Gözlerimi kapattım, bugün içinde namaz kılınmasına bile müsaade edilmeyen İydgâh'ı, Abdulkâdir Dâmolla'yı dinlemek üzere ikindi namazlarından sonra Uygurların akın akın doldurduğu dev bir ilim meclisi olarak tahayyül ettim. Hayali cihana değer...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Çin'in mantığına göre: "Çocuklar fiziksel ve zihinsel gelişimlerinin kritik bir aşamasındadır. Bağımsız düşünme yeteneğine sahip değillerdir. Tüm ebeveynler ve arkadaşlar aktif olarak işbirliği yapmalı ve çocuklar dinden uzak tutmalıdır." Çin devletinin resmi belgelerinden alıntıladığım bu cümleleri, çocukların İslam'la tanışması söz konusu olduğunda, Türkiyede de bazı kesimlerin dilinden aynı şekilde duymak oldukça ilginç.
Çin yönetiminin kubbe düşmanlığı öylesine çılgın boyutlara ulaşmış durumda ki, alışveriş merkezi ya da apartman gibi sivil yapılarda kubbe veya kubbeye benzer yuvarlak kısımlar varsa onları da yok ediyorlar. Kaşgar ve Hoten'de bu uygulamanın gülünç örnekleriyle karşılaşmak mümkün. Tepeleri yontulmuş binalar, adeta "bizim ne suçumuz vardı" dercesine bakıyor etraflarına.
Taha Kılınç hocanın son kitabı mutlaka okunması ve anlatılması gereken bir kitap.. yaşadıklarını kendisinden dinlediğinizde gerçekten o duygunun sirayetini hissediyorsunuz. Çin ne kadar durdurmaya çalışsa da biz Doğu Türkistan için ses vermeye devam edeceğiz. Bu kitap da Taha hocanın deyişiyle "geleceğe bir miras" olacak. Okuyalım, anlatalım, yayalım..