• SEN, dostum, yapayalnızsın, çünkü ...
  • 140 syf.
    ·Beğendi·8/10
    #okudumbitti #kitapyorum
    #50
    kuştüyümasal 139 Sayfa

    .
    "Hiç kimse hepten ak olamaz. Hiç kimse de hepten kara olamaz. Kötü yanlarımızın da olduğunu kabul ettiğimizde, iyi biri olmaya başlarız. İnsan hepten masum kalamaz. Hatası, kusuru, ayıbı, günahı olur. Hatasız, günahsız, kusursuz, ayıpsız kul olunmaz. Önemli olan hatanı hata kabul etmen, ayıbını ayıp görmendir. Seni mükemmel yapan kusursuzluğun değil, kusurunu kusur bilmendir."
    .
    Herkese Merhaba
    .
    Bugün sizlere harika bir kitap yorumu ile geldim arkadaşlar. Kitapta kısa kısa ama özellikle gençlere yol ayrımlarında yol gösterecek hepsi birbirinden güzel masallar var. Yazarımız farklı zaman ve kültürlerden derleme yaparak ve her masalın sonunda ekmek arası tadında masalın genel özetini çıkararak en güzeli de büyük yazar ve filozoflardan alıntılara yer vererek böylesine harika bir kitabı biz okurları için yazmış.
    .
    Kendi hayatında yaşadığı birkaç olayı da masallaştırmış ve benim okurken çok keyif aldığım bir diğer nokta da hepinizin bildiği klasik masallara kendince yeni sonlar yazmış. Ayrıca bir masalı okurken farklı bir sayfada yer alan masal ismi ve sayfasını vererek okuyucuya masal içinde masal çağrışımı da çok güzeldi. Masalların sonundaki alıntılar da yeni bakış açısı kazanmamız için çok ince bir ayrıntı olmuş.
    .
    Yazarın okuduğum ilk kitabı oldu lakin son olmayacak. Benim için keyifli bir yolculuk oldu. Kısacık bir kitap olmasına rağmen beni fazlasıyla doyurdu. Bu tür kitapları okumayı seven herkese içtenlikle tavsiye ederim. OKUYUN, OKUTTURUN
    .
    Beni kitapla buluşturan canım Kahvekokulukitaplar1 'e
    Kusursuz baskısıyla @hayykitap 'a ve emekleri için @senai.demirci hocama gönülden teşekkür ederim. Kaleminiz hiç tükenmesin Dr. Senai Demirci
    .
    #kitaptanalıntı
    "Başkalarına yaptığın iyilik sana iyilik olarak döner."
    "Ömrünün son günü gibi değerli bütün günler."
    "Ne edersen et, elindekiler eriyor. Ne yaparsan yap, sevdiklerin seni terk ediyor ya da sen onları..."
    .
    Ne kadar okursanız, o kadar bilirsiniz. Ne kadar öğrenirseniz, o kadar farklı yere gidersinizSağlıkla, kitapla ve sevgiyle kalın canlar...
    Mutlu haftalar dilerim
  • 96 syf.
    ·Beğendi·10/10
    Şiir okumayı seven biri olarak kitabı elime alır almaz bitirmiştim. Herkesin kendinden bir şeyler bulduğu; hem kolay anlaşılır, hemde çokça duygu yoğunluğu içeren bu şiir kitabında çoğu zaman kendimi buldum diyebilirim. Şair her kelimesini hissederek, yaşayarak yazdığı o kadar belli ki, sizde okuyunca anlayacağınızdan eminim. Beğendiğim çokça şiir, alıntılamak istediğim çokça dizeler var ama ben sizlere kendimi bulduğum, sanki bana yazılmış gibi hissettiğim şu dizeleri bırakıyorum;
    “...
    Oysa meçhule uçan kuşlar beni senden önce de alıyordu,
    Benim için de bir sevgi hep vardı
    yalnızca sende can buluyordu.
    Bak ölmedim, saçım hâlâ sağa atık,
    Gözlerim hâlâ miyop, ben hâlâ çirkin.
    Marifet çirkini sevmekteydi sevgilim
    Başaramadın, bu yaptığın çok ayıp. “

    Ve benim saçlarım hâlâ sağa atık, ben hâlâ miyop ve çirkin. Yıllar önce de dediğim gibi; önemli olan güzel ruhu sevmek diyip bitiriyorum. Şiirle kalın efendim. :)
  • 118 syf.
    Dinleyin Küçük Adam ve Küçük Kadınlar!

