• İnsan, hem beceri farklılıklarının haklarda farklılığı haklı çıkarmadığı gerekçesiyle, bir sınıf olarak erkekler arasında eşitliği korumaya çalışıp, hem de daha az yetenekli oldukları gerekçesiyle kadınları bir sınıf olarak dışlayamaz. Eğer kadınlar, ortalama bir kadının ortalama bir erkekten daha az becerikli olduğu varsayımına dayanarak dışlanırlarsa, o zaman ortalama erkekten daha az becerikli olan bütün erkekler dışlanmalıdır.
  • Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi öğretim görevlisi olan Prof. DR. Muharrem KILIÇ hocanın öğrencileriyle paylaştığı kitap listesi:

    Sophokles, Antigone

    Aristophanes, Eşek Arıları

    Platon, Toplu Diyaloglar

    Platon, Sokrates’in Savunması

    Platon, Devlet

    Platon, Yasalar

    Aristoteles, Politika

    Aristoteles, Retorik

    Aristoteles, Nikomakhos’a Etik

    Aristoteles, Atinalıların Devleti

    Farabi, İdeal Devlet

    Farabi, Mutluluğun Kazanılması

    Nizamülmülk, Siyasetname

    İbn Hazm, Güvercin Gerdanlığı

    İbn Tufeyl, Hay Bin Yakzan

    Feridüddin Attar, Mantıku’t-Tayr

    İbn Rüşd, Siyasete Dair Temel Bilgiler

    Thomas Aquinas, Varlık ve Öz

    Nasreddin Tusi, Ahlak-ı Nasıri

    İbn Haldun, Mukaddime

    Desiderius Erasmus, Deliliğe Övgü

    Thomas Moore, Ütopya

    Niccolo Machiavelli, Prens

    Kınalızade Ali Efendi, Ahlak-ı Alai

    Francis Bacon, Denemeler

    Tommaso Campanella, Güneş Ülkesi

    William Shakespeare, Venedik Taciri

    Hugo Grotius, Savaş ve Barış Hukuku

    Francis Bacon, Yeni Atlantis

    Rene Descartes, Metot Üzerine Konuşma

    Thomas Hobbes, Leviathan

    John Locke, Yönetim Üzerine İkinci İnceleme

    David Hume, İnsan Doğası Üzerine Bir İnceleme

    Montesquieu, Kanunların Ruhu Üzerine

    Jean Jacques Rousseau, İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı

    Jean Jacques Rousseau, Toplumsal Sözleşme

    Cesare Beccaria, Suçlar ve Cezalar Hakkında

    Jeremy Bentham, Yasamanın İlkeleri

    Heinrich von Kleist, Michael Kohlhaas

    Carl von Savigny, Çağımızın Yasama ve Hukuk Bilimi Konusundaki Görevi Üzerine

    Johann Wolfgang von Goethe, Faust

    Victor Hugo, Bir İdam Mahkûmunun Son Günü

    Auguste Comte, Pozitif Felsefe Dersleri ve Pozitif Anlayış Üzerine Konuşma

    Alexis Tocqueville, Amerika'da Demokrasi

    Karl Marx, Komünist Manifesto

    Henry D. Thoreau, Haksız Yönetime Karşı

    Alexis Tocqueville, Eski Rejim ve Devrim

    John Stuart Mill, Özgürlük Üzerine

    Victor Hugo, Sefiller

    John Austin, Hukukun Belirlenmiş Alanı

    Dostoyevski, Suç ve Ceza

    Rudolf von Jhering, Hukuk Uğrunda Savaş

    Paul Lafargue, Tembellik Hakkı

    Friedrich Nietzsche, Böyle Buyurdu Zerdüşt

    Emile Durkheim, İntihar

    Emile Zola, Suçluyorum

    Max Weber, Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu

    Emile Durkheim, Dinsel Yaşamın İlk Biçimleri

    Franz Kafka, Dönüşüm

