Okur
159 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Acımak romanını bir de benden dinle
Baba ve kız ilişkisi diye bir şey vardır. Bu duvar kimi zaman öyle kalındır ki o duvara gelen hiçbir kuvvet yıkamaz. Fakat yine öyle duvarlar vardır ki henüz üstü sıva bile tutmamıştır. Her esen rüzgar girer tuğlanın deliklerinden içeri, her yağmur ıslatır kiremitleri ve her söz incitir kemikleri... "Acımak" bir kız çocuğunun, gösterilmek istenen babasına karşı aldığı tutumun bir hatıra defteri ile gelişim ve değişimini gösteren bir romandır. Benim babam neden böyle diyenleriniz ve şikayet edenleriniz varsa şiddetle tavsiye ederim. Çünkü bizim göremediğimiz yerde başka geçmişler var.
Acımak
8.8/10
· 21,8bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
6
duru
Yere Yakın Yıldızlara Uzak'ı inceledi.
224 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Derin bir kitap Yere Yakın Yıldızlara Uzak. Noktasıyla, virgülüyle. Kitabı okurken asla gözyaşlarım kesilmedi. Her satırında bir gözyaşı daha aktı. Kitabı bitirdikten sonra sanki o günün son günümüzmüş gibi yaşamamız gerektiğini fark ettim çünkü gerçekten de ne zaman ne olacağı belli olmuyor. Bestegül mesela. Her günkü gibi dershanesine gitmek için annesini öpüp çıktı o evden. Oğuz... Belki de evden çıkmadan önce kardeşini görmedi bile. Bestegül ve Oğuz çok özel karakterler. Onların aşkına sonsuza kadar inanıyorum. O istasyonda beraber ayakta kaldılar. Birbirlerine tutundular. Her şey istedikleri gibi olmadı ama belki de ikisi de hayatlarındaki en güzel günleri yaşadılar.
Yere Yakın Yıldızlara Uzak
OKUYACAKLARIMA EKLE
10
Pınar
Şişhane'ye Yağmur Yağıyordu'yu inceledi.
96 syf.
9 hikayenin yer aldığı kitapta en dikkatimi çeken kitaba ismini veren hikaye oldu. Bu hikayeyi güzel kılan unsur ise ilk sayfalarda saklı. Burda bir bakış açısı üzerinde durulmuş. Amerikalı bir fotoğrafçının makinesinin objektifini çıkartıp bir at gözünün retinasini takarak fotoğraf çektiği söylenmiş. Ve nesnelerin daha büyük göründüğünü. 'Hayvanlar insanları büyük görmeli ki onlara itaat edebilsinler' diye yorumlanmış bu durum. Bu hikâyede aklımda en çok kalan bu. Kitapla ilgili yapacağım olumsuz eleştiri Türkçe olmayan cümlelere fazla yer verilmiş, aşağida kelimelerin Türkçesi verilmiş. Ona bakarken hikayeden kopuyorsun. Hikayelerde sıradan insanların hayati var.
Şişhane'ye Yağmur Yağıyordu
OKUYACAKLARIMA EKLE
4
R Hazan Orhan
İncir Kuşları'ı inceledi.
328 syf.
·
3 günde
·
Puan vermedi
“…Beklenen yağmur en sonunda yağar ama savaştan geriye kalan her şeyi yağan yağmurun temizlemesi mümkün müdür acaba?Savaşlarda onca yaşananlar insanoğlunun en karanlık ve en vahşi taraflarına ait öykülerse ,makineli tüfekler ve top mermileri art arda patlayıp etrafa ölüm saçıyorsa,tecavüz mağduru zavallı kadınlar “nefret çocuklarını dünyaya getiriyorsa…Ne yazık ki savaştan geriye kalan bu pislikleri temizlemeye göğü yararak bardaktan boşalırcasına yağan yağmurun dahi gücü yetmez.” Yetmedi de,bu satırlar o gerçeklerin ancak bir kısmını anlatıyor ki yetmedi.Suada’nın dediği gibi 20.yy da Avrupa’nın gözleri önünde Sırpların 1.Kosova Savaşında Müslüman Türklere beslediği tarihin kinini kustular Bosnalı müslüman Boşnaklara. Her yer yakılıp yıkılırken bombalanırken Bosnalı kadınlar makyaj yapıp çıktıkları sokaklarda o psikoloji ile adetâ kendi içlerinde bir direniş gösteriyorlardı.Binlercesi esir alınmış,kamplarda işkencelere maruz kalmış ve ailelerin gözleri önünde tecavüz edilmişlerdi.Suada’nın ailesinin evinde bahçedeki incir ağacına konan kuşlar dahi bombalanmıştı.İncir Kuşları günahsız küçücük bir kuşun dahi hayatta kalamayacak derecede bombalanıp yok edildiği Saray Bosna’nın Müslüman Boşnaklarının içindeki yaşam umudunu söndürmek için her şeyi yapan katliamcıların kinini ve savaşın soğuk yüzünü okuyucuya iliklerine kadar hissettiriyor.Bu savaşın içerisinde hayatta kalmaya çalışan Suada ve Tarık’ın aşkı ise okuyucunun dahi yüreğini okurken yakıp kavuran acıya az da olsa umut damlaları serpiyor.Böylesine saf aşkı ve yaşama umudunu ayakta tutan Suada’nın Tarık’tan her akşam onu düşünerek çalmasını istediği Joaquin Rodrigo’nun Concierto de Aranjuez iyle ,sanatın gücünü de hiç azımsamamak gerekiyor ve okurken bir yandan kulağınıza fısıldatmak ta yakın tarihin bu kanlı yüzünü iliklerinize kadar hissetmenizi sağlıyor.
