• 168 syf.
    Şermin Yaşar'ın ve diğer öykü kitapları yazarların eserlerini okumayı seviyorum. ‘Tarihi Hoşça Kal Lokantası’nın ardından ‘Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu' da okumaktan zevk aldım. Kişisel gelişim ya da öykü kitapları okuduktan sonra işte efendim, kişisel gelişimci şunu anlatmak istemiş, ya da Şermin Yaşar'ın 18 öyküsünün yer aldığı kitapta ilk öykünün verdiği duygu bu, bilmem kaçıncı öyküsünde hüzünlenir ya da neşe dolarsınız demekten ziyade bende kalan izleri anlatmayı seviyorum.
    Hani demiş ya Şermin Yaşar; ''Hayat ne biriktirir bizim için?''
    Sizler için neler biriktirdi ya da eksiltti belki bir gün siz de anlatmak isterseniz okuyacağımdan emin olabilirsiniz.
    İşte benim için birikenler, eksilenler;
    Tanıştıktan ve hatta doğru ya da yanlış zamanlı dost olduktan sonra dünyamdan çıkarmayı istediğim pek kimse olmadı. Beni ben yapan her şey, beni ben yapan herkes işte bunlardı bana şükretmeyi ve minneti öğreten deneyimlerim diye...Belki mesleki tecrübedir; biraz da olsa anlayabiliyorum kiminle dost olup kimden uzak kalmam gerektiğini. İnsanlarda ne aradığımı, insanların ne aradıklarını biliyorum ne aradığımı, ne arandığını bilince de kimde ne var ne yok hissedebiliyorum çok fazla kaynaşmadan. Belki mesleki tecrübedir diyorum ama yanılgılarım da olmuyor değil tabii. "Kör müydün , gözünün önüne baksaydın" kadar saçma bir laf duymuş olsam da çevremden... Evet kördüm. Hepimiz hata yapmak üzere geliyoruz bu dünyaya. Hatanın görmekle , körlükle bir ilgisi yoktur...
    İnsanlar bence temelde iyi ya da kötü değiller. Sadece birbirimizden beklentilerimiz gerçekçi değil. Yanılgılarımın tokat gibi kalbime çarpışı burada işte; insanlara da aşka da gereğinden fazla anlam yüklüyorum. Okuduğum kitaplarda, dinlediğim şarkılarda başkalarından gördüğüm ilişkiler, eminim benim yaşadıklarımdan daha iyi ya da daha kötü değiller.
    Herkesin kendince gönül kabı var ve o kabı doldurabilecek insanı bulabildiyse gerçekten samimiyetten bahsedebilir dostluklardan ve aşktan. Sosyal psikolojik araştırmalar sonucunda bile böyle zıt kutupların birbirini çekmesi diye bir şey söz konusu değil yani . İçten içe aradığımız o insanlar, hani bizden çok farklı olup da bize yaşamı sevdirecek ve güveninizi kazanmamızı sağlayacak o iyimser ve umut dolu insanlar var ya, onlar kendileri gibi umut dolu insanların yanındalar.
    Öğrendim ki geçmişten kalan kalp kırıklıklarımızı kimse tamir edemez. İnsanlar hep tek başınadır, yalnız doğarlar ve yalnız ölürler; ama bu öyle düşündüğümüz gibi kötü bir şey değil inanın öyle görmek zorunda da değiliz.
    Yüreğimizde neyi beslersek, onu büyütürüz, . nefret, güvensizlik, kibir büyütülen yerden sevgi, güven ve alçakgönüllülük çıkmaz. Yüreğinde sevgi, güven ve alçakgönüllülük büyütmüş birisi de nefrete, güvensizliğe ve kibre gitmez. İnsanlardan kazık yiyen ilk kişi değilim; son kişi de olmayacağım. Aşamam korkusu yaşadığım çaresizlik, umutsuzluk, güvensizlik acıları sandığım aslında karakterim ile uzaktan yakından hiç bağı olmayan tanımsız duyguların sıkıntısını yaşayan ilk ve son kişi olmadığım gibi. Bizi üzen her ne varsa silmesi kolay olan bir yerlere not edelim.... Henüz yudumladığım kahvenin tadıyla , tanıdığım tanımadığım tüm beni kıran ve üzen bütün insanları affetmeye karar verdim. Bağışladım onları..Hatta, arkasına bakmadan çekip gidenleri, hiç gelmeyenleri , kendilerine ait dünyanın kapısını aralarken sadece var olmamın yeterli olduğuna ikna edip, itelenip ötelenmenin günler sonrasında gecenin kör bir vakti arayıp ertesi sabaha ise aradığını hatırlamadığına binlece kez emin olduğum kaçma ile davet sebepleri arasında uçurumların olduğunu , tövbelerimden vazgeçip tüm yeminlerimi bozarak inandığım adım atmamın ne yanlış olduğunu tek bir kelimesi ile öğreterek, kendimden nefret etmemi sağlayan duygular ile baş başa bırakan olmasına rağmen kaçışını izah etme ihtiyacı duyarak beni anlamayanları, yanlış anlayanları , yargılayanları ve yadırgayanları.. Tasalarım, endişelerim, iç geçirmelerim, eyvahlarım, özenle biriktirdiğim serzenişlerim birkaç cümleydi yaşadıklarımdan çıkardıklarım artık hükümsüzdür dedim ve hepsini çöpe attım. Mümkünse deneyin; tebdil-i mekân gibi aynen tebdil-i insanda da ferahlık vardır bazen...:)))))
    Herkese keyifli okumalar dilerim. https://www.youtube.com/watch?v=GGSw2xVobE8
  • YASADIKLARIMDAN NELER OGRENDIM ?

