• 160 syf.
    ·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
    İsmini okuyunca aşkla ilgili yazılmış bir kitap sanıyorsunuz, ama içinde kısa kısa bir çok deneme barındıran, bu denemeler bir çırpıda okunabilecek kısalık ve sadelikte olsa bile her deneme sonunda kendi iç hesaplaşmamızla bizi yalnız bırakan bir eser aslında. Prof. Dr. Kemal SAYAR hem psikiyatrist hekim hem de yazar olan son derece donanımlı biridir. Okuduğum bu ilk kitabı bende bazı şeylerden arınma, bazı şeyleri keşfetme adına güzel bir iz bıraktı. Gerek yalın diliyle olsun, gerek denemeleri kısa kısa yazmasıyla, gerekse kitaba belli aralıklarla koyduğu huzur veren resimlerle, kitap sizi içine doğru çekiyor, kendi benliğinizi farklı bir gözle keşfetme olanağı sunuyor. ️ Üstelik bunları da sizinle sohbet havasında yazıyor, ne kadar hoş bir yazım şekli değil mi? Kişisel gelişim, psikoloji anlamında kitaplar seviyorsanız kitaplığınızda bulunması gereken şirin bir kitap önerisi olduğunu düşünüyorum. Herkesin kitaptan çıkaracağı sonuçlar farklıdır, o yüzden fazla söze ne hacet
  • 304 syf.
    ·Beğendi·Puan vermedi
    Momo'nun gözünden dünyaya bakmak gibi güzel bir şey var. Momo, Gigi ve Beppo'yla olan güzel arkadaşlık grubuna katılma isteği... Yeri geldiğinde dinlemek, yeri geldiğinde anlatmak... Bazen hızlı ve heyecanlı bazen yavaş ve dingin anlatmak... Oyunlar oynamak... Ama tabi ki her şey böyle rengarenk değil, Momo'nun dünyası da grileşiyor duman adamlarla birlikte. Bazen yalnız kalıyor kıvırcık saçlı, bol ceketli, yalın ayak kızımız, biz de yalnızız onunla. Gri dünyanın rengine kavuşmasının macerasına tanık oluyoruz Momo'yla. Maceranın sonunu söylemeyeyim. Sonundan sonrasını da elbet merak ediyor insan. Bunun için de yazarımızın notunu paylaşmak isterim. "Okuyucularımın bazılarının kafasında belki bir sürü soru birkmiştir. Korkarım, bunlara yardımcı olamayacağım. Şunu açıkça belirteyim: Ben bu kitaptaki bütün olayları, bana anlatıldığı şekilde
    ve ezberimden yazdım. Kendim küçük Momo'yu veya arkadaşlarından birini tanımış değilim. Sonra ne olduklarını, bugün nasıl olduklarını da bilmiyorum."
    Notun devamı var, okumayı düşünürseniz (şiddetle tavsiye ederim:)) bakabilirsiniz.

    Kitabın içinde yazara ait çizimler de var, kitapta yazara ait bir şeyler varsa o kitaba kendimi hep daha yakın hissetmişimdir.

    Kitap çocuk kitabı olarak algılanmamalı, her yaştan kesimin okuyabileceğine inanıyorum ve kitabın gayet akıcı olduğunu da belirtmeliyim. Ben diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum.