    Carl Schmitt, Siyasi İlahiyat

    Franz Kafka, Dava

    Jose Ortega Y Gasset, Üniversitenin Misyonu

    Hans Kelsen, Saf Hukuk Kuramı

    Jose Ortega Y Gasset, Sistem Olarak Tarih

    Louis Le Fur, Tabii Hukuk Nazariyesi ve Modern Doktrin

    Antoine de Saint-Exupéry, Küçük Prens

    Ernst Hirsch, Pratik Hukukta Metod

    Bertrand Russell, Batı Felsefesi Tarihi

    George Orwell, Hayvan Çiftliği

    Bertolt Brecht, Kafkas Tebeşir Dairesi

    Erich Fromm, Sevgi ve Şiddetin Kaynağı

    George Orwell, 1984

    Albert Camus, Doğrular

    Albert Camus, Başkaldıran İnsan

    Martin Heidegger, Düşünmek Ne Demektir?

    Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü

    Ernst H. Kantorowicz, Kralın İki Bedeni

    Takiyettin Mengüşoğlu, Felsefeye Giriş

    Harper Lee, Bülbülü Öldürmek

    Gustav Radbruch, Hukukta Bilgelik Dolu Özlü Sözler

    William Frankena, Etik

    H.L.A Hart, Özgürlük ve Ahlak

    L.L. Fuller, Hukukun Ahlakı

    Wilhelm Weischedel, Felsefenin Arka Merdiveni

    William McNeill, Dünya Tarihi

    Anthony Giddens, Kapitalizm ve Modern Sosyal Teori

    John Rawls, Bir Adalet Teorisi

    David Harvey, Sosyal Adalet ve Şehir

    Robert Nozick, Anarşi, Devlet ve Ütopya

    Michel Foucault, Hapishanenin Doğuşu

    Duncan Kennedy, Modern Hukukun Kaderi

    Michael E. Tigar, Kapitalizmin Yükselişi ve Hukuk

    Richard Sennett, Kamusal İnsanın Çöküşü

    Edward Said, Şarkiyatçılık

    Simon Roberts, Hukuk Antropolojisine Giriş

    Michel Villey, Roma Hukukunun Güncelliği

    Umberto Eco, Gülün Adı

    Ernst Hirsch, Anılarım

    Hugh Collins, Marksizm ve Hukuk

    Ronald Dworkin, Hakları Ciddiye Almak

    Ronald Dworkin, Hukukun Hükümranlığı

    Joseph Raz, Özgürlük Ahlakı

    Zygmunt Bauman, Yasa Koyucular ve Yorumcular

    J. Verges, Savunma Saldırıyor

    Roger Cotterel, Hukukbilimin Politikası

    Gianfranco Poggi, Devlet

    Costas Douzinas, Adalet ve İnsan Hakları

    Simon Clarke, Devlet Tartışmaları

    İlber Ortaylı, Osmanlı Devletinde Kadı

    Krishan Kumar, Sanayi Sonrası Toplumdan Post-Modern Topluma

    Andre Comte-Sponville, Büyük Erdemler Risalesi

    Cristopher Pierson, Modern Devlet

    Jared Diamond, Mikrop ve Çelik

    Jürgen Habermas, Kamusallığın Yapısal Dönüşümü

    Eveline T. Feteris, Hukuki Argümantasyonun Temelleri

    Cengiz İlhan, Mecelle: Hukukun Doksan Dokuz İlkesi

    Oral Sander, Siyasi Tarih

    Alaattin Şenel, İnsanlık Tarihi

    Antonio Negri, İmparatorluk

    Cemal Bali Akal, Modern Düşüncenin Doğuşu

    Will Kymlicka, Çağdaş Siyaset Felsefesine Giriş

    Mehmet Ali Ağaoğulları, Kent Devletinden İmparatorluğa

    Mehmet Ali Ağaoğulları, Levent Köker, İmparatorluktan Tanrı Devletine

    Mehmet Ali Ağaoğulları, Tanrı Devletinden Kral Devlete

    Cemal Bâli Akal, Mehmet Ali Ağaoğulları, Levent Köker, Kral Devlet Ya Da Ölümlü Tanrı

