son durağa gelmeden yolculuğun bitmek üzere olduğunu haber vermediler. birdenbire 'buraya kadar!' dediler. oysa bilseydin nasıl dikkatli bakardın istasyonlara, pencereden görünen hiçbir ağacı, hiçbir gökyüzü parçasını kaçırmazdın. bütün sularda gölgeni seyrederdin.
iyilerin iyi tohumları, kötülerin kötü tohumları vardı. ama tohumları kolayca göremezsiniz. içlerinden biri uyanma hevesine kapılana kadar toprağın derinliklerinde öylece uyurlar.
" öyleyse soruyorum, kendisinden nefret eden bir adam başkasını sevebilir mi? kendisiyle anlaşamayan kişi bir başkasıyla anlaşabilir mi? kendisinden bile bıkmış usanmış kişi başkasına keyif verebilir mi? bana göre, insan Delilikten daha deli değilse bu sorular karşısında sadece susar. "