de yolu yoktur. Erteleyebiliriz veya görmezden gelebiliriz. Yok sayabiliriz. Tıpkı gerçekler gibi. Ama büsbütün yok edemeyiz. Hem acılar yararlıdır da. Birincisi bizi yalanlardan kurtarır. İkincisi ortalarda garip veya kötü bir şeyin olduğunu haber verir. Ve öldürmezse de güçlendirir." "Yaptığı şeylerden değil,yapmadığı şeylerden pişman olur insan."

Rümeysa Tiryaki

, bir kitap okudu
6/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2020 36. kitabı
Stephanie Perkins
7.1/10 · 3.033 okunma
6/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2020 36. kitabı
Merhabalar,serinin ikinci kitabıyla karşınızdayım! Her gün bambaşka rengarenk peruklarla,kendi dikmiş olduğu kostümlerle,ilginç aksesuarla,abartılı makyajlarla bir karakter hayal edin,sınırsız hayal gücüne sahip,adeta her gün farklı biri gibi olan.Evet işte o delidolu kız Lola!Lola kötü çocuk nitelendirebileceğimiz kendinden yaşça büyük sevgilisi Max ile birlikte mutlu bir ilişki sürdürüyordur.Her şey yolunda giderken beklenmedik bir şekilde her zaman eskilerden biri çıkagelir ya.. Lola'nın çocukluk aşkı Cricket geri dönmüştür. Lola kendini iki aşkın arasında kararsız bir halde bulur. Bir seçim yapması gerekmektedir; ya ilklerini beraber yaşadığı,havalı,rock yıldızı sevgilisi Max ya da çocukluk aşkı,yaratıcı ve becerikli Cricket.. Kitabın ana karakteri olan Lola özgüveni yüksek olmasına rağmen ne istediğinin pek farkında olmayan biriydi.Cricket'ın şapşal ve tatlı oluşu kalbimi işitti diyebilirim.Max ne kadar olgun bir karakter olsa da biraz bencil ve hayatta anı yaşayıp,geleceği umursamayan bir karakterdi. Ayrıca Lola'nın ebeveynleri eşcinseldi ve ilk kez bir kitapta böyle bir aile ile karşılaştım. Bu ayrıntı LGBT olan bireyler adına son derece destekleyiciydi. Kısacası biraz sıradan bulsam da çerezlik olarak okunabilecek tatlı mi tatlı şirin mi şirin bir aşk hikayesi...
Lola ve Komşu ÇocukStephanie Perkins · Yabancı Yayınevi · 20193,033 okunma
7/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2020 35. kitabı
Baş kahramanımız Anna,ailesinin koyduğu şartlar üzerine Fransa'da bulunan bir yatılı okula gönderilir.Daha önce hiç bulunmadığı ve uzak hissettiği bu ülkede kendini yalnız hissetmeye başlar fakat zamanla kendini harika bir arkadaş grubunun içinde bulur.Çok geçmeden grubun üyesi olan ve okulda çok sevilen;yakışıklı,popüler çocuğumuz Etienne St.Clair'a gönlünü kaptırmıştır. Kitaptan kısaca bahsedecek olursak; Anna'nın okul hayatında yaşadıkları,arkadaşlık ve aile ilişkilerine tanıklık ediyoruz.Ayrıca yazarın başarılı betimlemeleriyle Paris'i sanki gerçekten geziyormuş,deneyimliyormuş gibi hissetmeniz kaçınılmaz.Normalde her okuduğum kitapta mutlaka favori bir karakterim olur fakat bu kitap için malesef aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Baş karakterimiz Anna karşılaştığı olaylar karşısında çok çabuk pes ediyordu,güçlü bir karakter değildi. Onun yanı sıra aşık olduğu St.Clair'da alıştığı kişilere körü körüne bağlanan ve ukala bir karakterdi.Yan karakterlere zaten çok fazla yer verilmemişti. Eğer romantik kitaplara ve Fransa,Paris'e karşı ilgi duyuyorsanız kolaylıkla seveceğiniz bir kitap fakat belirtmekte fayda var kalıcı bir etkiden ziyade keyifli bir okuma zamanı ve tatlı bir roman niteliğinde.Ayrıca belirtmeden geçemeyeceğim kapak tasarımına kısacası ba-yıl-dım!Şimdiden iyi okumalar,kitaplarla kalın!
Anna ve Fransız ÖpücüğüStephanie Perkins · Yabancı Yayınları · 20171,718 okunma