İncir Kuşları
8.9/10
· 16,3bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
3
Minel Karabulut
Yeşilin Kızı Anne 3'i inceledi.
384 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Yeşilin Kızı Anne 3
Herkese merhaba Ben ve bir Anne serisi daha DİKKAT SPOİLERSIZ KISIM Yıl (1885-1887) yani Anne'in (18-20) yaşları arası Eğer kitaptaki favoru shipiniz Shilbert ise bu kitabın başlarını sinirlenerek okursunuz benim gibi her neyse... Anne bir okula müdürlük teklifi üzerine işe alınır. Ve 5-6 arkadaşı ile bir ev kiralarlar vesayre vesayre kitabı okuduktan sonra spoilerli kısmı oku DİKKAT SPOİLERLİ KISIM Üstteki kısımdan devam ediyorum... Gilbert Anne'i görüyor ve" biliyorum ikimizde yoğunuz Anne ama ben sana aşığım... Benimle evlenir misin Anne" diyor ve Anne nedense "hayır" diyip oradan uzaklaşıyor(ya sabır) Anne bir gün okul çıkışı yağmur bastırıyor ve tabi her kitapta olduğu gibi okurları kızdırarak içeri giriyor ROY.... Ve Anne şemsiyeyi uzatıp eve yürümeyi teklif ediyor... Çok 3 nokta koyuyorum sanırım ama kendime sabır diliyorum. Tabi Anne'de Gilbert'a aşık olmadığını düşünüp en sinir olduğum karakter Roy ile eve yürümeyi kabul ediyorlar. En kötüsüde ne biliyor musunuz? Sevgili oluyorlar 2 yıl sonra Roy Anne'e gidip "bence evlenelim" diyor Anne'de doğru bir karar alarak "yapamam Roy ben sana aşık değilim..." diyor ve hayatında aldığın en doğru kararı alıyor. Sonra Anne 2 sene sonra Gilberth ile karşılaşıyorlar... Geldik en sevdiğim kısma Sayın L.M Montgomery neden böyle güzel bir bölümü en sona koydun. Gilbert Anne'e yaklaşarak "Anne sana 2 sene önce sunduğum teklifi tekrar sorsan ne derdin" diyor. Anne de kabul ederdim tarzı birşey söylüyor. Ben son sayfada ağladım yani en azından 1 damla göz yaşı ama maalesef sadece bir göz yaşı dökmedim... Nasılsa Spoilerli kısın Rubby Gills'nin ölmesine çok ağladım... Ama bu puan kırmamı etkilemez şimdiden iyi okumalar dilerim... Anne büyüdü artık. Aşıkları var. Bir sürü evlenme teklifi aldı. Ama hiçbirini kabul etmedi. Çünkü onun kalbi Gilbert'a ait. Ama o bunun farkında değil.
Yeşilin Kızı Anne 3
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
Gizem Çetin
Gölge’nin Dünyası'ı inceledi.
166 syf.
·
8 günde
·
6/10 puan
Bilinç akışı tekniğiyle yazılmış olan bu kitap üç bölümden oluşuyor. İlk bölüm tamamen içsel konuşmalardan, ikinci bölüm felsefe öğrencisi Kaan'ın akıl hastanesine yatırılmasından ve oradaki diğer hastalarla tanışmasından, üçüncü bölüm ise geriye kalanlardan bahsediyor. Her sayfada altı çizilesi alıntılar yakalayabilmek, hayata, topluma, insanlara, varlığa ve yokluğa dair düşüncelere rastlayabilmek, satır aralarında Oğuz Atay tadı almak mümkün. Yazar genç yaşına rağmen iyi bir eser yazmış. "Peki neden 6 puan verdin" diye soracak olursanız, kitap kimi yerde akıcılığını kaybediyor. Yoğun bir felsefe içeriyor, evet ama edebi olarak gelişmeli. Ayrıca yazarın Oğuz Atay etkisinden kurtulup kendi tadını bulmak için zamanı olduğunu düşünüyorum. İleride çok daha başarılı eserler yazabilir.
Gölge’nin Dünyası
OKUYACAKLARIMA EKLE
5