• Eskiden bir kitabı beğensem de beğenmesem de sonuna kadar okurdum. Zaman içinde beğenmediğim bir romanı, öyküyü, şiiri bırakmak gibi hakkım olduğunun farkına vardım. Kitapların dünyasına kaç ömür yeterdi ki . Erdal Öz anlatmıştı: Amerika'da, başvurduğu yayınevlerinden sürekli geri çevrilen yazar, okunmadan reddedildiğini düşünüyor. Bunu kanıtlamak için de dosyanın ortalarında bir yerde iki sayfanın arasına minik bir yapıştırıcı sürer. O çalışması da geri çevrilince dosyayı alır almaz yapıştırdığı yere bakar. Evet, ayrılmamıştır sayfalar. "Yazdıklarımı okumamışsınız bile," der. Yayın yönetmeni, bunu da nereden çıkardığını sorar. Yazar yapıştırıcının kerametini, kıvrak zekasının sonucunu dosyada gösterir. Yayın yönetmeninin cevabı kısa ve nettir: "Bir hıyarı ısırdınız ve acı çıktı; sonu kadar yer misiniz?"
  • En çok hangi kokuyu seversiniz?

    A) yeni mobilya takımı kokusu
    B) fırından yeni çıkmış sıcak ekmek kokusu
    C) yeni bir kitabın iç sayfalar kokusu
    D) yağmurdan sonraki toprak kokusu
    E) kavrulmuş kahve kokusu
    F) gül kokusu
    G) sigara kokusu
    H) karışık meyve aromalı bayan parfümü kokusu
    I) yapıştırıcı (uhu) kokusu
    J) çam ormanı kokusu
    K) kızarmış yeşil biber kokusu
    L) taze demlenmiş çay kokusu
    M) mangalda pişmiş et kokusu
    N) seher vakti kokusu
    O) soğuk bir kış günü kar kokusu
    P) sıcak bir yaz günü deniz kokusu
    R) nemli sararmış yapraklı sonbahar kokusu
    S) bir bahar günü kırda açmış çiçekler kokusu
    T) yeni doğmuş bebek kokusu
    U) yeni boyanmış ev kokusu
    V) hacı şakir banyo sabunu kokusu
    Y) bayram kolanyası kokusu
    Z) ?
  • Nasıl Yer çekimi evreni bir arada tutan bir yapıştırıcı ise, denge de evrenin sırlarının kapısını açan anahtardır.
  • 100 syf.
    ·Beğendi·8/10
    Sizlerde de oluyor mu bilmem? Ben bazen özlerim yazarları...Kitaplar soba ise eğer, anlatan dilleri sobanın sıcaklığı gibi gelir bana Üşüyünce kış ortasında nasıl ki sarılmak gelirse insanın içinden sobaya bende öyle sarılasım gelir kitaplara. Susayınca kana kana içtiğim su misali..
    Özlem gidermenin yolunun, onların, okunan kitaplarının defa defa okunmasından geçtiğini de bilirim. Hasret kavuşmakla biter ya, bende öyle yaparım işte.. Defalarca okurum onları...Bunlarda kitapların yıpranmasına eskimesine neden olurlar onu da bilirim. "Olsun" derim. "Onlar eskir ama ben yenilenirim."
    Sizlerde yapar mısınız onu da bilmem? Ben hasret gidermeye sarıldığım , defalarca kütüphanemden indirip okumaya elime aldığım da okumaya başlamadan önce yanı başıma bir şeffaf yapıştırıcı bant alır koyarım. Niye mi? Hem, benim gibi çoğu koliler içinde diyar diyar yurdu senelerce gezmiştir. Kimi yerde yersizlikden açılmadan kalmıştır bir tutsak gibi koli içinde. Zaman zaman rutubete, nem'e yaza, ya da ayaza maruz kalmışlıkları da olmazı hani, Hem, okunmaktan elde fazlaca tutulmaktan yorgun düşmüşlerdir bir taraftan. Hem de kitaplarımın çoğu yaşlıdır, yorgundur benim gibi.Yaşları 50 yi geçeni de 50 sine yaklaşanı da var..72.nci KOĞUŞ 'a baktım yaş 42 olmuş. Yenileri yok mu? elbette onlar da var. Benim bahse konu ettiklerim "emektarlar"
    Onları okurken sayfaların bazen özgürlüğe kavuşmak istercesine kitaptan ayrılıp hazan yaprağı gibi düştüklerine şahit olurum. Ben de onları işte o şeffaf bantla birbirine prangaya, bana mahkum ederim.
