• Belki bana inanamayacaksın, ama buraya kadar yazdıklarımda en ufak bir yalan bile yok. Hayal gücümün ürünü olsalar da yalan değiller.
    Kobo Abe
    Sayfa 160 - Devrim Çetin Güven (çev.), Sel, 2019.
  • 859 syf.
    ·21 günde·Beğendi·10/10
    Dün akşam, iş dönüşü yorgun olduğumdan işten gelir gelmez uyudum ve saat 12 gibi uyandım. Bu saatte ne yapılır. En iyisi Ateş Kadehi'nin kalan kısmını okuyayım dedim - Demez olaydım :D (Sebebini birazdan anlayacaksınız) - 12 gibi kitabın kalan kısmını okumaya karar verdim. 508. sayfadaydım ve geri kalan 150 sayfalık kısmı normalde bugünün akşamında bitirmeyi düşünüyordum. Ama ne hacet. Kitabı elimden bırakamadım bir türlü. Hem de bu sabah 7'de uyanıp işe gitmem gerektiğini bile bile Saat gece 4 gibi kitap bitti. Rowling iyi ki daha fazla yazmamış dedim. Yoksa bugün işe uyumadan gelmiş olacaktım :D

    Şimdi değerlendirmemize geçelim:

    Ateş Kadehi, Harry Potter serisinin 4. kitabı ve en kalın olanlarından biri (660 sayfa). Kitabın ilk 150 sayfası yaz tatilini ve bu dönemde gerçekleşen Quidditch Dünya Kupasını anlatıyor. Açıkçası ilk 150 sayfa diğer kitapların giriş kısmına göre biraz sıkıcıydı. Ancak yine de bu kısmı dikkatlice okumanızda fayda var. Zira kitabın devamındaki karmaşık ve oldukça gizemli olay örgüsü kitabın başlarındaki ipuçlarını iyi bir şekilde hatırlamanızı gerektiriyor.

    Bu kitap önceki 3 kitaptan farklı olarak şu konuları da işliyor:
    1. Ron, Hermione ve Harry'nin her birinin aşk hayatlarına yer verilmiş. İsimlerini vermiyorum. :)
    2. İlk kitapta sihir kullanamayan bir Harry, ikincisinde çat pat sihir kullanan ve üçüncüsünde de sihir yapmaya ısınan bir harry vardı. Ateş Kadehi'nde ise Harry'nin sihir yeteneğinin artık profesyonel bir seviyeye ulaşmış olması ve diğer 3 kitaba nazaran bu kitapta bu yeteneklerinin ön plana çıkarılmasına özen gösterilmiş.
    3. Rita Skeeter adında bir köşe yazarı var. Gelecek Postası adında büyücüler alemini ilgilendiren bir gazetede yazıyor. Yalan ve asparagas haber yapmayı seven bu ablamız bazı haberleriyle biz okuyucuları bazen sinirlendiriyor bazen de yarım yarım yarıyor :)
    4. Büyücülük dünyasının sadece Hogwarts ve İngiltere ile sınırlı olmadığını tüm dünyada bir çok büyücülük okulu olduğunu ve bunlardan bir kaçının kitabın ana teması olarak işlenen üç büyücü turnuvasında boy göstermesi söz konusu. Bu durum haliyle bir çok yeni karakteri tanımamızı sağlıyor ve bu karakterlerin serinin ana karakterleriyle etkileşimlerini (duygusal açıdan) de beraberinde getiriyor.
    5. Lord Voldemort, ailesi, geçmişi ve destekçileri (ölüm yiyenler) hakkındaki sır perdeleri neredeyse tamamen aralanıyor. İyi ve kötü arasındaki saflar netleşiyor. Harry ve Voldemort arasında heyecan verici bazı şeyler gerçekleşecek. Ayrıntıya girmiyorum. Okuyun görün :)

    Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Genel bir değerlendirme yapacak olursam: Çok dolu bir kitaptı. Serinin önceki 3 kitabından daha fazla hem de. Yaz tatilini kapsayan ilk 150 sayfayı saymazsak Harry'nin Hogwarts'sa ayak bastığı ilk sayfadan itibaren kitap inanılmaz derecede sürükleyiciydi. Üç büyücü turnuvasının başlamasıyla zaten olay örgüsü aldı başını gitti. Rowling'teki "nasıl bir hayalgücü, nasıl bir kurgu yeteneği" diye düşünmeden edemiyor insan.

    Keyifli okumalar ;)