    Mehmet Ali Ağaoğulları, Reyda Ergün, Filiz Çulha Zabcı, Kral-Devletten Ulus-Devlete

    Mehmet Ali Ağaoğulları, Ulus-Devlet ya da Halkın Egemenliği

    Raymond Wacks, Hukuk Kuramını Anlamak

    Luc Ferry, Gençler İçin Batı Felsefesi

    Halil İnalcık, Adalet Kitabı

    Ali Murat Özdemir, Sözün Mülkiyeti

    Jonah Lehrer, Karar Anı

    Michael Sandel, Adalet

    Peter Watson, Fikirler Tarihi

    Martin Loughlin, Kamu Hukukunun Temelleri

    Kenneth E. Himma, Hukukun Ahlaki Kriterleri

    Ahmet Cevizci, Uygulamalı Etik

    Sue Donaldson, Will Kymlicka, Zoopolis: Hayvan Haklarının Siyasal Kuramı

    Muharrem Kılıç, Hukuksal Aklın Sosyo-Politik Bağlamı
  • Şu örneği değerlendirelim. Bu, itfaiye, polis ve ordu gibi belli işlere girişteki ağırlık ve boy kurallarıyla ilgilidir. Bu kurallar, resmen cinsiyeti dikkate almaz. Ama erkekler normalde kadınlardan daha uzun ve ağır olduğu için, bu kurallar birçok kadının bu görevler için başvuruda bulunmamasını sağlamaya yarar. Bu tür kurallar genelde işde kullanılan teçhizatın belli bir uzunluğu ya da gücü gerektirdiği, dolayısıyla bu kuralların iş için geçerli zorunluluklar olduğu gerekçesiyle savunulur. Ancak teçhizatın neden 1.60’lık insanlar için değil de örneğin 1.75’lik insanlar için tasarlandığını sormak zorundayız. Elbette yanıt, bu teçhizatı tasarlayan insanların, teçhizatın erkekler tarafından kullanılacağını düşünüp erkeklerin ortalama boy ve kilosuna göre tasarım yaptıklarıdır. Ama bu bir zorunluluk, bir kaçınılmazlık değildir. Aynı teçhizatı daha ufak tefek insanlara göre de tasarlamak mümkündür. Örneğin erkeklerin geleneksel olarak Batı’daki hemcinslerinden kısa olduğu Japonya’da ordu ve itfaiye teçhizatı daha kısa ve daha hafif insanlara göre tasarlanmıştır. İkinci Dünya Savaşı’nı yakından bilen hiç kimse, bunun Japon ordusunun verimliliğini düşürdüğünü ileri süremez. Cinsiyet eşitliği, kadınların da bu işi alabileceği düşünülerek işin yeniden tasarlanmasını gerektirir.
  • Birleşmiş Milletler “Kadınların On Yılı” bildirisinde şunları belirtmişti: Kadınlar dünya nüfusunun yarısını oluşturuyor. Dünya ölçeğinde toplam çalışma saatinin üçte ikisinde kadınlar çalışıyor. Kadınlar dünya gelirinin onda birini elde ediyor. Ve kadınlar dünya üzerindeki mülkün yüzde birinden daha azına sahip.
  • Will Kymlicka'ya göre günümüz dünyasında 184 tane bağımsız devlet, 600 adet yaşayan dil grubu ve 5.000 civarı etnik grup var. Uluslararası Carnegie Vakfı'na göre (1910 yılında kuruldu. Kurucusu 101 milyar dolarlık servetiyle ABD tarihinin en zengin 6. adamı kabul edilen Andrew Carnegie idi. Carnegie mezar taşına "Burada kendisinden daha akıllı insanları çalıştıran birisi yatıyor" diye yazdırmıştı) hali hazırda 60 civarında ulus devletin altında aktif etnik yapılar kendi bağımsızlıkları için mücadele etmeye devam ediyor. Ortalama her devlette 27 etno-kültürel grup bulunmaktadır. Daha ihtiyatlı bir tahminin ortalaması alındığında ise ortalama her devlet 7 ana etnik grup barındırmaktadır. Bugün kendi içinde farklı etnik yapı barındırmayan bir ya da iki ülke (İzlanda gibi) bulunmaktadır.