    Siz hayatınızda hiç aynaya bakarak kitap okudunuz mu? Ben okudum sanırım o hissi duyumssattı bana. Dinle Küçük Adam öyle bir eserki yani nasıl desem nasıl anlatsam.. insanın adeta ruhu, kendi, iç sesi ne derseniz deyin buna karşınıza geçmiş bu kitabı okuyor size ve sizde hayatınızı sorguluyorsunuz, vermiş olduğunuz doğru veyahut yanlış kararlarınızı düşünüyorsunuz, gerçeklerin farkına varmaya başlıyorsunuz ve en çokta küçük adamın veya küçük kadının büyük adama ve büyük kadına dönüşümünü izliyorsunuz. Ağır bir üslup var kitapta bu arada aslında yazarın kendi kendisiyle konuşması ruhunun çözümleneşi yer almakta ise de bazen kim küçük adam kim büyük adam karıştırsam da yine yazar kendinden çok okuyucuya asıl dikkate alınması gerektiği uyarıları vurguladığı aşikar ve bunun uğruna yer yer ağıt ithamlara maruz kalabiliyorsunuz misal..
    -Bir kedi matematikten ne anlarsa, Goethe'nin, rahat rahat alıntılar yaptığın Faust'undan da sen onu anladın ancak. Öylesine aptal, yararsız, boş ve hayvansı bir yaratıksın sen işte Küçük Adam. Temel olan şeyden sıyrılmayı ve yanlışları benimsemeyi çok iyi beceriyorsun. gibi bu buna benzer hitaplar ama devamında yer alan şu sözlerle de tekrar kalbinizi fethetmesiyle beraber özgüveninizi de tavan yapması olası..

    -Sana yalnızca hangi alanlarda küçük ve beş para etmez olduğunu gösterdim Küçük Adam ve de Küçük Kadın. Yararlılığını ve önemini anlatmadım henüz. Önemsiz biri olsaydın, bunu yaşam-ölüm sorunu yapıp, seninle böyle konuşur muydum sanıyorsun? Önemli olduğun ve çok büyük sorumluluklar taşıdığın içindir ki, küçüklüğün ve anlamsızlığın son derece tehlikeli ve korkunç. Sana aptal olduğunu söylüyorlar. Bense akıllı ama korkak olduğunu söylüyorum. Sana insan toplumunun süprüntüsü diyorlar. Bense onun tohumu olduğunu söylüyorum. Uygarlığın kölelere gereksinmesi olduğunu söylüyorlar. Ben, hiçbir uygarlığın kölelerle kurulamayacağını söylüyorum. Bu korkunç yirminci yüzyıl, Platon'dan bu yana ortaya çıkan her kültürel kuramı anlamsız hale getirdi. İnsan kültürü henüz varlık göstermiş bile değil, Küçük Adam! İnsan denen hayvanın korkunç sapmasını ve hastalıklı yozlaşmasını daha yeni yeni anlamaya, çözmeye başlıyoruz.
    -Bak, beni dinle, Küçük Adam!
    Artık yapmayacağın şeylerden en birincisi, kendini, kendine özgü görüşü olmayan ve «Ben kim oluyorum da..» sözlerini dilinden düşürmeyen bir Küçük Adam olarak görmemektir. Senin görüşlerin var ve gelecekte bunların varlığını bilmemeyi, onları savunmamayı ve açıklamamayı büyük bir ayıp sayacak, bundan utanacaksın.
    Sen artık «Adamdan sayılmadığına» inanmayacaksın. İnsan toplumunu doğuran ve geliştiren kişinin sen olduğunu öğrenecek ve bu bilgini savunacaksın. Kaçma, kaçma. Korkma be Küçük Adam. İnsan toplumunun doğumundan sorumlu olmak öylesine korkulacak bir şey değil.

    Yunus Emre'nin de dediği gibi
    Beni bende demen, ben de değilim
    Bir ben vardır bende, benden içeru..
    Tam olarak kitabı özetleyebileceğim cümle bu olsa gerek..

    Ve küçük bir dipnot düşmek isterim hani filmlerin ve dizilerin bir şarkısı olur ben onun kitaplar için de geçerli olduğunu düşünüyorum ve bu kitabın şarkısınında bu olduğu kanısındayım okudukça dinlettirdi. dinledikçe düşündürttü bol bol..
    "Ötekiler - Perde"
    https://www.youtube.com/watch?v=rmQccuIG3dk

    **Uzun lafı kısası okuyun okutturun bu eseri..
    Dargörüşlülüğün ve küçüklüğün içinde yok olmamanız dileğiyle..
  • 50 YAŞIN GÜZELLİKLERİ

    1. İnsanların ne düşündüğünü artık umursamıyor, abuk sabuk şeylere kendini üzmüyorsun.

