Onunla birlikteyken başka hiçbir şeyin önemi kalmıyordu ve sakinleşiyordum. Beni dengeliyordu. Bir tek ona bakmak bile bana huzur veriyordu ve herhalde bu yüzden uzun uzun, gözlerimde aşırı bir yoğunlukla onu izliyordum. Artık kimse kimseye öyle bakmıyor. Rose'u her anlamda istiyordum. İstemek yoksunluktur. Başka bir şey değildir. Annemin boğulmasıyla birlikte bana daha da sonsuzmuş gibi gelen uçsuz bucaksız bir boşluk, bir uçurum oluşmuştu ama Rose'a bakarken kendimi yeniden var olmuş gibi, tutunabileceğim bir şey varmış gibi hissediyordum. Dengede hissediyordum.