En çok dayanamadığım da, benim, devinimsiz, eylemsiz kaldığım zamanlardaki halimdir - gün olur, hiçbir şey yapmak gelmez içimden; ya da: hiçbir şey yapmamak gelir -öyle, bir köşeye oturur, saatlerce, etrafıma bakınırım- seyrederim. Kafamda binbir türlü imge, tasarım, düşünce -öylesine, gelişigüzel- geçip durur; zaman da geçer ya, öyle -aldırmam...
Dünya, her bakımdan, ancak kurulmakla varolur: ona yönelmiş, onu kurmağa çalışan bir çaba yoksa, dünya da yoktur, olmaz.
Çünkü dünya, 'gerçek' ('somut', 'olgusal', 'maddi', vb.) denilen niteliğe ulaşmak için de, önce 'tinsel' -düşünsel- olarak kurulmak zorundadır: kur/ul/mak...