    2. Hayatındaki insanları olduğu gibi kabul etmeyi öğreniyorsun.

    3. Görüşmek istemediklerini eliyorsun. “Ama ayıp olur.” devrinin sonu 50 YARIM ASIR

    4. Herkesin seni beğenmek, sevmek zorunda olmadığını biliyorsun.

    5. Egoyu geri plana atmayı öğreniyorsun. Sana iyi gelecek davranış şekillerini uygulamaya çalışıyorsun.

    6. Yapamadığın, yetişemediğin şeyler için suçluluk duymaktan vazgeçiyorsun.

    7. Özgüvenin ve farkındalığın artıyor.

    8. Ne istediğini biliyorsun. Her konuda… Boşa harcayacak zamanın yok.

    9. Geçmişte yaptığın hatalardan ders çıkarıyorsun. Elinde 50 yıllık bir yaşam kılavuzu oluyor.

    10. Hata yapsan da bu dünyanın sonu olmuyor. O hatanın bir gün, işine yarayacağını biliyorsun.

    11. Akıntıya karşı değil, akıntıyla birlikte yüzmeyi öğreniyorsun.

    12. “Hayır” diyebilmeyi öğreniyorsun. Bak bu çok önemli! Okuyunuz: “Hayır diyebilmeli insan”

    13. Kafana taktığın şeylerin sayısı azalıyor. Hiçbir şey o kadar önemli olmuyor artık.

    14. Dayanıklılık gücün artıyor. Hayat seni çoktan birçok acı çeşidiyle test etmiş oluyor.

    15. Kendi değerini biliyorsun.

    16. . Hastalıklı aşık olmamayı öğreniyorsun.

    17. Hastalıklı aşk, yerini huzurlu aşka bırakıyor.

    18. Huzurlu aşk yoksa, yalnızlığın tadını çıkartıyorsun.

    19. Yalnızlığın ve kendinle geçirdiğin zaman eskisinden çok daha kıymetli oluyor.

    20. “Yaşımızdaki erkekler, yaşımızın yarısındaki kadınlara bakıyor.” diye üzülmüyorsun. Onlar ne kaçırdıklarını bilmiyorlar. Cahilliklerine veriyorsun : )

    21. Sağlıklı bir ilişkinin instagram reklamına ihtiyacı olmadığını biliyorsun.

    22. Muhteşem hayatlar yaşadığını düşündüğün insanların, hiç de muhteşem hayatlar yaşamadığını biliyorsun.

    23. Hayatta herkes bilmediğin bir problemle mücadele edebiliyor olabilir. Anlamasan da, anlayış göstermeyi öğreniyorsun.

    24. Seks kesinlikle daha iyi oluyor. Erkek olsa da oluyor, olmasa da oluyor.

    25. Sevgilinle kavga ettiğinde, yatağa küs girmiyorsun. Kaşık olup yatıyorsun.

    26. 20 yaşındaki gibi kapıları, pencereleri çarparak kavga etmiyorsun. Oh be!

    27. Daha az korkuyorsun. Korkunun üzerine gidiyorsun. Yaranın kabuğunu kaldırıp kanamasına izin veriyorsun.

    28. Çocuk yaptıysan ne ala… Belki 2, belki 12, belki de 20 yaşında bir çocuğun var. Onun öğrettiklerine ve arkadaşlığına müteşekkir oluyorsun. Yapmadıysan da ne ala… Kafanı dinliyorsun : )

    29. Artık kendin için giyiniyorsun. Moda denen şey, çok çok uzaklardaki bir galaksi oluyor.

    30. Daha az alışveriş yapıyorsun. Onlarca giysinin asla giyilmediğini biliyorsun.

    31. Paranı kılık kıyafet yerine, seyahate ve iyi bir şaraba harcamayı tercih ediyorsun.

    32. Bunu yapabilecek imkanın varsa, “Senelerce çalıştım, olacak o kadar” demiyor, karşına çıkan ve bugünkü sen olmana yol açan fırsatlar için minettar oluyorsun.

    33. Paylaşma, yardımlaşma güdün artıyor. Her konuda…

    34. Bazen hayvanları insanlardan daha çok seviyorsun. Onlar için elinden geleni yapmaya çalışıyorsun.

    35. Sağlığına dikkat ediyorsun. Sırt ağrısını, sana sahilde yürüyüşü zorunlu kılan bir güzellik olarak görüyorsun. Kronik öksürüğüne yol açan sigara paketine gelince… 50 yaşlarında sen, o son sigaradan daha önemli oluyorsun.

    36. Ünlü yazar William Arthur Ward’un dediği gibi “Mutluluk içsel bir iştir.” Mutsuzluğun için başkalarını cezalandırmamayı öğreniyorsun.

    37. İnsanın tutkularından vazgeçemeyeceğini biliyorsun. İşini sevdiğin şey üzerine kuramadıysan da, sevdiğin şeye vakit ayırıyorsun.

    38. İçine kocaman bir nefes çekip, her ana şükrediyorsun. Hayat kısa ve hayat güzel.

    Nevcivan Bahar Attila