bir çınar ağacının altında oturan dervişin ellerine yapışmak. Sonra sual etmek ona bütün utanmazlığımı lisanıma yükleyerek. “Neden” demek, “neden böyle oldu? Neyi kaybettik, nasıl kaybettik, nereye verdik?” demek. Sonra dizlerine koyup başımı asırlarca sürecek bir kâbusa ağlamak isterdim.
İçine giden insan, oradan iyi şeyler bulup çıkaracaktır. Çünkü içi fıtratıdır insanın, tertemiz mayasıdır. Dünyanın giremediği yerdir. İçimize gidemediğimiz için mahrum kaldığımız şeylerin saklı olduğu yerdir.
Gökhan Özcan