    Aslın da onlar, bizlerin (kitap severler) in kalbimizin tutsaklarıdır. Bizler onları okumaya müebbete mahkum, Onlar bize tutsak.
    Özlerim demiştim ya yazarları. İşte en çok özlediğim yazarların başta gelenlerindendir Orhan Kemal. Kitapları okurum ta orta okul sıralarından beri.Severim ve özlerim kısacası...
    72.nci Koğuşu kaçıncı okuyuşumdur bilmiyorum. Nedense atlladığım bir kitabı varmış. "OYUNCU KADIN" onu elime aldım okumaya, şeytan kalk 72.nci yi oku dedi aldım okudum.O final var ya o final...
    Şimdi bunca lafı neden ettim. Sizlerin içinizden geçeni duyar gibiyim. "Sen kitabın incelemesini mi yazıyorsun, dert mi anlatıyorsun." der gibisiniz belki de haklısınız.
    Açıklıyayım efendim...:
    Kitap incelemelerine bu kitapla ilgili olarak, baktığımda Orhan Kemal 'i bilmeyen henüz tanışanların olduğunu görünce içim cız etti. Belki yeni yazarlar henüz kendini kanıtlayamamış, isim yapmamış ama gelecek vadeden yazarlar dan olsa bir parca gam yemem ama bu durum beni üzer. Bilhassa bu sitede olan tüm okurlar için ( belki yaşı çok küçük orta öğrenim seviyesindekileri af götürür ama) sözüm. Bir yazarı çeşitli sebeplerden dolayı hiç okumamış olabilirsiniz hakkında hiç yorum yapmaya bilirsiniz. Düşünceleri fikirlerine ters düşebilirsiniz Lakin onu tanımıyor anlamında ifadelerden kaçınmanız gerekir. Zaten okumuyorsanız, okumama sebebiniz dahi onu tanıyor olmanız dandır. Hatta onu da okumanız gerekir. kitabını burada paylaşmazsınız. olur biter.
    Orhan Kemal bilinmiyorsa "Ya!" dedim kendi kendime Sait Faik, Kemal Tahir, Fakir Baykurt, Sabahattin Ali, Yaşar Kemal, Vedat Türkali, Hıfzı Topuz, Çetin Altan, Daha uzar bu liste...daha niceleri bunlar ne olacak. onlarda mı bilin miyor? o zaman bizim edebiyat dünyamız yok demektir.
    Oysa o saydığım isimlerin çoğu Nobel Edebiyat Ödülüne hak etmişlerdir bana göre...
    Neyse, Bu kitap okunmalı derim yukarıda da söylediğim gibi fevkalade bir kitap fevkalade bir final.
    Be Orhan Kemal 'e" BİZİ, BİZE ANLATAN İÇİMİZDEKİ BİZ" olarak tanımladığım bir yazar gözüyle bakarım...
    Çok laf ettim af ola...
  • Şempanzelerle aramızdaki asıl fark bireyleri, aileleri ve
    grupları bir arada tutan efsanevi bir yapıştırıcıdır.
    Bu yapıştırıcı bizi yaratımın ustaları haline getirmiştir
  • Alınan Patentlerin Zaman Çizelgesi 1849 Çengelli iğne Walter Hunt
    1869 Tekerlekli paten Isaac Hodgson 1876 Telefon Alexander Graham Bell 1880 Elektrik ışığı/ampulü Thomas Alva Edison
    1886 Bulaşık makinesi Josephine Cochrane
    1888 Makara filmi kamera George Eastman
    1895 Alternatif akım elektriği Charles Steinmetz
    1906 Klima Willis H. Carrier
    1911 Uçak Alexander Graham Bell ve G. H. Curtis
    1941 Diş fırçası Frank E. Wolcott
    1944 Ruj Eleanor Kairalla
    1955 Cırtcırt George de Maestral
    1966 Batman arabası tasarımı George Barris
    1968 Dayanıksız yapıştırıcı Spencer Silver
    2006 Hıçkırığı durduran alet Philip Charles Ehlinger, Jr
    2006 USB hafıza kart Chih-Chien Lin
  • Daha önce hayatıma giren iki erkeğin parçalayıp, tuzla buz ettiği güven duygumu sanki görünmez bir yapıştırıcı ile birleştirip yeniden tek parça haline getirdi.