Bir çocuk ile yaşlı bir insan, her ne kadar mutluluk içinde yaşasalar da doldurulamayacak bir boşluk, odanın bir köşesinde soluyan ölüm sessizliği, bir ürperti gibi gelir.
Bu dünyada kan bağım olan hiç kimse yoktu. Her yere gidebilir, her şeyi yapabilirdim. Bu düşünce sersemletiyordu.
Aniden, dünyanın böylesine büyük, kainatın böylesine karanlık olduğunu görmek . . . Bunun sınırsız cazibesi, sınırsız yalnızlık . . . İlk kez, bu günlerde, ona bu ellerle, bu gözlerle bakıyordum. Şimdiye kadar dünyaya yarı kör bakıyormuşum, diye düşündüm.