    YAS 5
    Anne ve babamin birbirlerine bagirmalarinin beni ne kadar
    korkuttugunu
    ogrendim.

    YAS 7
    Mesrubat icerken gulersem ictigimin burnumdan gelecegini ogrendim


    YAS 12
    Bir seyin degerini anlamanin en iyi yolunun bir sure ondan yoksun
    kalmak oldugunu ogrendim.
    YAS 13
    Annemle babamin elele tutusmalarinin ve opusmelerinin beni daima
    mutlu
    ettigini ogrendim.

    YAS 15
    Bazan hayvanlarin kalbimi insanlardan daha fazla Isittigini
    ogrendim.

    YAS 18
    Ilk genclik yillarimin keder, saskinlik, istirap ve asktan ibaret
    oldugunu ogrendim
    YAS 24
    Askin kalbimi kirabilecegini ama buna deger oldugunu Ogrendim.

    YAS 33
    Bir arkadasi kaybetmenin en kestirme yolunun ona odunc para
    vermek
    oldugunu ogrendim.

    YAS 36
    Onemli olanin baskalarinin benim icin ne dusundukleri degil,
    benim
    kendi hakkimda ne dusundugum oldugunu ogrendim.

    YAS 38
    Esimin beni hala sevdigini, tabakta iki elma kaldiginda kucugunu
    almasindan anlayabilecegimi ogrendim.

    YAS 41
    Bir insanin kendine olan guveninin, basarisini buyuk Oranda
    belirledigini ogrendim.

    YAS 44
    Annemin beni gormekten her seferinde sonsuz mutluluk duydugunu
    ogrendim..

    YAS 46
    Yalnizca minik bir kart gondererek bile birinin gonlunu
    aydinlatabilecegimi
    ogrendim.

    YAS 49
    Herhangi bir isi yaptigimdan daha iyi yapmaya calistigimda, o
    isin
    yaraticiliga donustugunu ogrendim.

    YAS 50
    Sevgi, evde uretilmemisse, baska yerde ogrenmenin cok guc
    olabilecegini ogrendim.

    YAS 53
    Insanlarin bana, izin verdigim bicimde davrandiklarini ogrendim.

    YAS 55
    Kucuk kararlari aklimla, buyuk kararlari ise kalbimle almam
    gerektigini ogrendim.

    YAS 64
    Mutlulugun parfum gibi oldugunu, kendime bulastirmadan
    baskalarina
    veremeyecegimi ogrendim.

    YAS 70
    Iyi kalpli ve sevecen olmanin, mukemmel olmaktan daha iyi
    oldugunu
    ogrendim.

    YAS 82
    Sancilar icinde kivransam bile baskalariina basagrisi Olmamam
    gerektigini ogrendim.

    YAS 90
    Kiminle evlenecegin kararinin hayatta verilen en onemli karar
    oldugunu
    ogrendim.

    YAS 95
    Ogrenmem gereken daha pek cok seyler oldugunu ogrendim.

    Dun sabaha karsi kendimle konustum
    Ben hep kendime cikan bir yokustum
    Yokusun basinda bir dusman vardi
    Onu vurmaya gittim kendimle vurustum
  • 5.yaş Anne ve babanın birbirlerine bağırmalarının beni korkuttuğunu öğrendim.
    7.yaş Meşrubat içerken gülersem içtiğimin burnumdan geleceğini öğrendim.
    12.yaş Bir şeyin değerini anlamanın en iyi yolunun bir süre ondan yoksun kalmak olduğunu öğrendim.
    13.yaş Annemle babamın el ele tutuşmalarının ve öpüşmelerinin beni daima mutlu ettiğini öğrendim.
    18.yaş Bazen hayvanların kalbimi insanlardan daha fazla ısıttığını öğrendim.
    24.yaş İlk gençlik yıllarımın keder,şaşkınlık,ıztırap ve aşktan ibaret olduğunu öğrendim.
    33.yaş Bir arkadaşı kaybetmenin en kestirme yolunun ona ödünç para vermek olduğunu öğrendim.
    36.yaş Önemli olanın başkalarının benim için ne düşündükleri değil, benim kendi hakkımda ne düşündüğüm olduğunu öğrendim.
    38.yaş Eşimin beni hala sevdiğini tabakta iki elma kaldığında küçüğünü almasından anlayabileceğimi öğrendim.
    41.yaş Bir insanın kendine olan güveninin başarısını büyük oranda belirlediğini öğrendim.
    44.yaş Annemin beni görmekten her seferinde sonsuz mutluluk duyduğunu öğrendim.
    46.yaş Yalnızca minik bir kart göndererek bile birinin gününü aydınlatabileceğimi öğrendim.
    50. yaş Sevgi evde öğretilmemiş ise başka yerde öğrenmenin çok güç olabileceğini öğrendim.
    53.yaş İnsanların bana, izin verdiğim biçimde davrandıklarını öğrendim.
    55.yaş Küçük kararları, aklımla, büyük kararları kalbimle almak gerektiğini öğrendim.
    64.yaş Mutlulukların parfüm gibi olduğunu,kendime bulaştırmadan başkalarına veremeyeceğimi öğrendim.
    70.yaş İyi kalpli ve sevecen olmanın mükemmel olmaktan daha önemli olduğunu öğrendim.
    75.yaş Sancılar içinde kıvransam bile,başkalarına baş ağrısı olmamam gerektiğini öğrendim.
    80.yaş Kiminle evleneceğin kararının hayatta vereceğin en önemli karar olduğunu öğrendim.
    90.yaş Öğrenmem gereken daha pek çok şeyler olduğunu öğrendim.