    Son olarak şunu da eklemek istiyorum, sizce de şu an gri bir dünyada yaşamıyor muyuz?
    :')
  • Kimsesiz kalabilirsin,
    Yalın kalabilirsin,
    Güçsüz ve çaresiz hissedebilirsin,
    Ama asla yalnız değilsin!
    Ne diyor KAF Suresi
    "Biz ona şah damarından daha yakınız."
  • Yalnızlığını Yalın bir dille dillendirdiğinde ,çoğulun içinde tekil olduğunu birey olarak bireylerini dile getirdiğinde bir yandan biricikliği ruhumuzu okşarken diğer yandan sanki ezilen insanın yalnızlığını,seven insanın yalnızlığını, kadının yalnızlığını onun her anlamdaki kuşatılmış yalnızlığını da gözler önüne seriyordu. Derin bir Hüzün'ün yükünü tek ve yalnız başına taşırken adeta ölüm mevsiminin eşiğindeyimiş gibi tekrarlıyordu.
  • 168 syf.
    ·3 günde·Beğendi·10/10
    Bu kitap Nihan Kaya’nın ” İyi Aile Yoktur “ kitabı ile birlikte benim kutsallarımdan biri oldu. Öyle sevdim ki eğer bir yazar olabilseydim bu kitapları ben yazmak isterdim… Aynı bu denli açık, yalın şekilde yıllardır bu topraklarda çocukların, kadınların yaşadıklarını insanlara aksettirebilmek… Kitapları okuduğumda istisnasız her cümlede kendimi anlaşılmış hissettim ve uzun yıllardır hissetmediğim bir rahatlık duydum. Çünkü yalnız değildim. Hepimiz aynı yollardan geçmiş aynı badireleri atlatmıştık. Ama biz daha el kadar bir çocukken bile zihinlerimizi öyle bir felç etmişlerdi ki başka türlü bir hayatın mümkün olduğunu bilemedik. Hepimiz başlangıçta bize sunulanı gerçek olarak kabul ettik.Bu düşüncelerin hakiki olup olmadığı sorgulamadık.Bu düşünceler ve bize biçilen değerler şiddetle, kınamayla, alayla, sevilme ihtiyacımızın istismar edilmesiyle bize zorla ezberletildiler. Ve aslında kadın kadına bakışımızla bile anlaşabilecekken bize o saf ortak dilimizi birbirimizi anlamayı unutturdular. Üstelik bir de birbirimize destek olmadığımız gibi ben çektim o da çeksin düşüncesiyle düşman kesildik. Kitabı okudukça kafamdaki sis perdesi aralandı; hayatımda ne istediğimi ve neden “bunu” istediğimi bir kez daha sorguladım.Aslında içinde yaşadığımız dünyanın ne kadarını biz inşa ettik,bizim için oluşturulan tercih sunulmayan bir hayatı yaşamadığımızı iddia edebilir miyiz?

    Türk edebiyatında böyle bir alanda bu konulara açıkça değinen, herkese hitap eden anlaşılır bir dili olan başka bir kitap ben görmedim. Kitap da toplumun tabu kabul ettiği birçok şeyi bize sorgulatıyor ve sünnet gibi Türk toplumunun son derece hassas olduğu konularda bile bildiğinden şaşmadan bizler gibi yargılanmaktan korkmadan bu törenlerin hangi zihniyetin sonucunda ortaya çıktığını tek tek anlatıyor. Üstelik Nihan KAYA kitaplarının içeriğinin doğru anlaşılabilmesi için her mecradan (instagram, youtube, twitter, podcast, radyo yayınlarından vs. benim bildiklerim takip ettiklerim) kendini anlatmaya bildiklerini aktarmaya çalışıyor. Ben kendisini tesadüfen bu şekilde tanıdıktan sonra okumaya başladım. Oldukça naif, içten, dürüst, farkındalığı çok yüksek biri ve bu konuda bize bu denli rehberliği takdire şayan.

    Ne yaparsanız yapın size hala yetmeyen bir şeyler olduğunu devamlı eksik olduğunuzu düşünüyorsanız bence bu kitabı okuyun. Bir kenara çekilin kendinizle yüzleşin. Kolay değil muhakkak ama siz bunları yadsıdıkça herşey aynı kalmaya devam edecek.Bir şeye alıştığımızda duyarsızlaşırız böyle olduğunda ise sesimizi ne kendimiz ne de başkaları için çıkarmayız. Bir de kendinize sorun ben çocuğumun "çocukluğumda hissettiğim gibi" hissetmesini ister miydim diye?