    Örneğin AB ülkelerinde 24 resmi dil konuşuluyor. Azınlıklar ve yerel diller de hesaba katıldığında bu sayı 60'ı buluyor. Avrupa Birliği 300'ün üzerindeki azınlığı da kapsıyor. Her yedi Avrupalıdan biri dilsel-kültürel bir azınlığın parçası durumunda ve bunların (sonradan göç edenler hariç) 100 milyon kişiden fazla olduğu ifade ediliyor. Çin'de resmi olarak tanımlanmış 56 etnik grup var. Bu rakamın gerçekte 300 civarında olduğu tahmin ediliyor. Rusya 100 civarı etnik grubu bünyesinde barındırıyor. Latin Amerika ve Karayipler 400'den fazla etnik grubu içeren 50 milyondan fazla insanı barındırıyor. Yapılan araştırmalar tüm etnik grupların yarısından fazlasının tamamen bir ülke sınırları içinde bulunduğunu; belli başlı etnik grupların ise %40'ından fazlasının iki ya da daha fazla ülkeye dağıldığını gösteriyor.
    *
    Buradaki soru şudur: bu kadar farklılık/çeşitlilik, çatışma, savaş ve çatışma potansiyeline rağmen uluslararası düzen (ekonomik/siyasi/hukuki) varlığını nasıl devam ettirebiliyor? "Ötekinin hakkı"nın kutsal bir söylem olarak yerleştirildiği bir dünyada nasıl oluyor da "biz ve öteki" aynı uluslararası kalıplar içinde idare edilebiliyoruz?

    Hardt ve Negri'nin İmparatorluk kitabındaki şu paragraf bu soruya bir cevap bulmak ve dünyanın işleyişine ilişkin bir çerçeve oluşturmak açısından yararlı olabilir:

    "Emperyalizmin aksine imparatorluk, toprak temelli bir iktidar merkezi yaratmadığı gibi, sabit sınırlara ya da engellere dayanmaz. İmparatorluk, giderek bütün yerküreyi kendi açık ve genişleyen hudutları içine katan merkezsiz ve yertsizyurtsuzlaştırılmış bir yönetim aygıtıdır. İmparatorluk, değişken komuta ağları yoluyla melez kimlikleri, esnek hiyerarşileri ve çoklu mübadeleyi idare eder. Emperyalist dünya haritasındaki ayrı ulusal renkler, İmparatorluğun küresel gökkuşağı içinde eriyip kaybolmaktadır."

    Ve ekliyor Hardt ve Negri:
    "Bütün çatışmalar, bütün krizler ve anlaşmazlıklar [emperyal otoritenin] bütünleşme sürecini hızlandırır."
    *
    Mezhep, meşrep, hizip, ırk, cinsiyet, tür, etnisite vb. merkezli hemen her türlü çatışma küresel imparatorluğun temel düzenleyici normlarını gerektirir ve meşrulaştırır. Küresel imparatorluğun bitmeyen iç savaşlara ihtiyacı vardır; her alanda! Dolayısıyla herkesin herkese karşı savaşabileceği en az bir "meşru" sebep gerekiyor...

    Herkesin herkesi yıkıp devirdiği dümdüz bir dünyada sermaye yağ gibi akacak, imparatorluk kendini bu çatışmaların yarattığı belirsizlik ve kırılganlık içinde inşa etmeye devam edecektir.

    Mücahit Gültekin