• Uğrunda yorgun düşülen, ele alıp sıkılan sıcak bir ekmek gibi, ellerinin arasında tutmak istiyordu yaşamını yalnızca.
  • 160 syf.
    ·8 günde·Beğendi·8/10
    Bence bir diyetin başarısı uygulanabilirliğinden geçiyor. Karatay Diyeti de bu başarıyı sonuna kadar hak ediyor.
    Kitapta söylenenleri uygulamak hiç zor değil. Bu açıdan yaşam tarzı haline getirmek çok kolay. 

    Öncelikle uyku düzeninize dikkat etmeniz gerekiyor.
    Sabah kahvaltısı en önemli öğün. Kesinlikle atlamayın.
    Akşam yemeğini hafif yiyin ve 8'den sonra hic birşey yemeyin. (Meyve dahil)
    Meyveler zaten sandığımız kadar masum da değil maalesef. İçerdikleri şeker miktarı ile tehlikeli statüsüne bile girebilirler miktarı iyi ayarlayamazsanız.

    Karbonhidratlar çok dikkatli tüketilmeli. Çünkü karbonhidratlar kan şekerini çok ani yükseltip düşürdüğü için insülin direncini arttırır. İnsülin direnci birçok hastalığın nedeni ve kilo vermek isteyenlerin kabusu.
    Fakat karbonhidrat alımını aşırı kısıtlamak kandaki glikoz seviyesinin fazlaca düşmesine neden olabileceğinden dolayı ağır işlerde çalışılıyorsa kompleks karbonhidratlar alınmalı.

    Protein konusunda özgür olabilirsiniz. Kebaplar yanındaki pideler olmadan serbest. Arada bir de 1 adet lahmacun çok masum bir kaçamak olabiliyor.

    Doğal yağlardan korkmayın. Abartmadan rahatça tüketebilirsiniz.

    Her gün en az 30-40 dakika yürüyüş yapın.
    Ki zaten markete, bakkala giderken araba kullanmazsanız ve azıcık tempo tutturursanız bu görevi de tamamlamış olursunuz.

    En önemli nokta: Öğün aralarında hiçbir şey yemeyin.
    Her yemek arası (buna ağzımıza attığımız kuruyemisler vs dahil) en az 4 saat olmalı. Çünkü ağzımıza attığımız her lokma yiyecek ile insülinimiz yükseliyor. Bu insülin 4 saat sonra düşmüş oluyor ve sonrasında vücudumuz leptin hormonu salgılamaya başlıyor. Nedir bu leptin? Leptin bizim canımız ciğerimiz. Vücuttaki depolanmış yakılması en zor yağları enerji olarak kullanıp yakıyor. Leptin en çok geceleri salgılanıyor. Bu yüzden de akşam 8 den sonra birşey yemiyoruz ki depolanan yağlar mümkün oldukça çok kullanılsın.

    Omega 3 çok önemli. Saf omega 3 kapsüllerinden alın. Ya da çok sık balık tüketin.

    Paketli gıda ve rafine şekeri hayatımızdan çıkarıyoruz. Kaçamak durumlarında sporla takviye yapıyoruz.

    Sakatat yiyebilirsiniz. Pastırma da serbest fakat sosis, sucuk gibi işlenmiş gıdalar yemiyoruz. Güvendiğiniz bir kasap varsa kasap sucuğu yenilebilir.

    Ben bu denilenleri yaparak ve spora biraz önem vererek hamilelik sürecinde aldığım 25 kiloyu verdim. Tam 9 ayda.
    Geriye kalan 2-3 kilo da zaten şu an yaşam tarzı haline getirdiğim yeni beslenme alışkanlığım ile gidiyor.

    Kitabı okuyup faydasını görene kadar Canan hoca hakkında atıp tutan taraftaydım. Demek ki neymiş? Bilmeden atıp tutmayacakmışsın.
    O giden 25 kilonum hatrına benim nezdimde bir alkışı hakediyor.